Her şeyi milletten beklemeyin!

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MÜSİAD üyeleriyle buluşmasında “Her şeyi devletten beklemeyin” dedi.

Söylediği şeyin komik olduğunu kendisi de fark etmiş olacak ki cümleyi kurarken kendisi de müstehzi müstehzi gülüyordu.

O gülüyordu ama ben onu izlerken öfkeleniyordum.

Kendi kendime “Allah’ım biz ne günah işledik de bu adamların yönetici olduğu bir döneme denk geldik” diyordum.

Kişi başına milli gelirimizin 18 bin dolara çıktığını söylüyor mesela…

Bu ne demek biliyor musunuz?

Bu topraklarda yaşayan her bir bireyin 783 bin liralık bir geliri var demek.

Bunu 12 aya bölersek bakın ne çıkıyor?

65 bin 250 lira

Bir daha yazıyorum: 65 bin 250 lira…

***

Şimdi bir düşünün:

-Ülkede asgari ücret daha Şubat’ta 28 bin 75 lira olacak.

-En düşük emekli aylığı daha yeni, zor bela 20 bin liraya çıkacak.

-Geri kalan SGK ve Bağ Kur emeklilerinin aylıklarına yüzde 12,8 zam yapılacak ve onlar da en düşük emekli maaşı sınırına yaklaşacak.

-Asgari ücret ortalama ücret, en düşük emekli maaşı ortalama emekli maaşı oldu olacak.

-2026 boyunca 65 yaş üstündekilere aylık olarak sadece verilecek.

-Dul yetim engelli aylıkları felaket.

-Sosyal yardımlar kırpıldıkça kırpılıyor.

***

Bir de şunu düşünün:

2026’da milletten 16,5 trilyon lira para toplanacak.

Devletimiz yine ayağını yorganına göre uzatmayacağından 19 trilyon lira harcayacak.

Haliyle tamı tamına 2,7 trilyon lira bütçe açığı olacak.

Türkiye’nin bu dönemde eklenecek 20 milyar dolarlık borçlar birlikte dış borç stoku 527 milyar dolara çıkacak.

Bu borç için de 2,7 trilyon lira faiz ödemesi yapılacak.

Yani millet 2026’da da faize çalışacak.

***

Mehmet Şimşek böyle bir ortamda bizim,

-Türkiye’nin yüzde 4 büyüdüğüne ve aynı performansla büyümeye devam edeceğine,

-Kişi başına milli gelirimizin aylık 65 bin 250 lira olduğuna,

-Mali disiplinin sağlanacağına, bütçe açığının kontrol altında olacağına,

-Gerçek enflasyonun yüzde 31 olduğuna ve bu yıl yüzde 20’nin altına ineceğine,

-Emeklileri enflasyona ezdirmediklerine inanmamızı bekliyor.

***

Peki, kendisi inanıyor mu?

Hiç sanmıyorum inandığına…

MÜSİAD’cılara “Her şeyi devletten beklemeyin” derken yüzünde beliren müstehzi gülümseme de gerçek duygusunu yansıtıyor.

Aklımızla alay ettiğinin farkında ve yüzündeki müstehzi gülüş, bizimle alay ettiğinin de farkında olduğunu ele veriyor.

Geçin dalganızı Mehmet Şimşek!

Ancak, siz de her şeyi milletten beklemeyin

Bir de şunu unutmayın:

Bu millet bu zorlukları er ya da geç atlatır ama aklıyla alay edenleri unutmaz.

Bu nasıl bir seviye?

CHP, emekli aylıklarına seyyanen zam yapılsın diye TBMM’de nöbet eylemi yapıyor. İnsanların ve iktidarın dikkatini, emekli ücretlerinin düşüklüğüne ve yapılan zammın yetersizliğine çekmeye çalışıyor.

İyi de yapıyor.

Biraz önce aktarmaya çalıştığım ekonomik tablonun “sıradan bir şey” gibi kanıksanmasının önüne geçiyor.

İktidar başını kuma gömüp yokmuş gibi davransa da sokakta yaşanan bu ekonomik krizin halk için tahammül edilemez hale geldiğini gördüğünü gösteriyor.

Peki, iktidarın bu eyleme tepkisi ne?

Partinin badem bıyıklı genel sekreteri sosyal medyada nöbetteki CHP milletvekillerinin fotoğrafını paylaşıp “bir avuç vurguncu” mesajıyla milletin vekillerine hakaret ediyor.

CHP’liler de bu hakarete karşılık verince de insana “özrü kabahatinden büyük” dedirten cümleler kuruyor.

“Sizin partinizin (CHP’nin) sicili bozuk” diyor.

“Partinizin kapkara geçmişine bakacaksınız” diyor.

“Emekli vatandaşların haklarından söz edecek son partisiniz” diyor.

CHP’li belediyeleri emeklilerin sorunlarını çözememekle suçluyor.

AK Parti ilk kurulduğunda deve dişi gibi yöneticileri vardı. Siyasi ağırlıklarını, konuştuklarında hissediyordunuz. Fikirlere karşı fikir beyan ediyorlardı, haliyle insanlar tarafından dinleniyorlardı.

İnsan AK Parti Genel Sekreteri’ni dinleyince ister istemez “nereden nereye” diyor.

Nereden nereye?

Deniz Zeyrek / Nefes Gazetesi

Medya Haberleri

Milletvekili transferi
Gökçek hakkında suç duyurusu
Halep oradaysa arşın burada!..
Maduro olmak, madara olmak
“Mutahit” Bey, Özel’i de yalanlayabilecek misiniz?