Akdeniz’de dengeleri değiştiren zafer

Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanmasının 1538’de Preveze açıklarında kazandığı zafer, Akdeniz’deki güç mücadelesinde dönüm noktası oldu.

27 Eylül 2026 | Tarih dosyası — Osmanlı denizcilik tarihinin en önemli muharebelerinden Preveze, 488. yıl dönümünde anılıyor. Barbaros Hayreddin Paşa’nın donanması ile Andrea Doria komutasındaki müttefik filo arasındaki mücadele, yalnızca bir günlük deniz savaşından ibaret değildi. Çarpışmanın arkasında Ege adaları, Adriyatik kıyıları ve Akdeniz ticaret yolları üzerindeki hâkimiyet yarışı vardı. 

Savaşa giden yol: Akdeniz’de büyüyen rekabet

  1. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti, kara seferlerinin yanında denizde de etkisini artırıyordu. Barbaros Hayreddin Paşa’nın Ege’deki faaliyetleri ve Osmanlı donanmasının Venedik’in adaları ile kıyı bölgelerine yönelmesi, Avrupa devletlerinin ortak hareket etme arayışını hızlandırdı.

Papa III. Paolo’nun girişimiyle 1538’de oluşturulan ittifakta İspanya, Venedik ve Papalık başta olmak üzere farklı güçler yer aldı. Birleşik donanmanın komutası, dönemin deneyimli denizcilerinden Andrea Doria’ya verildi. İttifakın hedefi Osmanlı ilerleyişini durdurmak ve Akdeniz’deki güç dengesini kendi lehine çevirmekti. 

Barbaros da 1538 yazında donanmasıyla İstanbul’dan ayrıldı. Sefer boyunca Ege adalarında harekât yürüttü; farklı bölgelerden gelen gemilerin katılmasıyla filosu güçlendi. Böylece iki tarafın mücadelesi, Eylül ayında Preveze açıklarına taşındı.

Preveze neden önemliydi?

Bugünkü Yunanistan’ın kuzeybatısında bulunan Preveze, Narda Körfezi’nin girişindeki konumuyla stratejik önem taşıyordu. Körfez, Osmanlı gemilerine korunabilecekleri bir alan sağlarken girişinin darlığı ve sığlığı büyük yelkenli gemilerin hareketini güçleştiriyordu. Buna karşılık müttefik donanması, Osmanlı filosunun körfezden çıkışını engelleyerek Barbaros’u elverişsiz bir konumda tutmaya çalışıyordu.

Preveze Kalesi çevresindeki hareketlilik de bu mücadelenin parçasıydı. Tarihçi İdris Bostan’ın TDV İslâm Ansiklopedisi’nde aktardığına göre Barbaros, 24 Eylül’de kaleye ulaşıp savunmayı güçlendirdi. Sonraki günlerde iki donanma arasında saldırılar ve karşı hamleler yaşandı. Savaşın nerede ve hangi koşullarda yapılacağı, gemi sayısı kadar belirleyici bir mesele hâline geldi. 

Barbaros’un kararı: Körfezden çıkıp savaşmak

Osmanlı komuta heyetinde donanmanın körfezde kalmasını savunanlar vardı. Barbaros Hayreddin Paşa ise müttefik gemilerinin ateşi altında sıkışma riskini görerek açık denizde karşılaşmayı tercih etti. 27 Eylül’de Osmanlı donanması körfezden çıktı ve savaş düzeni aldı. O gün yaşanan temasların ardından asıl büyük çarpışma 28 Eylül’de gerçekleşti. 

Burada tarihe ilişkin bir ayrıntı bulunuyor: Türkiye’de Preveze Deniz Zaferi ve Deniz Kuvvetleri Günü 27 Eylül’de anılıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi ise ana muharebenin tarihini 28 Eylül 1538 olarak veriyor; 27 Eylül’ü donanmaların karşı karşıya geldiği ve ilk çatışmaların yaşandığı gün olarak anlatıyor. 

Deniz savaşının seyri

28 Eylül’de Barbaros donanmasını hilal biçiminde düzenledi. Kendisi merkezde, Sâlih Reis sağ kanatta, Seydi Ali Reis sol kanatta yer aldı. Turgut Reis’in filosu ise hattın gerisinde manevra için hazır tutuldu. Müttefik donanmasının ön sırasında büyük yelkenli gemiler, onların arkasında kadırgalar bulunuyordu. Bu farklı gemi türleri, rüzgârın ve manevra alanının önemini artırdı. 

Muharebenin başlangıcında rüzgâr müttefiklerin yelkenli gemilerine avantaj sağlıyordu. Rüzgârın durulmasıyla bu gemilerin hareket kabiliyeti azaldı. Kürekle ilerleyen Osmanlı kadırgaları ise yer değiştirmeyi sürdürebildi. Barbaros’un kuvvetleri müttefik hattına saldırırken Turgut Reis’in filosu da çevirme manevralarında rol oynadı. Andrea Doria’nın Osmanlı donanmasını kuşatma girişimleri sonuç vermedi ve müttefik filo geri çekildi. 

Tarihsel kaynaklarda iki tarafın gemi ve asker sayıları ile kayıplarına ilişkin farklı rakamlar aktarılıyor. Bu nedenle Preveze’yi tek bir kesin sayı üzerinden anlatmak yanıltıcı olabilir. Açık olan sonuç, müttefik donanmasının Osmanlı filosunu durduramaması ve muharebe alanından çekilmesidir. 

Zaferin sonuçları

Preveze’deki başarı, Osmanlı donanmasının Akdeniz’deki konumunu güçlendirdi. Ancak zafer, denizdeki bütün rekabetin bir anda sona erdiği anlamına gelmiyordu. Nitekim Andrea Doria, aynı yılın ilerleyen aylarında Adriyatik kıyısındaki Nova Kalesi’ni ele geçirdi; Osmanlılar kaleyi 1539’da geri aldı. Denizlerdeki mücadele sonraki yıllarda da sürdü.

Preveze’nin kalıcı etkilerinden biri, Osmanlı deniz siyasetindeki yeriydi. Muharebe, Barbaros’un komuta ve manevra yeteneğinin yanı sıra Akdeniz koşullarında kadırgaların sağlayabildiği avantajı gösterdi. Tarihçiler savaşı, Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’de daha etkili bir deniz gücü olarak öne çıktığı dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriyor. 

Bugün 27 Eylül’ün Deniz Kuvvetleri Günü olarak anılması da Preveze’nin bu tarihsel yerinden kaynaklanıyor. Savaş, aradan geçen 488 yıla rağmen deniz gücünün yalnızca gemi sayısıyla değil; konum, hava koşulları, zamanlama ve komuta kararlarıyla şekillendiğini gösteren bir örnek olmayı sürdürüyor.

Eğitim/Kültür/Tarih Haberleri

36 Ülkeden Bilim İnsanı Iğdır’da Buluştu
Okul zili çaldı, peki kimin için?
TÜYAP KİTAP FUARI İLK KEZ DENİZLİ’DE BAŞLIYOR
Ders Zili Yarın Tüm Türkiye'de Başlıyor
Öğretmen önlüklerinde yeni dönem