Davutoğlu, suçlamalara konu sözlerinin siyasi eleştiri kapsamında olduğunu savundu.
Eski Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, yaklaşık beş yıl önce Bingöl’de yaptığı siyasi konuşma nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında savcılıkta ifade verdi.
Yaklaşık yarım saat süren işlemin ardından adliye önünde açıklama yapan Davutoğlu’na, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da destek verdi.
KONUŞMASININ ARKASINDA OLDUĞUNU SÖYLEDİ
Davutoğlu, savcılık ifadesinde soruşturmaya konu edilen konuşmanın Eylül 2021’de Bingöl’de yapıldığını belirterek, sözlerinin siyasi eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Kamu kaynaklarının kullanımı, liyakat, akraba kayırmacılığı ve siyasi sorumluluk konularında yaptığı değerlendirmelerin arkasında olduğunu belirten Davutoğlu, soruşturmanın siyasi saiklerle başlatıldığını ileri sürdü.
Davutoğlu, “O gün ne söylediysem bugün de o sözlerin faili, sahibi ve savunucusuyum” dedi.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU
İfadesinde Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına atıfta bulunan Davutoğlu, siyasetçilerin ve kamu gücünü kullanan kişilerin daha geniş eleştiri sınırlarına katlanması gerektiğini savundu.
Cumhurbaşkanının aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, bu durumun Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi kapsamında yapılacak hukuki değerlendirmelerde dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Davutoğlu, sözlerinin hakaret değil siyasi eleştiri niteliğinde olduğunu belirterek, “Hakaret etmedim; hesap sordum. Aşağılamadım; eleştirdim. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumu kullandım” ifadelerini kullandı.
TAKİPSİZLİK TALEBİNDE BULUNDU
Davutoğlu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesi kapsamında hakkında “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” verilmesini talep etti.
Talebinin kendisi için bir ayrıcalık beklentisi olmadığını vurgulayan Davutoğlu, “Talebim; Anayasa’nın, evrensel hukuk ilkelerinin ve ceza muhakemesinin gereğinin yerine getirilmesidir” dedi.
İFADE TARİHİNE İLİŞKİN ELEŞTİRİ
Davutoğlu, avukatının savcılıkla yaptığı görüşmede oğlunun 12 Eylül’deki düğünü nedeniyle 14 Eylül tarihinde ifade vermek üzere görüş birliğine varıldığını, buna rağmen 7 Eylül için ifade talebinde bulunulduğunu ileri sürdü.
Bu durumu eleştiren Davutoğlu, soruşturmanın yıllar önce kamuya açık şekilde yapılan bir konuşmaya dayanması nedeniyle kaçma veya delil karartma şüphesinin söz konusu olmadığını savundu.
BABACAN VE ARIKAN’A TEŞEKKÜR
Savcılıktaki işlemlerin ardından açıklama yapan Davutoğlu, kendisine destek olmak amacıyla adliyeye gelen Ali Babacan ve Mahmut Arıkan’a teşekkür etti.
Yargıya duyduğu saygı nedeniyle ifade verdiğini söyleyen Davutoğlu, düşüncelerini açıkladığı gerekçesiyle ifadeye çağrılmasını eleştirdi.
Davutoğlu, “Bu ülkeye üst düzeyde hizmet etmiş bir devlet adamı olarak, ilk kez devlet kademesinde böyle bir olayın yaşanmasını üzüntüyle karşıladım” ifadelerini kullandı.
YABANCI BASINA KONUŞMAYACAĞINI AÇIKLADI
Davutoğlu, yabancı basın kuruluşlarından konuyla ilgili açıklama talepleri aldığını ancak Türkiye’nin uluslararası alanda olumsuz şekilde algılanmasını istemediği gerekçesiyle bu talepleri kabul etmediğini söyledi.
Siyasetten çekilme kararının devam ettiğini de belirten Davutoğlu, “Siyasetten çekilme kararı almıştım ve bu kararda kararlıyım. Sözlerimin arkasındayım” dedi.
SORUŞTURMAYA KONU KONUŞMA 2021'DE YAPILDI
Soruşturmaya konu olan konuşma, Davutoğlu’nun Eylül 2021’de Bingöl’ün Genç ilçesinde vatandaşlarla yaptığı sohbet sırasında gerçekleşti.
O dönem Gelecek Partisi Genel Başkanı olan Davutoğlu, AK Parti’den ayrılma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş; siyasi ahlak düzenlemeleri, kamu ihaleleri, kamu kaynaklarının kullanımı, liyakat ve akraba atamaları konusunda eleştiriler yöneltmişti.
Davutoğlu, savcılık ifadesinde söz konusu açıklamalarının kişisel hakaret amacı taşımadığını, siyasi eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.