"BELÂNI İSTEDİN ALLAH VERDİ"

Bizimkilerin din dediğinin dinle imanla alakası sokaktakilerden herhangi birinin Hüseyin Bolt'un 100 metre rekorunu kırdığını söylemek gibidir.

Bunu göreceğiz.

Görmezsek daha çok aldanırız.

Böyle daha çok maden kazasında daha çok evlat kaybederiz.

Dünyada kazalarda birinciyiz.

Çünkü tedbir almamakta birinciyiz.

Depremleri hatırlayın!

Ondan önceki imar aflarını hatırlayın!

Hatırlayın!

Fon krizinde, yani soymada birinciliğin tescil edildiğini söyleyenler var.

Süflî emellerimize dini âlet etmekte de galiba birinciyiz.

İnsanlar hata kabul etmiyor.

Devlet yetkililerini dinliyoruz.

Kaza olursa, yangın olursa diyecekleri belli:" Biz kadere inananlarız."

Hâlbuki onların dediği "kader" bizim kaderimiz değildir.

Suçu Âkif'in dediği gibi kader'e bağlayanlar, dolayısıyla Allâh'a atanların dini din değildir., diyen de çıkmıyor.

Bu dinden uzak dinden görünmeler canımıza okuyor.

Canımıza okuyor.

Canımıza okuyor.

Mehmed Âkif merhum yüz sene önce bunları söylemiş.

Safahat'ını açık okuyunuz.

En az on yerde yanlış kader anlayışından bahseder.

Birinde üç beyit şöyledir:

"O ihtişâmı elinden niçin bıraktın da,

Bugün yatıp duruyorsun ayaklar altında?

"Kadermiş!" Öyle mi? Hâşâ, bu söz değil doğru:

Belânı istedin, Allah da verdi... Doğrusu bu!

Taleb nasılsa, tabîî netîce öyle çıkar,

Meşiyyetin sana zulmetmek ihtimâli mi var?"

Allah kimseye zulmetmez.

"Meşiyyet" dediği iradeyi öyle kullanmaz.

Şâirin, "Hiç kuluna zulmeder mi Hüdâsı?" dediği budur. 

Sana akıl vermiş, irade vermiş, yapıp ettiklerin sendendir.

Zulüm sendendir.

"Belânı istedin, Allah verdi..."

Bu böyledir ve bu kadardır.

Yağmur TUNALI

Özel Haber Haberleri

ALİ KEMAL ÖLDÜ, TESLİMİYETİN KALEMİ HÂLÂ YAZIYOR!
Tera’ya böyle göz yumuldu
Tüm memleketi foseptiğin ağır kokusu sardı
Yaşlıların Yalnızlık Çığlığı: “O Baksın!”
Denizli'de Oyuncu Koltuğunun Adresi: Hisar Ofis