5 Ağustos 2025 Ülkemizin en güvenilir kurumlarının başında gelen TÜİK (!) açıkladığı başta enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını söylediğim için hakkımda “manevi tazminat davası” açmış.
Türkiye’de kime sorarsanız sorun (buna iktidarı destekleyenlerde dahil) TÜİK’in talimatla gerçek rakamlar yerine iktidarın işine gelen verileri açıkladığını bilir ve söyler. TBMM ve ekranlarda bu kurumu en çok eleştiren siyasetçilerden biriyim. TÜİK’in siyasetten bağımsız evrensel standartlarda ve hatta özerk bir yapıda çalışması, ülkenin her alanda kaderini etkileyen istatistik verilerini tam ve eksiksiz manada kamuoyuna sunması gerektiğini her fırsatta ifade ediyorum.
Bu eleştirilerimi yaparken farklı kaynaklardan olduğu kadar halkımızın yaşadığı gerçeklerden yola çıkarak somut verileri de ortaya koyuyorum. Elbette bir milletvekili olarak, milletimin adına siyasi eleştirilerimi de kamuoyunun önünde muhataplarımla paylaşıyor ve yetkilileri uyarıyorum.
TBMM ‘de yaptığım konuşmalar, verdiğim çok sayıda soru ve araştırma önergeleri, basın açıklamalarında değindiğim konulara bugüne kadar doğru düzgün cevap vermeyen hükümet ve ona bağlı TÜİK, mahkeme kararlarına da uymayan, görmezden gelen ve bildiğini yapmaya devam eden layüsel bir kurum gibi davranmaktadır. Bugün sahte diploma olayları ve E-Devlet sistemlerinin ele geçirilmesiyle ortaya çıkan “güvensiz iktidar” algısı ne yazık ki bir olguya dönüşmüş, herbir kurum, dışı süslü devasa ve gösterişli yapılarıyla halkımızı umutlandırırken ne zaman bu kurumlara ihtiyaç duysa insanımızı yarı yolda bırakan, içleri çürütülmüş bir mumya ceset haline getiren iktidar ile muhatap olmaktan bıktı usandı.
Ve maalesef bundan en çok nasibini alan kurumların başında da TÜİK gelmektedir. Enflasyon rakamlarını bürokratik kalem oyunları ve istatistik hileleri ile düşük göstermek ve bu sayede emekçinin, işçinin, memurun, emeklinin hak ettikleri maaşlarını vermeyen hükümete gerekçe vermek bir nevi “modern hırsızlık ve gasp” dediğim için zatı kurumlarının manevi kişiliğini rencide etmişim. Bir siyasetçi olarak kimsenin şahsını hedef alıp hakaret etmeyi düşünmem ve tarzım da değildir. Konuşmalar yaparken teşbih ve aforizmalar kullanmak siyasetçilerin sıklıkla kullandığı söz ve edebi sanatlardandır.
Bu benzetmeleri üzerine almak eğer o kişinin bizzat şahsına söylenmişse belki muhatap alınabilir hatta alınganlık gösterilebilir ve hatta bunu dava konusu dahi yapabilir ki bunu yadırgamam. Ancak tüzel kişilikleri haiz kurumların sanki gerçek bir insanmış gibi maneviyatına zarar geldi diye alınganlık göstermesi komik hatta trajikomik bir refleks olsa gerek. TÜİK, enflasyonu gerçeğin yarısı kadar göstermek için film Fırıldak çevirirken Tarihimizin en büyük hırsızlığına meşruiyet kazandırmakta ve ortak olmaktadır dediğim için, Emekli, memur ve asgari ücretlinin maaşlarının çalınması hırsızlık değilse nedir?
TCK'da buna yardım ve yataklık denir arkadaşlar. Bu ülkede çok büyük hırsızlar var ve itibar da görüyorlar dediğim için Bana göre en büyük hırsızlık enflasyonun bizzat kendisidir. Ama onunla aynı hırsızlığa ortak olan ise TÜİK'in enflasyonu gerçeğin yarısı kadar göstermesidir dediğim için ve Mesela 6 milyondan fazla memurumuzun, 16 milyon emeklimizin maaşlarına hak ettikleri maaş zammını yapmamak için TÜİK’in bile bile, bile isteye ve bizim cebimizdeki paralarımızı bir manada çalarak modern bir hırsız gibi davrandığını, modern bir gaspçı gibi olduğunu, maalesef bilimle gerçeklerle hareket etmediğini , talimatla hareket ettiğini, talimatla hareket ettiği için de uzun zamandır burada TÜİK yetkilisinin görevine devam ettiğini, biraz da olsa gerçek verileri paylaşanların da bir gecede görevden alındığını ifade etmem TÜİK’i kızdırmış ve manevi kişiliklerine hakaret ettiğim kanaatine varmışlar. Eğer TÜİK, bu kadar maneviyata, kişilik haklarına, mahkeme kararlarına, hak ve hukuka saygı gösteriyorsa: Enflasyon sepetini açıkla diyen mahkeme kararına rağmen bu kararı açıklamıyor