
Bahçeli, ‘Mandela APO’ statüsüne olur verdi...
Konuya derinlemesine dalmadan önce 20 Şubat’ta kaleme aldığım “Sarayda Uykusu Kaçanlar Var” başlıklı köşe yazımdan bir alıntı ile hatırlatayım;
Halil Falyalı… Adı karanlık ilişkilerle anılan, KKTC’de beş yıldızlı otel, kumarhane ve çeşitli sektörlerde şirketlerin sahibi olan, 2022 ‘de uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybeden “iş insanı”… ABD'de uluslararası para aklama ve uyuşturucu trafiği suçlamasıyla aranmaktaydı. Aynı zamanda bir dönem Mağusa Türk Gücü başkanlığı da yapmıştı.
Konuya derinlemesine dalmadan önce 20 Şubat’ta kaleme aldığım “Sarayda Uykusu Kaçanlar Var” başlıklı köşe yazımdan bir alıntı ile hatırlatayım;
“Adalet Bakanı Akın Gürlek, çok kısa zaman içinde kendi ekibini kurdu. Daha önce de kaleme aldım; İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de Adalet Bakan Yardımcısı gibi çalışacak. Güvenlik koridorlarında Tayyip Erdoğan’ın Akın Gürlek’e ‘sonuna kadar gidin’ talimatı verdiği konuşuluyor. Ankara’daki güvenlik kaynaklarında yapılan yorumlar şöyle;
(Özellikle son dönemde Adalet Bakanlığı başta olmak üzere yargıda yaşanan rüşvet olayları, bunların söylenti olmaktan çıkması başta müesses nizam olmak üzere yürütme organını ve yine Cumhurbaşkanı’nı çok rahatsız etti. Bu nokta da en önemli atama aslında Bakan yardımcılıkları değil. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan atama çok önemli. Yeni gelen savcı operasyonları daha da hızlandıracak. Bugünlerde gördüğümüz operasyonlardan çok daha fazlasını önümüzdeki dönemde görebiliriz. Kritik bir başka nokta Bakanların etrafı boşaltılıyor. Görevden alınan Bakanların poz verdikleri ve medyaya yansıyan isimlerin tamamı etkisiz hale getiriliyor. Bu da önemli bir konu. ‘Artık Güneydoğu Anadolu Bölgesi benden sorulur’ diyenlerin de önü kesilecek. Operasyon Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bazı üst düzey isimlere kadar gidebilir. Cumhurbaşkanı’nın etrafında konumlanmış rant ekibinin de kolunun kanadının kesilmesi söz konusu olursa bu Türkiye’deki yasa dışı gelirlerin önüne geçilmesi açısından önemli olacaktır.)”
***
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantılarının en sonunda eliyle “kimse ayağa fırlamasın konuşmamın bitmesini bekleyin” talimatı vererek flaş noktalamalar yapıyor. Hareketin lideri Bahçeli, dün de öyle yaptı, konuşmasının sonunu, ana metinden kopuk gibi gözüken şu sözlerle bitirdi;
“ … Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyorken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda futbolda bahis ve şike olarak bilinen soruşturmanın ne kadar önemli olduğunu söylemeliyim.
Bahis hesabı bulunduğu belirlenen,
Özellikle yöneticisi olduğu takım ile rakip takım arasındaki müsabakada rakip takım üzerine bahis oynadığı tespit edilenlerin elbette yakalarından tutulmalı, bu suretle mağduriyet yaşayan kulüplerimizin hakkı ve hukuku muhakkak gözetilmelidir.
Türk Futbol Federasyonu’nun başkanı çok sağlıklı bir adım atmıştır, cesurdur, delikanlıdır, yoluna devam etmelidir.”
***
Futbol kulüplerinin dünyada ve Türkiye’de kara para aklama odakları haline geldiği artık inkâr edilemez bir gerçek. Peki, Devlet Bahçeli’nin bu sözleri ne mana ifade ediyor? “Delikanlı”ya desteğin arkasında ne olabilir?..
Başkent Ankara’nın güvenlik koridorlarında şöyle bir tur attım. Duyduklarımı, kalemin elverdiği ölçüde şöyle aktarabilirim;
“Türkiye’de önümüzdeki dönem kara para operasyonları sürecek ama Türkiye’yi ciddi bir kaosun beklediği de ortada. Geçtiğimiz günlerde yapılan atamalar Türkiye’de neler olacağının da habercisi. Kara para operasyonları ve özellikle de bahse yönelik operasyonlar KKTC’ye, Halil Falyalı ve eski KKTC Cumhurbaşkanı…’a kadar uzanabilir. Bunun için ciddi bir çalışma var. Kara para ve narko dolar ile mücadelede iktidar şu ana kadar çok ciddi. İttifakın her iki partisi de sonuna kadar gidilmesini destekliyor. Bu kara paranın tüm yönleriyle araştırılması söz konusu. Burada dikkat edilmesi gereken husus; herkesin ‘benim adamım’ anlayışından uzak durması ayrıca operasyon yapılan şirketleri vergi durumları ve SSK prim durumları gözden geçirildikten sonra tekrar mal varlıklarının iade edilmemesi.”
***
“Operasyonlar KKTC’ye, Halil Falyalı ve eski KKTC Cumhurbaşkanı … ‘a kadar uzanabilir” satırında, noktalama ile geçtiğim ismi merak ettiğinizden eminim. Ancak, “yazılmama” kaydı konduğu için isim bende, ambargo kalkana kadar saklı kalacak. Ancak görünen o ki; uykusu kaçanlar ve de kaçacaklar sadece saray ile sınırlı kalmayacak!.. Eğer, saray iktidarı ve küçük ortağı söylediklerinde samimiyse “kararlıymış” gibi yapmıyorlarsa!..
***
MHP Genel Başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin dünkü konuşmasında, “Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” bölümü vardı. “Statü”nün ne olacağı hemen tartışmaya açıldı. Doğrusunu söylemek gerekirse, şaşırdım.
“Statü” belli ve net değil mi?..
Açıklamanın üstünde dumanı tütüyor… “Daha geçenlerde, DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ı Mandela'ya benzeterek; Silah bıraktıran, çözüme götüren, demokratikleşmeyi savunan ve sadece kendisinin muktedir olduğu bir işte nasıl tutsak olabilir. Bu meselenin yürütülmesi gerekiyor. Bu bir anda olup bitecek bir mesele değil. Tarihsel bir haksızlık ve adaletsizlikten bahsediyoruz. Mandela en çok benzer konumda olan liderlerden biri. O da sonra cumhurbaşkanı oldu. Özgürlüğüne kavuştu ve Nobel Barış Ödülü aldı" dememiş miydi?...
Hareketin lideri, dün aslında “olur” cevabını üstü kapalı verdi;
Bebek katili Öcalan’a Mandela statüsü verilecek!..


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.