Aziz Türk Milleti,
Kıymetli Türk Gençliği,
Değerli Türkçüler!
Bugün sizlere, yükselen bir fikrin sevincinden çok, o fikrin geleceğine dair taşıdığımız büyük sorumluluktan söz etmek istiyorum.
Türkiye'de özellikle gençler arasında Türk kimliğine, Türk tarihine, Türk kültürüne ve Türkçülük fikrine yönelik yeniden güçlenen bir ilgi görüyoruz.
Fakat benim asıl dikkat çekmek istediğim mesele, bu yükselişin ne kadar büyüyeceği değildir.
Asıl mesele, bu yükselişi yarın kimlerin yönlendirmeye çalışacağıdır.
Çünkü tarih bize göstermiştir ki büyük fikirler her zaman karşılarına dikilerek yok edilmeye çalışılmaz.
Bazen bir fikri etkisiz hâle getirmenin en kolay yolu, onun karşısında durmak değil; içine girmek, kavramlarını değiştirmek, yönünü saptırmak ve sonunda onu kendi özüne yabancılaştırmaktır.
Bugün Türkçülüğün önündeki en büyük tehlikelerden biri de budur.
Türkçülüğü yalnızca öfkeye indirgeyenlere dikkat edeceğiz.
Türkçülüğü yalnızca göçmen karşıtlığı üzerinden tarif edenlere dikkat edeceğiz.
Türkçülüğü başka milletlere duyulan nefret zannedenlere dikkat edeceğiz.
Türkçülüğü birkaç sosyal medya sloganına, birkaç sembole ve günübirlik tepkilere hapsetmeye çalışanlara dikkat edeceğiz.
Ve en önemlisi;
Türk milletinin yükseliş idealini başka devletlerin, başka merkezlerin ve başka güçlerin jeopolitik hesaplarında kullanılabilecek bir araca dönüştürmek isteyenlere karşı uyanık olacağız.
Çünkü Türkçülük herhangi bir yabancı merkezin projesi değildir.
Türkçülüğün pusulası Washington, Moskova, Brüksel, Pekin ya da başka bir başkent olamaz.
Türkçülüğün pusulası Türk Milletidir.
Biz dünyaya başkalarının gözünden bakmak zorunda değiliz.
Dostumuzu da düşmanımızı da başkalarının hazırladığı listelerden seçmek zorunda değiliz.
Bir mesele karşısında kendimize soracağımız ilk soru şudur:
“Bunun Türk milletine faydası nedir?”
Bizim ölçümüz budur.
Çünkü devletlerin ebedî dostluklarından önce çıkarları vardır. Türkçü de Türk milletinin geleceğini başkalarının alkışına, desteğine veya siyasi hesaplarına teslim edemez.
Buradan özellikle Türk gençliğine sesleniyorum:
Her Türkçü slogan atanı Türkçü sanmayın.
Her bozkurt işareti yapanı Türk Milliyetçisi kabul etmeyin.
Her Türk bayrağı paylaşanın Türk milletinin geleceği için sizinle aynı kaygıyı taşıdığını düşünmeyin.
Ve sırf aynı kişiye veya aynı yapıya karşı çıktığınız için birilerini kendiliğinden dostunuz saymayın.
Çünkü ortak düşman, her zaman ortak ülkü anlamına gelmez.
Türkçünün görevi yalnızca tepki göstermek değildir.
Türkçü okuyacak.
Araştıracak.
Tarihini bilecek.
Türk dünyasını tanıyacak.
Ekonomi öğrenecek.
Bilimle ilgilenecek.
Teknolojiyi takip edecek.
Devlet aklını, diplomasiyi ve dünyadaki güç dengelerini anlamaya çalışacak.
Çünkü 21. yüzyılın Türkçülüğü yalnızca meydanlarda slogan atan değil; üniversitede bilim üreten, fabrikada teknoloji geliştiren, tarlada üretimi artıran, ticarette güçlenen, sanatta Türk kültürünü yaşatan, Turan Coğrafyasıyla bağlarını güçlendiren ve devlet yönetiminde liyakati savunan bir nesil yetiştirmek zorundadır.
Cehaletle Türkçülük olmaz!
Türkçülük öfkeyle değil akıl ve şuurla büyür.
Sloganla değil bilgiyle güçlenir.
Nefretle değil millet sevgisiyle kökleşir.
Kuru hamasetle değil üretimle, çalışmayla ve başarıyla geleceğe taşınır.
Bizim Türkçülük anlayışımızın merkezinde Türk Milletinin Turan Devletlerinin bağımsızlığı, birliği, kültürü, dili, refahı ve geleceği vardır.
Anadolu'daki Türk'ün meselesi bizim meselemizdir.
Kerkük'teki Türkmen'in derdi bizim derdimizdir.
Kırım Türkünün, Doğu Türkistan Türkünün, Balkanlardaki Türk'ün, Kıbrıs Türkünün ve Türk dünyasının geleceği bizim gönül coğrafyamızın meselesidir.
Ancak Turan ülküsü de kuru bir slogan değildir.
Turan; önce güçlü Türkiye'dir.
Güçlü ekonomi, güçlü eğitim, güçlü bilim, güçlü savunma, güçlü kültür ve birbirine güvenen bir Türk milletidir.
Kendi ülkesinde üretmeyen, gençlerine gelecek kuramayan, bilimde ve teknolojide söz sahibi olamayan bir milletin büyük ülküleri yalnızca temenni olarak kalır.
Bu yüzden Türk gençliğine diyorum ki:
Öfkenizi değil aklınızı büyütün.
Nefretinizi değil bilginizi büyütün.
Kalabalığınızı değil niteliğinizi büyütün.
Birilerinin hazırladığı gündemin takipçisi değil, Türk milletinin geleceğinin kurucusu olun.
Bugün Türkçülüğün yükselmesinden daha önemli bir meselemiz vardır:
Türkçülüğün yükselirken Türkçülük olarak kalabilmesi.
Onu aşırılığa sürüklemek isteyenlere karşı aklımızı;
başka hesaplara kullanmak isteyenlere karşı bağımsızlığımızı;
içini boşaltmak isteyenlere karşı tarihimizi ve kültürümüzü;
milletimizi birbirine düşürmek isteyenlere karşı birlik şuurumuzu korumak zorundayız.
Bizim davamız insanlardan nefret etmek değil, Türk milletini sevmektir.
Bizim davamız kavga çıkarmak değil, Türk milletini yükseltmektir.
Bizim davamız geçmişle övünüp yerimizde saymak değil, Atalarımızdan aldığımız emaneti daha güçlü biçimde gelecek nesillere bırakmaktır.
Ve unutmayınız:
Türkçülüğün gerçek gücü öfkesinde değil, şuurundadır.
Gerçek gücü kalabalığında değil, yetiştirdiği nitelikli insanlardadır.
Gerçek gücü başkalarının korkmasında değil, Türk milletinin yeniden kendine güvenmesindedir.
Biz kimsenin taşeronu olmayacağız.
Kimsenin siyasi hesabının aparatı olmayacağız.
Doğu'nun da Batı'nın da gölgesinde yürümeyeceğiz.
Biz Türk milletinin yolunda yürüyeceğiz.
Aklımız Türk aklı,
vicdanımız Türk milletinin vicdanı,
pusulamız Türk milletinin menfaati olacaktır.
Türk gençliği;
Okuyun. Araştırın. Sorgulayın. Üretin.
Birbirinizi küçük farklılıklar üzerinden düşmanlaştırmayın.
Türk milletinin geleceğini şahısların, partilerin ve günübirlik siyasi kavgaların üzerine çıkarın.
Çünkü kişiler geçer.
Partiler değişir.
İktidarlar değişir.
Fakat Türk milleti ebediyete kadar yaşamak zorundadır.
Bizim sadakatimiz şahıslara değil Türk milletinedir.
Bizim davamız makam değil millet davasıdır.
Bizim hedefimiz günlük siyasi kazanç değil, Türk milletinin gelecek yüzyıllarıdır.
Türkçülüğün en büyük imtihanı yükselmek değildir.
Yükselirken kendisi olarak kalabilmektir.
Ve biz bu emaneti akılla, bilgiyle, ahlakla, cesaretle ve Türk milletine sarsılmaz bir sadakatle geleceğe taşıyacağız.
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Rüştü Yaylalı
TURKKON Birleşik Konfederasyonu
Denizli İl Başkanı