Müslim Öztürk

Müslim Öztürk

Yazarın Tüm Yazıları >

Ah Ülkem, Vah Milletim!

A+A-

Merak Ediyorum!.. Nasıl Bunlara Gönlünüz Razı Geliyor?

Asya, Avrupa ve Orta doğunun kilit ve şanssız bir ülkesi olan uğruna çok can verdiğimiz ve gerektiğinde de can vermekten de hiç ama hiç çekinmeyeceğimiz bu güzel ülkemiz, zaman içinde çeşitli yöneticilerle yönetilerek, bu günlere geldik.

Bilindiği kadarıyla Türkiye Cumhuriyetinin arması olan 16 kollu yıldız nedir acaba hiç düşündünüz mü? Milleti’nin varlığını gösteren armadır bu. Tarihçiler eksiğim varsa düzeltsin, 16 kere düşüp, düştüğü yerden kalkan bir millet var mı?

Bu Türk arması 16 kere yıkılan ve tekrar kurulan Türk Devletlerinin aynası  ve sembolüdür. (Yiğit düştüğü yerden kalkar)

Tarih böyle bir olaya başka bir millette şahit olmamıştır.

Zaten yabancı tarihçi yazarlarında belirttiği gibi, Türkler olmasaydı, tarih bu günkü kadar cazip ve zengin olamazdı. Bu bir kısa tespittir.

Bu milletin varlığından rahatsız olan ülkeler, devamlı bu milletin aleyhinde ve karşısında olmuşlardır.

Bir Anadolu geleneği ve deyimi vardır, kervan yolda düzülür. İyi yönetildiği zamanlar tarih şahit olmuştur ki, dünyaya yön veren bir millet olmuşuzdur. Bu bir övünme değil, tarihen sabit olan bir tespittir.

Şimdi Gelelim Günümüze

Halen aynı düşmanlar ve ortakları, ülkemizin idarecilerinin de zafiyetinden istifade ederek, hep komşularımızla dalaşmamızı, kavga halinde olmamızı körüklemişler ve de körüklemeye devam ediyorlar. Hepimizin çok yakinen bildiğimiz gibi komşumuz Suriye ile neydi problem? Müşterek kabine toplantısı yapacak kadar iyi ilişkilerimiz vardı. Keza Irak’la aynı bağlarımız vardı.

 Bunların bu tutumları karşısında, yöneticilerimiz cılız kalmakta, dama taşı gibi oynanmakta ve bazen da şahsi çıkarları doğrultusunda da sessiz kalmaktalar. Rahmetli Atatürk’ünde dediği gibi, ‘’Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-u-zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.’’

Batı komşularımız zaten eski tas eski hamam.

Dost olduğumuz komşularımızla neden kötü olduk. Yıllarca Avrupa Birliği peşinde koştuk. Alınmayacağımız belli olmasına rağmen, bu milleti yönetenler koltuk derdinde oldukları için gerçeği göremediler veya görmek istemediler.

Bütün çabaları Türkiye’yi  yalnızlaştırmak. Güya dost görünerek yıllarca oyaladılar. Komşularımızla aramızın açılması için ne gerekiyorsa yaptılar, yapmaya da devam ediyorlar. Ara sıra küçük finoları kış kışlıyorlar, bir bahane, bir açık bulabilir miyiz ya da bir çatışma meydana getirebilir miyiz diye yöneticilerin zaaflarından istifade ederek, komşularla irtibatımızı kesmeye çalışıyorlar. Biz bunlarla uğraşırken fırsat kollayan finolar, ürümeye başlıyor.

Sanayi ve tarımımızın gelişmesini engellemek için, ucuz mal satmak için her yolu deniyorlar. Bunu da, yönetici olanların şahsi kazançları ile birleştirerek gerçekleştiriyorlar. Acı olansa bunda başarılı da oluyorlar.

Biz Kendi Kendimize Yetiyorduk Ne Oldu?

Bazı güya Müslüman Arap devletlerinin önceden dost görünüp, şimdi ise bizden uzaklaşmış olmalarını kullanarak, bunu devamlı takip eden batı ülkeleri, başta Amerika olmak üzere, batı emperyalistleri, 85 milyon nüfusun enerji, sanayi ve tarım ürünlerinde tüm ihtiyaçlarını karşılamak yarışındalar. Yakın zamana kadar Dünyada kendi kendine yeter olan 10 ülkeden biriydik.

Orta doğuya gelip yerleşen Avrupa, Rusya ve Amerika, burada rahat hareket edebilmeleri için güçsüz bir Türkiye için hepsi aynı oyunu oynamakta. Mesela Türkiye’nin Akdeniz’de petrol araması duyuldu, fırtınalar koparıldı. Engellemek için türlü oyunlar oynandı.

Kendilerinin mal satma, pazarı genişletme gayretleri için ticarette her türlü kolaylığa gidilerek, sanayide ve tarımda gelişmemiz engellenmeye devam ediliyor. Bizimkilerde çoğu zaman şahsi çıkarlarına uygun olduğu için mal gibi seyrediyorlar.

Ota doğuda istediklerini yapabilmek için Türkiye’nin  zayıf, güçsüz kalması ve milli çıkarları gözetmeyenler tarafından yönetilmesi  gerekiyor.

Birde Türkiye’ye dost görünen ama gerçekte Türkiye’yi hiçbir zaman kabullenemeyen Türkiye’nin komşularını ona düşman etmek gerekiyor. Buda o devletlere para, silah ve sanayi yardımı ile gerçekleştiriliyor. Bunda da hiç zorlanmıyorlar.

Asıl Acı Nokta Burası

Türkiye’de dönen bir tek tekerlek, tek bir motor var mı? Hayır yok. Yapılması da bir şekilde engellenmiş ve dışarı bağımlı hale getirilmişiz. Tahmini ülkemizde 25 milyon araç varken (bunu yazarken gözyaşlarıma hakim olamadım) bizim olan, bizim lehimize dönen ve çalışan bir tek teker ve ya motor var mı? Samanımıza bile sahip olamadık, hal bu!..

Bu ne haldir. Allah'a ve tarihe nasıl hesap vereceğiz?

Ben Belki Göremem

Yüce Mevlam Türk Milletine inançlı ve Türk yöneticiler verecektir bir gün. Maya henüz bozulmadı. Damarlarda akan Türk Kanı hala var. Bazı başıbozuklar bozmaya çalışsa dahi Allah bu millete Müslüman ve Türk yöneticiler gönderecektir. Duam ve beklentim bu yönde.

Asıl azmaz, bal kokmaz. Kokarsa yağ kokar çünkü aslı ayrandır.

Kalın Sağlıcakla. Yüce Türk Milletini En Güzele Emanet Ediyorum.

Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin İnşaallah!..

Bu yazı toplam 18674 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum