Halep oradaysa arşın burada!..

Bu satırları kaleme aldığım sıralarda, Şam hükümetinin Halep’te tek taraflı ilan ettiği ‘ateş-kes’in süresi uzatılmış ve devam ediyordu…

Tayyip Erdoğan ve Ahmet Şara’nın önceki gece gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından dünde gün boyu Türkiye’nin bölgeye yönelik diplomasi trafiği devam etti. Şam tarafından yapılan açıklamaya göre; “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasındaki görüşmede, Suriye sahasındaki gelişmeler ve istikrarı artırmanın yolları ele alındı.” Bu iki satırlık açıklama çok rutin olarak görünebilir. Ancak, devlet yapılanmamız içinde güvenilir kaynaklardan aldığım duyumlara göre, Suriye’de son yaşananlara göre çok ciddiye alınması gereken bir açıklama;

“İstikrarı arttırmanın yolları”

Ne olabilir?..

Devlet koridorlarından çok ciddi duyumlar alıyordum. Açıklamayı okuyunca, biraz daha mesai harcayıp, duyduklarımın üzerine gittim. Yeni Suriye yapılanmasında “Halep’in Suriye’nin başkenti olması” Ankara tarafından önerilmiş olabilir miydi?..

Güvenilir kaynağım, “her şey olabilir” dedi. Ağzı bıçak açmayanlardan bu cevabı alabilmek de bir nevi teyit oluğu için daha rahat yazabilirim;

Ankara’nın yeni Suriye yapılanması planı içinde diplomatik kanallarla yürüttüğü faaliyetler arasında Halep’in Suriye’nin yeni başkenti olması önerisi de var.

Bakalım, gelişmeler ne gösterecek?..

***

Gelelim, Şam hükümetinin terör örgütü PKK/YPG/SDG’ye karşı yürüttüğü operasyonların, Ankara’da devlet kaynaklarında nasıl analiz edildiğine. Takdir edersiniz ki, isim vermeden anlatılanları özet halinde toparlayacağım. Şöyle;

-Suriye’de Halep’teki çatışmaların ana amacı PKK/YPG’nin Halep’ten geçerek Afrin’e ulaşma çabası. Buradan da Hatay’ın doğusundan denize açılan bölgeyi ele geçirmek istiyorlar. Bu planın destekleyicisi İsrail. İsrail destek verdiği için Halep’e saldırdılar. Halep’e Tabka barajının güneyinden geçerek geldiler. PKK/YPG teröristlerinin Suriye’deki sayısı yaklaşık 40 bin ve bu sayı sürekli Türkiye, Suriye, Irak ve İran’dan destekleniyor. Terör örgütü özellikle bu sayının aşağıya düşmemesi için destek alıyor. “Terörsüz Türkiye” sürecinde yani silahların yakılmasıyla birlikte kimse kaç teröristin silah bıraktığını açıklamıyor. Önemli olan sürekli olarak Suriye’deki terör örgütünün sayısal olarak desteklenmesi.

-İkinci önemli bir olay ise ve sayıdan daha önemli olanı ise, bölgedeki ki 500 bin tonluk silah ve mühimmat. Bu silahların 360 bininin ABD’nin Irak’ta bıraktığı silahlar olduğu biliniyor. ABD Irak’tan çekilirken daha önce bu silahların envanteri çıkarılmış. Bu envanterin oluşturulmasında BM gözlemcileri, Amerikalı müfettişler, ABD’li askerler hazır bulunuyor. Silah tipleri tek tek seri numaraları ile birlikte kayıt altına alınıp, çizelge haline getiriliyor. Bu çizelge daha sonra BM’ye sunuluyor. BM’ye sunulan bu belge devletin ilgili birimlerinde bulunuyor. Suriye’deki silahların büyük bir kısmının bu silahlar olduğu biliniyor. Ayrıca ABD’nin 15 bin TIR’lık, 4 bin uçaklık silahları da var. 15 milyar dolarlık bir silah yardımı söz konusu. Bu da yetmiyormuş gibi ABD’nin İsrail’e depolarını açması sonucunda İsrail’in Hizbullah’a karşı aldığı silahların bir kısmının YPG terör örgütüne verdiği biliniyor. Suriye’de sayıları 40 bini bulan YPG teröristlerin elinde Stinger savunma füzeleri dahil her türlü silah var. Zırhlı araçlar var. ABD’nin bıraktığı araçları aldıkları gibi aynı zamanda İsrail tarafından verilenleri de kullanıyorlar. Mühimmatları çok fazla.

-İsrail’in önümüzdeki günlerde eğer Suriye’de istediğini alamazsa terör örgütüne hava desteği vereceği de söyleniyor. Halep’te çatışmaların kısa sürede bitmesi beklenmiyor.

PKK/YPG Halep ile birlikte Afrin’i de aldıktan sonra denize açılan bölgeyi kontrol ederek burayı denize çıkış alanı olarak kullanmak amacında. Bu tamamlandıktan sonra ise İsrail, Suriye’de kuracağı özerk bölge sistemini hayata geçirmek istiyor. Dürziler ile Suriye’deki YPG’yi bunun için kullanıyor. Bu nedenle kısa sürede çatışmaların bitmesi zor. Ne kadar süreceği ise İsrail’in isteğine bağlı.

Esas amaç PKK/YPG/SDG’nin denize açılan bir bölge bulması. İsrail kendi çıkarları adına bunu istiyor.

Ahmet TAKAN / Yeniçağ

Medya Haberleri

Gökçek hakkında suç duyurusu
Maduro olmak, madara olmak
“Mutahit” Bey, Özel’i de yalanlayabilecek misiniz?
NE VARSA TÜRK MİLLİYETÇİLERİNDE VAR
ABB’ye konser davasında tüm sanıklara tahliye