Kardeşiniziz, bankanız değil

Türkiye ile Azerbaycan arasında başörtüsü yasağı ve Aliyev'in Ankara Zirvesi'ne katılmamasıyla tırmanan diplomatik gerilimin arkasında ekonomik anlaşmazlıklar da olabileceği öne sürüldü.

Türkiye ile Azerbaycan arasında son haftalarda yaşanan diplomatik gerilimin ekonomik boyutu uluslararası basında gündeme geldi. BBC News Azerbaycanca'dan Könül Halilova'nın hazırladığı kapsamlı analizde, iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan sorunların yalnızca başörtüsü tartışmaları, İsrail ile ilişkiler ve siyasi anlaşmazlıklardan kaynaklanmayabileceği belirtildi.

BBC, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine rağmen Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılmamasını, Bakü'nün son dönemde ortaya koyduğu siyasi ve ekonomik tutumla birlikte değerlendirdi.

Haberde, Azerbaycan yönetimine yakın medya kuruluşlarında Türkiye'nin Azerbaycan'dan daha fazla mali destek beklediği yönünde iddiaların gündeme gelmesine dikkat çekildi.

"AZERBAYCAN BÜTÇESİ TÜRK HÜKÜMETİNİN YEDEK FONU DEĞİL"

BBC'nin analizinde, Azerbaycan hükümetine yakın Day.az internet sitesinde 18 Ekim'de yayımlanan bir makale öne çıkarıldı. Söz konusu yazıda, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin karşılıklı çıkarlar çerçevesinde yürütülmesi gerektiği savunularak Ankara'ya yönelik sert ifadeler kullanıldı.

Day.az, Azerbaycan'ın Türkiye'nin mali destekçisi haline getirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bakü'yü yeni bir Katar'a dönüştürmeye gerek yok. Azerbaycan bütçesi, Türk hükümetinin yedek fonu değil."

Yazıda iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin ortak bir bütçe anlamına gelmediği savunuldu. BBC, bu yaklaşımın Bakü yönetiminin tutumunu yansıtması halinde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde önemli bir değişime işaret edebileceğini değerlendirdi.

2022'DEKİ 1 MİLYAR EUROLUK İŞLEMİ HATIRLATTI

BBC, Türkiye ile Azerbaycan arasında mali destek konusundaki tartışmaların geçmişinin 2021 ve 2022 yıllarına uzandığına dikkat çekti. Türk lirasının hızla değer kaybettiği 2021 yılında Ankara, döviz rezervlerini güçlendirmek amacıyla farklı ülkelerle merkez bankaları arasında swap anlaşmaları yapılması için görüşmeler yürütüyordu.

Ocak 2022'de Türkiye ile Azerbaycan arasında 1 milyar euroluk swap anlaşmasının imzalanabileceği yönünde haberler yayımlandı. Ancak Azerbaycan Merkez Bankası, iki ülke arasında bu konuda müzakere yürütüldüğü iddialarını reddetti.

Aynı dönemde Azerbaycan Devlet Petrol Fonu (SOFAZ), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na altı ay vadeli 1 milyar euro yatırdı. BBC, Bakü'nün bu işlemi bir swap anlaşması yerine vadeli mevduat yatırımı olarak gerçekleştirmesinin siyasi ve ekonomik açıdan önemli olduğuna dikkat çekti. SOFAZ da söz konusu işlemin yatırım stratejisi kapsamında gerçekleştirildiğini açıklamıştı.

BBC'nin değerlendirmesine göre bu ayrım, Azerbaycan'ın Türkiye'nin finansal istikrarına katkıda bulunurken Türk lirasına yönelik sürekli bir mali güvence üstlenmek istemediğinin işareti olarak okunabilir.

"TÜRKİYE'NİN YENİ KATAR'I OLMAK İSTEMİYORLAR"

Analizde, Katar'ın 2018 yılında Türkiye'ye sağladığı finansal desteğin de Bakü'deki tartışmalarda önemli bir referans noktası haline geldiği belirtildi. Katar, Türk lirasının sert değer kaybettiği dönemde Türkiye'ye yönelik finansal desteğiyle Ankara'nın önemli ekonomik ortaklarından biri olmuştu.

BBC'ye konuşan siyasi analistler, Azerbaycan'da benzer bir rol üstlenilmesine yönelik kaygılar bulunduğunu aktardı. Siyasi analist Şahin Caferli, Bakü'de Türkiye'nin yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle Azerbaycan'dan daha fazla yatırım ve mali destek istediğine ilişkin söylentilerin yaygın olduğunu söyledi.

Bu iddiaların özellikle hükümete yakın medya çevrelerinde dile getirildiğini belirten Caferli, herhangi bir resmî açıklama bulunmadığını vurgulayarak söz konusu değerlendirmeleri spekülasyon olarak nitelendirdi.

Siyaset bilimci Ahmed Alili ise Azerbaycan'ın Türkiye'nin yeni Katar'ı haline gelmesi konusunda bazı çevrelerde endişe bulunduğunu ifade etti. Alili'ye göre Bakü, Türkiye'nin yalnızca destek sağladığı bir ülke olarak görülmek istemiyor; ekonomik ilişkilerde eşit ortaklık konumunun da kabul edilmesini bekliyor.

SOCAR'IN TÜRKİYE'DEKİ YATIRIMLARI 18 MİLYAR DOLARI AŞTI

BBC, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkinin büyüklüğüne de dikkat çekti. Azerbaycan devlet enerji şirketi SOCAR, Türkiye'deki en büyük yabancı yatırımcılardan biri konumunda bulunuyor. Şirketin Türkiye'deki enerji, petrokimya ve lojistik alanlarındaki toplam yatırımları 18 milyar doları aşıyor.

SOCAR'ın Türkiye'deki en önemli yatırımları arasında yaklaşık 7 milyar dolara mal olan STAR Rafinerisi ile Petkim bulunuyor. Şirketin Türkiye'deki faaliyetlerinde yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlanıyor.

İki ülke arasındaki ekonomik iş birliği yalnızca sanayi yatırımlarıyla da sınırlı değil. Türkiye, Azerbaycan doğalgazının Avrupa'ya taşınmasında stratejik transit ülke konumunda bulunuyor. Haziran 2026'da imzalanan 15 yıllık anlaşmayla, 2029'dan itibaren Abşeron sahasından Türkiye'ye toplam 33 milyar metreküp doğalgaz tedarik edilmesi öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın daha önce açıkladığı verilere göre Türkiye'nin Azerbaycan'daki doğrudan yatırımları yaklaşık 18 milyar dolara, Azerbaycan'ın Türkiye'deki yatırımları ise 21 milyar dolara yaklaşıyor.

ALİYEV'İN "SON MERMİYE KADAR PARA ÖDEDİK" SÖZLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

BBC'nin analizinde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in son dönemde yaptığı silah alımlarına ilişkin açıklamalar da ele alındı. Aliyev, Azerbaycan'ın ihtiyaç duyduğu silahları kendi kaynaklarıyla satın aldığını belirterek dışarıdan karşılıksız yardım almadıklarını savunmuştu.

Azerbaycan lideri, silah ve mühimmatın tamamı için ödeme yaptıklarını, bazı durumlarda dünya piyasa fiyatlarının birkaç katıyla karşılaştıklarını söylemişti. Aliyev, konuşmasında Türkiye'nin adını açıkça anmadı.

Ancak BBC, Azerbaycan'daki hükümet yanlısı yorumlarda bu ifadelerin Türkiye ile geçmişte yürütülen askeri iş birliğine de gönderme olarak değerlendirildiğine dikkat çekti.

Bu yorumlara göre Bakü, Karabağ Savaşı sırasında Türkiye'den aldığı askeri ve diplomatik desteğin, gelecekte Ankara'ya karşı sürekli siyasi veya ekonomik yükümlülük doğurduğu düşüncesine itiraz ediyor.

"AZERBAYCAN ARTIK KÜÇÜK KARDEŞ OLMAK İSTEMİYOR"

BBC'ye konuşan siyasi analist Şahin Caferli, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki değişimi 2020 Karabağ Savaşı öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönemde değerlendirdi. Caferli'ye göre Azerbaycan, Karabağ'ın işgal altında bulunduğu yıllarda Türkiye'yi daha güçlü ve kendisine destek sağlayan bir ortak olarak görüyordu. Ancak 2020'deki savaşın ardından Bakü'nün kendisine ve Türkiye ile kurduğu ilişkiye bakışı değişti.

Aliyev yönetiminin artık Türkiye ile ilişkilerin daha eşit bir zeminde yürütülmesini istediğini belirten Caferli, Azerbaycan'ın geçmişteki büyük kardeş-küçük kardeş anlayışından uzaklaştığını savundu.

BBC'nin değerlendirmesinde, Bakü'nün ekonomik bağımsızlığına ve egemenlik vurgusuna daha fazla önem vermesinin, iki ülke arasındaki yeni dönemin temel unsurlarından biri olduğu belirtildi.

BAŞÖRTÜSÜ KRİZİ VE ALİYEV'İN ANKARA'YA GELMEMESİ

BBC, ekonomik tartışmaları iki ülke arasında ekim ayında yaşanan diplomatik gelişmelerle birlikte ele aldı. Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okullara alınmamasına yönelik tartışmalar, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın Bakü yönetimini eleştirmesiyle büyümüştü.

Azerbaycan yönetiminin Türkiye'den Saral'ın görevden alınmasını istediği öne sürülmüş, Saral ise 26 Ekim'de görevinden alınmıştı.

Bakü yönetimi ayrıca, Azerbaycan'daki uygulamalara tepki gösteren siyasetçi ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu 31 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı getirmişti.

Gerilimin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aliyev'i telefonla arayarak Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne davet etmişti. Ancak Aliyev, önceden planlanan programını gerekçe göstererek zirveye katılmadı. Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil etti.

BBC, diplomatik alanda yaşanan bu gelişmelerin, iki ülke arasındaki ekonomik beklentilere ilişkin tartışmalarla aynı döneme denk gelmesine dikkat çekti.

TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERDE KOPUŞ BEKLENMİYOR

BBC'ye konuşan uzmanlar, mevcut gerilime rağmen Türkiye ile Azerbaycan arasında ekonomik ve siyasi ilişkilerin tamamen kopmasını beklemediklerini belirtti. Şahin Caferli, iki ülke arasındaki tarihsel ve toplumsal bağların böyle bir kopuşun gerekçelendirilmesini zorlaştıracağını savundu.

Siyaset bilimci Ahmed Alili ise ilişkilerdeki değişimin bir uzaklaşmadan çok, 2020 Karabağ Savaşı'nın ardından duygusal kardeşlik söyleminden daha somut çıkarların ön plana çıktığı bir döneme geçiş olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

BBC'nin analizinde, SOCAR'ın Türkiye'de yaklaşık 7 milyar dolarlık yeni petrokimya yatırımını değerlendirdiği de hatırlatıldı.

"KARDEŞLİK DEVAM EDİYOR AMA HESAPLAR AYRI"

BBC'nin analizinde öne çıkan temel değerlendirme, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik söyleminin devam etmesine rağmen Bakü'nün ekonomik ilişkilerde daha belirgin sınırlar çizmek istediği yönünde oldu.

Azerbaycan yönetimine yakın Day.az sitesinin Türkiye'nin mali destekçisi olunmasına karşı çıkan yaklaşımı, ilişkilerde egemenlik, karşılıklılık ve ekonomik çıkarların daha fazla vurgulandığı yeni bir dönemin işareti olarak ele alındı.

Ancak Türkiye'nin Azerbaycan'dan yeni bir mali destek paketi talep ettiği veya Bakü'nün böyle bir talebi reddettiği konusunda resmî olarak açıklanmış bir bilgi bulunmuyor.

BBC'ye konuşan siyasi yorumcu Aydın Sezer ise İsrail ve başörtüsü meseleleri dahil olmak üzere biriken anlaşmazlıkların Erdoğan-Aliyev ilişkilerine zarar verdiğini savundu. Sezer, iki lider görevde olduğu sürece ilişkilerin eski seviyesine dönmesinin zor olacağı görüşünü dile getirdi.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 29-30 Ekim'de Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde yaptığı birlik çağrısı da dikkat çekti.

Erdoğan, konuşmasında Türk dünyasının aile fotoğrafında bölünme, uyuşmazlık ve çatışmaya yer olmadığını vurguladı.

Türk Dünyası Haberleri

Aksaray ile Semerkand Kardeş Şehir Olsun
Ömrüme Öğrencim, Tarihe ŞEHİT Olarak Yazıldı
Aliyev, Türkiye'deki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılmayacak
Cengiz Aytmatov'un Kız Kardeşi Roza Aytmatova Hayatını Kaybetti
Zamansız Duran Saat