“Apo”dan vazgeçin Mazlum Abdi’ye sarılın...

“Apo”dan vazgeçin Mazlum Abdi’ye sarılın...

Terör örgütü PKK/YPG/SDG’nin siyasi sözcüsü DEM Parti’nin eş genel başkanı Tuncer Bakırhan’dan..

A+A-

Mangalda, “yandı “ denilen silahlar yanmış mı?

HAYIR!..

PKK, kendini fesih etmiş mi?..

HAYIR!..

Üstüne üstlük, PKK’lı teröristler inlerine geri dönmüşler…

Kimden duyuyoruz bu gerçekleri?..

Terör örgütü PKK/YPG/SDG’nin siyasi sözcüsü DEM Parti’nin eş genel başkanı Tuncer Bakırhan’dan..

Tuncer Bakırhan, 3 gün arayla peş peşe açıklamalar yaptı, çözüm ortakları AKP ile MHP’nin façasına çizikler attı. Doğal olarak da Türkiye’nin gündemine “çözüm süreci sona mı eriyor” sorusu düştü. Bize göre, formatlanmış “çözüm süreci” çoktan bitti de, İran ve Suriye’deki gelişmelerin nihayetlenmesi beklendiği için Türkiye’de top çevriliyor!..

Tuncer Bakırhan, DEM Parti’nin Salı günkü grup toplantısında ne dedi?..

-“(Halep) Alevilere, Dürzilere açık katliam yapan bugün yönünü Kürtlere çevirmiştir. Bu somut bir gerçek değil mi, biz buna sessiz kalmayacağız sayın Bahçeli. Size düşen oradaki Kürtlerin hakkını müdafaa etmektir.”

-“Bahçeli haklı bir şey söyledi. Sayın Öcalan'ın rolünü vurguladı. 40 günü aşkındır Öcalan ile görüşme yok. 1 yıldır çağrı yapıyoruz, ortada koşulları ile ilgili bir şey yok. Diyoruz ki Öcalan'ın özgür iletişim koşullarının sağlanması gerekmiyor mu? DEM Parti elbette sürecin sağlığı için önerileri olur ve olacaktır.”

DEM Parti eş genel başkanı Tuncer Bakırhan, önceki gün (Perşembe) akşamı Sözcü TV’de de çözüm ortaklarını okşadı;

- “Öncelikle şunu söyleyeyim: Halep, Suriye’nin bir kenti. Farklı inançların, kimliklerin yüzyıllardır birlikte yaşadığı, çok stratejik, çok önemli bir kenttir.

SDG, Suriyeli bir örgüt; Suriye menşelidir. Şara Hükümeti de şu anda orada yönetimdedir. Şimdi Şara konuşsa anlarsınız, dersiniz ki Suriye’nin geçiş sürecindeki devlet başkanıdır. Mazlum Abdi konuşursa dersiniz ki SDG’nin yöneticisidir.

Yani Sayın Fidan’ın her seferinde Suriye’nin bir bakanı gibi, Suriye kabinesinde bulunan bir bakan gibi konuşması gerçekten anlaşılır gibi değil.”

“Aslında 27 Şubat çağrısı, bir biçimiyle Öcalan ile örgüt arasında iyi bir şekilde devam ediyor. Ama şimdi, SDG’nin konuşulmadığı, bizim de içinde bulunduğumuz ortamda dahi SDG’ye dair Öcalan tarafından herhangi bir şeyin söylenmediği bir noktada, bu çağrının dünyadaki bütün Kürtleri ilgilendirdiği söylenebilir mi?

Bir de, ‘tamam’ deniliyor… SDG’yı da ilgilendirsin. Bir de burada çözüm sürecini bir rayına koyalım. Hala insanlar inanmıyor, hala güvenmiyor. Hala adımlar atılmış değil. Hala, silahı bırakanlar kendi kamplarına geri döndü. Böyle bir şey olabilir mi?”

“Öcalan’ın düşünceleri tabii ki Suriye’deki Kürtler üzerinde de büyük etkisi var. Onu söylüyorum. SDG’nin kendi üzerinde de etkisi olabilir.

Burada daha bir şey yapılmamışken, verilen sözler yerine getirilmemişken, basit bir özel yasa çıkarılmamışken; Suriye’yi merkeze almak, Suriye’deki SDG’yi merkeze almak… ‘Şuradan çekil, buradan çık. Hepiniz sıraya dizilin. Arabız, Sünniyiz diye hazırola geçin’ demek… Bunlar gerçekçi değil."

***

Türkiye’de ,Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarının mealleri üzerine kafa patlatılırken, dün, DEM Parti Meclis Komisyon Üyesi Saruhan Oluç, terör örgütünün sözde haber ajansına sürecin devam ettiğini anlatan uzun bir açıklama yaptı. Oradan da alıntılar yapalım ki, sizlerde geliştirilen tezgahı daha iyi kavrayın. Bizdeki “çözüm”cülerin yüreğine su serpmeye de çalışan DEM Parti’nin Meclis Komisyonu Üyesi Saruhan Oluç, Abdullah Öcalan’la yapılan aylık rutin görüşmelerde gecikme olduğunu, ama görüşmenin mutlaka gerçekleşeceğini söyledi. Yaşanan gelişmeler nedeniyle görüşmenin önemine dikkat çeken Saruhan Oluç, “O nedenle bir an önce görüşmenin yapılması iyi olacaktır. Ayrıca Suriye’de yaşanan gelişmelerin değerlendirilmesi ve bu konuda Sayın Öcalan’ın görüşlerinin öğrenilmesi açısından da önemli. Bu yüzden beklentimiz, görüşmenin çok fazla gecikmeden yapılmasıdır” dedi.

Halep’te “Kürtlere yönelik saldırıların” ardından sürecin tıkandığına dair yorumlar yapıldığına işaret eden Saruhan Oluç, “Süreç devam ediyor, bitmedi. Sürecin başaktörü Sayın Öcalan’dır. Sayın Öcalan ‘Bitti’ demeden süreç bitmez. Ama kimi pürüzler yaşanıyor. Komisyon çalışmaları açısından baktığımızda kimi zaman sorunlar yaşanıyor ki bu doğal, yaşanır böyle sorunlar” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin desteği”yle HTŞ’nin yeni saldırı planlarına dair hazırlıklar olduğunu iddia eden Saruhan Oluç, şöyle devam etti:

“Bu, aslında Cumhuriyet tarihi boyunca sürdürülen geleneksel devlet politikalarına ve kodlarına geri dönme adımıdır. O hevestir. Peki, geleneksel kodlara baktığımızda neyi görüyoruz? Tekçi anlayışı görüyoruz. Yani Suriye’de farklı halkların, kimliklerin ve kültürlerin özgürce kendilerini ifade edebildikleri anayasal bir zeminin oluşmasını; kendilerini yönetebildikleri ve aynı zamanda Suriye’yi ortaklaşa yönetebildikleri bir yapının ortaya çıkmasını istememektir. Geleneksel kodlar bunlardır. Bundan vazgeçilmesi gerekiyor.”

***

Tuncer Bakırhan ve Saruhan Oluç’un konuşmalarının bütününde -dikkatle bakılırsa- çözüm ortakları ile terörist Öcalan arasında yapılan gizli görüşmelere vurgu yapılıyor. İki isim de çok açıktan söyleyemiyor ama MİT ile ya da iktidar ile DEM Parti’nin yaptığı görüşmeler, bugüne kadar hiç bilinmeyen başlıklar, basına yansırsa ne olacak?

DEM Parti, çözüm ortaklarının belini iyice bükmek için çok açıktan tehdit ediyor. Onlar için en çıkar yol; Abdullah Öcalan’dan nazikçe vaz geçip terörist Mazlum Abdi’ye sarılmak herhalde!.. DEM, iktidara ve küçük ortaklarına başka çıkar yol bırakmayacak gibi gözüküyor!..

Ahmet TAKAN / Yeniçağ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.