Horzum’dan Başkaya’ya Sert Çıkış: “Milletin Partisine Omurga Dersi Vermeye Kalkmayın!” Anahtar Parti Denizli İl Başkanı Kemal Galip Başkaya’nın Yeni Parti’ye ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e yönelik “Partinin omurgası bozuk” şeklindeki ifadelerini ibretle takip ettik.
Sayın Başkaya belli ki Yeni Parti’nin nasıl ve hangi şartlar altında doğduğunu ya unutmuş ya da anlamamış. O halde hatırlatalım: Yeni Parti masa başında birkaç kişinin siyasi hesabıyla kurulmuş bir parti değildir. Yeni Parti’yi millet kurmuştur. Yeni Parti; iradesine sahip çıkanların, seçtiği belediye başkanının ve temsilcilerinin masa başı hesaplarla teslim alınmasına itiraz edenlerin, siyasetin dizayn edilmesine “hayır” diyenlerin ortak iradesinden doğmuştur. Dolayısıyla milletin kurduğu bir partinin “omurgasını” sorgulamaya kalkmadan önce insan olan biraz düşünür. Çünkü bizim omurgamızın nerede ve nasıl durduğuna ne Sayın Başkaya ne de başka bir siyasi aktör karar verir. Bizim omurgamızı millet bilir, notumuzu millet verir.
“Bizim omurgamızı ölçecek siyasi cetvel kimsenin elinde değil!” Yeni Parti’nin hangi değerler üzerinde yükseldiği, hangi bedeller ödenerek bugünlere gelindiği ve kimlere karşı mücadele ettiği bellidir. Biz koltuğunu korumak için susanlardan değil, gerektiğinde koltuğunu bırakıp mücadeleye devam edenlerdeniz. Bizim siyasi omurgamız; makamla, rozetle, koltukla değil, millet iradesine ve demokrasiye bağlılığımızla şekillenmiştir. Bugün Yeni Parti’ye “omurgası bozuk” diyerek siyasi ahlak dersi vermeye kalkışanların önce Türkiye’de yaşanan büyük hukuksuzluklar karşısında nerede durduklarını açıkça ortaya koymaları gerekir. Seçilmiş belediye başkanlarının iradesi tartışılırken neredeydiniz? Milletin sandıkta verdiği yetkinin masa başında tartışmaya açıldığı günlerde sesiniz ne kadar çıkıyordu? Siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı hangi mücadeleyi verdiniz? Bunları konuşmadan Yeni Parti’ye demokrasi ve hukuk dersi vermeye kalkmak, kusura bakmayın ama adece hadsizliktir. “Terör konusunda kimseden hassasiyet dersi almayız” Çerçeve Yasa üzerinden Yeni Parti’yi terörle yan yana getirmeye çalışan dili de açıkça reddediyoruz. Terör konusunda bizim durduğumuz yer nettir. Şehitlerimizin hatırası da gazilerimizin onuru da bizim için siyasi polemik konusu değildir. Hiç kimsenin acısını oy hesabına çevirmeyiz, hiç kimsenin vatan sevgisini de kendi siyasi tekelinde görmeyiz. Ancak hukuk devletini ve demokrasiyi savunmakla teröre destek vermek arasındaki farkı bilmekte siyaset yapan herkesin sorumluluğudur. Her farklı görüşü “terör” kelimesiyle bastırmaya çalışmak kolaydır. Zor olan; hukuk konuşmak, demokrasi konuşmak ve milletin iradesine her koşulda sahip çıkmaktır. “Yeni Parti’nin omurgası Denizli’de de Türkiye’de de dimdik ayaktadır” Sayın Başkaya merak etmesin. Yeni Parti’nin omurgasında bir problem yoktur. Tam tersine, Yeni Parti bugün tam da siyasetin omurgasızlaştırılmasına karşı kurulmuş bir iradenin adıdır. Denizli’de örgütümüzle, belediye başkanlarımızla, meclis üyelerimizle ve yol arkadaşlarımızla hangi tarafta durduğumuz son derece açıktır. Bizim tarafımız milletin tarafıdır. Bizim tarafımız sandığın tarafıdır. Bizim tarafımız hukukun ve demokrasinin tarafıdır. Ve hiç kimse merak etmesin; baskıyla da tehditle de siyasi etiketlemelerle de bu duruşumuzdan vazgeçmeyeceğiz. Sayın Başkaya’nın Yeni Parti’ye “DUR” deme çağrısına gelince… Yeni Parti’ye kimin “dur” diyeceğine siyasetçiler değil, millet karar verir. Sandık gelir, millet kararını verir. Demokrasinin güzelliği de tam olarak budur. O güne kadar Sayın Başkaya’ya tavsiyemiz şudur: Yeni Parti’nin omurgasını tartışmak yerine, kendi partisinin Türkiye’ye ne söylediğini, hangi politikayı ürettiğini ve milletin hangi sorununa çözüm sunduğunu anlatması hem kendisi hem de Türk siyaseti açısından çok daha faydalı olacaktır. Çünkü siyasette sesin yüksek çıkması başka şeydir, sözün ağırlığının olması başka şeydir. Sayın başkan bozuk olan bir şey varsa o da sizin üslubunuz, diliniz, iktidar ve küçük ortağına ses çıkarmadan muhalefete muhalefet etmenizdir.