AKMAN’DAN ÖZBEKİSTAN’DA DİKKAT ÇEKEN MESAJ:

AKMAN’DAN ÖZBEKİSTAN’DA DİKKAT ÇEKEN MESAJ:

“ANADOLU’NUN GELECEĞİNİ NÜFUS MESELESİYLE BİRLİKTE DÜŞÜNMELİYİZ”

A+A-

Öğr. Gör. İbrahim Akman, ata yurdu Özbekistan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Semerkant, Buhara ve Hive’den Türk tarihine ve günümüz Türkiye’sine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Buhara Müslümanlarının Millî Mücadele döneminde Anadolu’ya verdiği desteği hatırlatan Akman, Moğol istilası sonrasında yaşanan Türk göçleri ile Anadolu’nun demografik dönüşümüne dikkat çekerek Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu düşük doğum oranlarını tarihsel bir perspektiften değerlendirdi.

 

Özbekistan’da Semerkant, Buhara ve Hive’yi ziyaret eden Öğr. Gör. İbrahim Akman, Türk dünyasının ortak tarih ve kültür mirasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özbekistan’ın Türkler açısından taşıdığı tarihî ve kültürel öneme vurgu yapan Akman, “İlber Ortaylı Hoca’nın ifade ettiği gibi, eğer dünyada bir ülkeye gitme şansımız olsaydı biz Türkler için gelmemiz gereken coğrafya Özbekistan olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“BUHARA BİZİM İÇİN DUYGUSAL BİR ANLAM TAŞIYOR”

Semerkant’ın başlı başına bir kültür şehri olduğunu belirten Akman, Buhara ziyaretinde ise Millî Mücadele yıllarını hatırladığını söyledi. Türkistan coğrafyasındaki Müslümanların Anadolu’daki Millî Mücadele’ye verdiği desteğe dikkat çeken Akman, şöyle konuştu:

“Buhara’ya geçince hemen Kurtuluş Mücadelemiz, Millî Mücadelemiz aklımıza geldi. Buhara Müslümanlarının fedakârlıkları, toplamış oldukları altınlar, yapmış oldukları bağışlarla Anadolu’ya silah yardımında bulunduklarını görüyoruz.”

Buhara’nın Türkiye’nin yakın tarihinde özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Akman, bölge halkının Anadolu’daki mücadeleye verdiği desteğin Türk dünyası arasındaki tarihî dayanışmanın önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

HİVE’DE ANADOLU İLE AYNI KÜLTÜRÜN İZLERİ

Özbekistan’ın tarihî şehirlerinden Hive’deki İç Kale’den de değerlendirmelerde bulunan Akman, bölgede yaşayan Türk toplulukları ile Anadolu arasındaki dil ve kültür yakınlığına dikkat çekti.

Akman, “Hive deyince benim hemen aklıma Anadolu coğrafyasıyla aynı, yani Oğuz boylarının bulunduğu bölge geliyor. Özellikle Çavdır ve Teke boylarının burada çok yoğun olarak yaşadığını görüyoruz. Sanki bir Anadolu kasabasında, Anadolu köyünde, Anadolu şehrinde bulunmuş gibi çok kolay bir şekilde dillerini anladığımız kardeşlerimizle beraberiz” dedi.

TARİHTEN GÜNÜMÜZE NÜFUS UYARISI

Akman’ın ziyaret sırasında üzerinde durduğu en dikkat çekici konulardan biri ise Anadolu’nun tarihsel demografik yapısı ve Türkiye’nin günümüzde yaşadığı nüfus sorunu oldu.

Moğol istilalarının Türkistan’dan Anadolu’ya doğru gerçekleşen göç hareketlerini hızlandırmasının Anadolu’nun Türkleşme sürecinde önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Akman, bu tarihsel süreci günümüzde Türkiye’de düşen doğum oranlarıyla birlikte değerlendirdi.

“Şu an yaşadığımız ikinci felaket de Türkiye’de doğum oranının 1,4’e düştüğünü görüyoruz. İkinci felaketle karşı karşıyayız” diyen Akman, Türkiye’nin uzun vadeli nüfus yapısına ilişkin tedbirlerin bugünden ele alınması gerektiğini savundu.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre de Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2025 yılında kadın başına 1,42 çocuğa kadar gerileyerek nüfusun yenilenme düzeyinin altında kaldı.

“TÜRK DÜNYASIYLA DEMOGRAFİK BAĞLAR DA GÜÇLENDİRİLMELİ”

Türk dünyasıyla ilişkilerin yalnızca tarihî ve kültürel boyutla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Akman, Türk soylu topluluklarla Türkiye arasındaki bağların geleceğe dönük nüfus politikaları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Akman, “Anadolu’nun tekrar 20-30 yıl sonra Türksüzleşmesi ve Türk yurdu olmasının engellenmesi amacıyla buradaki Türk soylu vatandaşlarımızın Anadolu’ya bir şekilde iskân edilmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yaşadığı nüfus sorununu tarihsel bir perspektiften değerlendiren Akman, sözlerini, “Moğol felaketinden sonra yaşadığımız ikinci en büyük felaket bu nüfus problemimiz diye düşünüyorum” ifadeleriyle tamamladı.

Akman’ın Özbekistan’dan yaptığı değerlendirmeler; Buhara’dan Millî Mücadele’ye uzanan tarihî dayanışmayı, Hive ile Anadolu arasındaki ortak Oğuz mirasını ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin nüfus tartışmalarını aynı tarihsel çizgide buluşturdu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.