Şaibeli Kaza Sonucu Vefat Eden Ülkücü Dündar Taşer Kimdir?

Şaibeli Kaza Sonucu Vefat Eden Ülkücü Dündar Taşer Kimdir?

13 Haziran 1972'de şaibelerle dolu bir trafik kazası sonucunda vefat eden Ülkücü Dündar Taşer'i ölüm yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.

A+A-

Otomobili ile seyir halinde giden Dündar Taşer'e 13 Haziran 1972'de kamyon çarpar ve Taşer ağır yaralanır. Fakat tıpkı ülkücü şehit Fırat Çakıroğlu'nda olduğu gibi ambulans çok geç geldiği için Taşer orada can verir.

Kazadan bir süre önce Taşer'in evini arayan esrarengiz bir adam, evdekilerin sohbet esnasında gülmelerini duyunca "Az sonra acı haberi alınca da gülersiniz" der ve kapatır. Daha sonra Taşer'in ölüm haberi alınır. Ülkücü hareketin ideologlarından olan Dündar Taşer'in ölümü sırrını hala korumaktadır.

Türk milliyetçilerinin büyük fikir ve dava adamı Dündar Taşer, 50 yıl önce bugün elim bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Köklü bir aileden gelen ve 15 Mayıs 1925 tarihinde Gaziantep'te doğan Taşer, Türk terbiyesi altında yetişmiştir. Kara Harp Okulundan mezun olarak göreve başlamıştır. Ordu'da tank binbaşılığına kadar yükselmiştir. 27 Mayıs 1960 İhtilaline katılmış ve 38 kişilik Milli Birlik Komitesinde yer almıştır. Milli Birlik Komitesi içerisinde yaşanan iç darbe sonucunda aralarında Alparslan Türkeş’in de bulunduğu 14 arkadaşı ile birlikte yurtdışına sürgün edilmiştir. İsviçre'nin Zürih şehrine sürülen Dündar Taşer, burada T.C. Büyükelçiliğinde askeri ateşelik yaptı. Daha sonra yurda dönerek siyasete atılan Taşer, Türkeş ile birlikte Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne katıldı. 8/9 Şubat 1969 tarihinde Adana’da yapılan kongrede CKMP’nin adı MHP olarak değiştirilirken, Dündar Taşer de MHP Genel Başkan Yardımcısı oldu. Dündar Taşer, Muzaffer Özdağ ile birlikte, yeni bir ideolojik yapıya kavuşması için çalışmalar yaparken, Ülkü Ocakları’nın kuruluşu ve hukuki zeminini oluşturdular. Taşer, 13 Haziran 1972 tarihinde de geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.

TÜRKEŞ'E YÖN VERMİŞTİ

Dündar Taşer, Türk siyasi tarihine damgasını vuran Alparslan Türkeş’in tarihe yön veren bir isim olarak ortaya çıkmasında önemli rol oynayan isimsiz kahramanlardan biridir. Taşer ile Türkeş’in yollarının kesiştiği ilk kavşak 3 Mayıs 1944 olaylarıdır. Büyük Türkçü Hüseyin Nihal Atsız ve yol arkadaşlarının tabutluklarda işkencelerden geçirildiği o dönemde, Harp Okulu’nda okuyan diğer arkadaşları gibi, Türkiye’de Türkçülüğün suç sayılmasına karşı çıktığı için soruşturmaya maruz kaldı.

27 Mayıs İhtilalinde de Alparslan Türkeş ile birlikte hareket eden Dündar Taşer, 1944’ten ölümüne kadar, Türkeş’in yanından hiç ayrılmadı.

BÜYÜK TÜRKİYE FİKRİNİ AŞILADI

Yaşadığı yıllarda yayımlanmış bir kitabı bulunmayan Dündar Taşer’in, Devlet Gazetesi’nde ‘Mesele’ başlığıyla yazdığı yazıları, ölümünden sonra aynı adla bir kitapta toplanmıştır. Bunun haricinde, Ziya Nur tarafından kaleme alınan Dündar Taşer’in Büyük Türkiye’si adlı kitapta da, Taşer’in Türkiye ve Türk milliyetçiliğine yönelik fikirleri anlatılır. Türk milliyetçilerinin gözünde her zaman farklı bir yerde olan Taşer, olayları tahlil ederken geniş bir tarihi perspektiften çözümleme yoluna gitmiştir. Böylece hadiseleri daha anlaşılır kılarken, dinleyiciye tarih şuurunu aşılar. “Bir milletin, milli telakkisi, onun tarihi seyri içinden çıkar” diyen Taşer için bu tarihi seyir önemlidir ve Türk gençliğine anlatılmalıdır. Taşer’in “mesele” si “Büyük Türkiye” idealini gençliğin hayallerine sokmak ve bunu gerçekleştirecek gençliği yetiştirmekti. Bunun için geleceği kuracak nesillere büyük ve güçlü devleti anlatmıştır. Genç dimağlara büyük devlet fikrini canlı ve muhteşem örneklerle anlatmayı yöntem olarak benimsemiştir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.