S.Özlem Öztürk

S.Özlem Öztürk

Yazarın Tüm Yazıları >

Gidene Eyvallah Deyin…

A+A-

Umut yükleyip bir yola çıkarsınız. O yol size göre çok uzundur. Ama birde bir bakmışsınız, tak yol bitmiş.

Ya satılmışsınızdır ihanete uğrayarak, ya da sırtınızda bir hançer yığılıp kalmışsınızdır.

Bu sözler çok konunun başlangıç yazısı ve ya giriş bölümü olur. Ya bir sevdanın öyküsüne, Ya bir vatan aşkının sevdasına, ya da bir siyaset yolunun hikayesine.

Ben bir aşktan bahsedicem.

Vatan aşkından. Bir zamanlar gözlerini hiç kırpmadan ‘’konu VATAN’sa gerisi teferruattır’’ diyenlerin, hiç korkup çekinmeden kurşuna göğüs gerenlerin, yanındaki arkadaşına bir şey olmasın diye ondan önce tehlikeye atılanların, ‘’bir gül bahçesine girer gibi bu toprağın kara bağrına girenlerin’’, bir hiç uğruna gülerek, celladıyla helalleşip idama gidenlerin VATAN aşkından bahsedicem.

Onca fidanı Vatan uğruna bayraklarla cenneti alaya yürek yangınlarıyla yolculayan, darmadağın olup hayata nokta koyanların, ama yine de pes etmeyip ‘’VATAN SAĞOLSUN’’ diyenlerin aşkından.

İşte o neslin aktarmaya çalışıp, ama başarılı ama başarısız oldukları davanın aşkından söz edicez.

Başarılı dediğimiz kısım, hala o davanın dumanını tüttüren, ‘’DAVA ÖLMEZ’’ diyenlerin varlığı ve bunun için hala uğraş vererek, yeni nesilin geçmişte yaşananları anlatarak gelecekteki yollarını aydınlatmaya çalışanların, bu uğurda hiç taviz vermeden yürüyenlerin var olduğu başarılı kısım.

Başarısız bölüm ise, dava adını ağızlarına pelesenk edip, ama davanın ne olduğundan habersiz olan bölüm. İşte asıl mesele bu bölümde başlıyor. Bu bölümdeki kişilerin sadece boş teneke gibi gürültü çıkararak konuşup hiçbir şey üretmemeleri, gerçekleri görememeleri, nesile hiçbir şey aktarmadan slogandan öteye gitmeyen söylemleri ağızlarına sakız edip, gerçeklerden bi haber olan, sadece şahsi çıkarları için davayı, vatanı kendilerine kalkan ederek o yolu her ne pahasına olursa olsun yürümeye çalışanların davranış ve yaptıklarından oluşuyor.

Bu kişiler menfaat için gerçek ve halisane duygulara sahip her şeyden önce vatan gelir diyenleri bir kalemde, kendi işleri, koltukları, rantları, makamları gitmesin diye hain ilan etmeleri ile hat safhalara ulaşıyor. Dava mensuplarının kardeş olduğunu, öz nefisleri için değil Türk Milleti için yapılması ne gerekiyorsa onun yapılmasının elzem olduğunu unuttukları ya da hiçe saydıkları zaman, ortaya bu milleti yer yüzünden silmek isteyenlerin ekmeklerine yağ sürme durumu çıkıyor. Türk Milleti, yaşadıkları coğrafyalardan dolayı bunları hep yaşamış, düşman yenemeyeceğini defalarca anlamış, bunun üzerine çok değişik stratejiler geliştirerek değişik taktikler kullanmışlardır. Bu taktiğin en tutanı da kardeşi kardeşe kırdırmaktır. Bu gün bu oyun en acımasız hali ile sahnededir. Siyasetin devam ettiği kulvarlara baktığımızda bu çok açık görülmektedir. Kardeş olanlar bölünmüş, o da yetmemiş içlerine hainler sızdırılarak ortam alevlendirilip, kardeşin kardeşe hain gözü ile bakması sağlanmıştır.

Şimdi: Herkes iyi düşünüp meselenin ne olduğunu, düşüncesi ve hareketi ile kimlere hizmet ettiğini, bunun sonuçlarının nerelere varabileceğini iyi hesap edip, bilgilerini yettiği doğrultusunda karar vermeli. Karar veremiyor musunuz, bu davaya hizmet etmiş canını ortaya koymuşlara bir danışın. Korkmayın incileriniz dökülmez, o dağlara taş çıkaran gurunuzdan bir şey kaybetmezsiniz. Sadece kendiniz bencilce düşünmeyin. Unutmayın bu vatan Büyüklerimizin, Şehitlerimizin, Atalarımızın çocuklarımıza bırakmamız için bize emanettir. Unutmayın, soran dağlar aşmış, sormayan düz yolda şaşmıştır.

Baktınız olmuyor mu? Eyvallah deyin yolunuza devam edin…

Bu mirası gelecek nesile bırakanlar mutlaka olacaktır, az sayıda olsalar bile…

Emanete ihanet edenlerden olmama dileği ile…

Düz yolda şaşanlardan olmama dileği ile…

Bu yazı toplam 782 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.