Rumeysa ARSLAN

Rumeysa ARSLAN

Diyetisyen
Yazarın Tüm Yazıları >

Aman Dikkat! Kışın Sıvı Kaybı Daha Fazla!

A+A-

Su, insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli maddedir.

Yetişkin bir insanın vücut ağırlığının yaklaşık %50-70’ini su oluşturur. Bu oran yaşa, cinsiyete, kiloya, boy uzunluğuna ve kişinin fiziksel etkinliğinin derecesine bağlı olarak değişse de genelde erkeklerde %50-60, kadınlarda %45-50, çocuklarda %65-75’tir. Yaş ilerledikçe vücuttaki yağ oranı artar ve su oranı azalır.

Kas dokusu yağ dokusundan daha fazla su içerir. Vücudumuzdaki suyun 2/3’ü hücrelerin içinde, geri kalanı ise damarlarda, dokular arasında, sindirim sisteminde ve vücut boşluklarında bulunur. Vücut sıvılarının -kan, mide salgısı, tükürük, amniyotik sıvı (gebelikte) ve idrar- büyük bir kısmı sudur.

Su besinler ve içeceklerle vücuda alınır. Vücuda alınan su, sindirim sisteminde emildikten sonra kana geçer. Kan dolaşımı ile vücuda dağılır. Hücre içinde bazı kimyasal tepkimelere katıldıktan sonra tekrar hücre dışına çıkar ve doku sıvısına dönüşür. Dokulardan kan dolaşımına katılır. Kan dolaşımı aracılığı ile böbreklere gelerek önemli bir kısmı idrar olarak vücut dışına atılır. Bir kısmı da deri, solunum ve sindirim sistemi vasıtasıyla kullanılıp vücuttan atılır.

Çay, Kahve Ve Diğer İçecekler Sıvı İhtiyacımızı Karşılamaz!

Yetişkin bir insanın günlük su ihtiyacı yaklaşık 2500 ml kadardır. Çay, kahve, meyve suları, bitki ve meyve çayları gibi sıvı içeceklerden bazıları vücuttan sıvı atımını artıracağı için suyu sırf su olarak içmek gerekir. Suyun vücuda alımı ve atımı bir denge içinde oluşur. Vücutta normal sıvı hacminin korunması için günlük sıvı alımının günlük sıvı kaybına eşit olması gerekir. Bu denge bozulduğunda birtakım rahatsızlıklar ortaya çıkar. Yeterli su tüketildiğinde vücudun ihtiyacı olan iz elementlerin çoğu karşılanır, cilt güzelleşir ve bağışıklık sistemi güçlenir. Soğuk algınlığı, idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları ve mesane kanseri riski düşer.

Organlarımızın Çalışması İçin Su Tüketimi Önemli!

Vücuda besinlerle (1000 ml) ve içeceklerle (1200 ml) su alınır. Böbreklerin süzme işlemini yerine getirebilmesi ve karaciğerin vücutta depolanmış yağları vücudun kullanabileceği enerjiye çevirebilmesi için bol su tüketilmelidir. Özellikle sporcular, hamileler ve emziren anneler su alımını arttırmalıdır.

Vücuda alınan su, idrarla böbreklerden , solunan havayla akciğerlerden, terleme yolu ile deriden ve dışkı ile bağırsaklardan vücut dışına atılır.

Sıvı Kaybı Nasıl Oluşur?

Ateşli hastalıklar, aşırı terleme, spor etkinlikleri, idrarın fazla çıkmasına neden olan bazı ilaçlar ve sıvı içecekler ve soğuk ve kuru havalarda nefes alıp verme, rüzgarın etkisi, zorlu kış ortamlarında terleme ile vücudumuzda aşırı miktarda sıvı kaybı artmaktadır.Su kaybı arttığında vücudun ısı düzeni bozulur, susuzluk hissi, baş, eklem ve sırt ağrısı oluşur, idrar rengi koyulaşır, dil ve cilt kurur, tansiyon düşer, nabız hızlanır, halsizlik ve konsantrasyon bozukluğu meydana gelir. Vücuttaki suyun %10’u kaybolursa dolaşım ve böbrek yetmezliği görülür, % 20’lik su kaybında ise ölüm gerçekleşir.

Fazla Su Tüketimine Dikkat!

Günlük su alımı günlük su atımından daha fazla olduğunda “su zehirlenmesi” oluşabilir. Vücudumuzdaki suyun içinde tuz, protein, üre, şeker gibi bazı maddeler ve mineraller belli bir yoğunlukta bulunur. Bu

yoğunluğun fazla su tüketimi ile azalması, kandaki tuz dengesizliği ve sodyum miktarının azalması kalp, böbrek ve beyin gibi hayati organlarımızı etkileyebilir.

Bu yazı toplam 586 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar