Boş yapma Mehmet Bey…

Boş yapma Mehmet Bey…

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sonunda sözümüze geldi.

A+A-

"Gıda enflasyonunu sadece para ve maliye politikasıyla çözemeyeceğimiz ortada. O nedenle kalıcı çözüm arz yönlü, yani yapısal dönüşümden geçiyor. Tarımın desteklenmesinden, üretimin artırılmasından geçiyor."

dedi…

İyi de o zaman neden zamanında bunu yapmadınız?

Neden;

"Faiz artacak..."

"Talep düşecek..."

"Enflasyon gerileyecek..."

hikâyesi anlattınız?

Neden milletin ve şirketlerin resmen içinden geçtiniz?

Mesele gayet açıkken ve milli kaynaklarla üretim olmadan fiyatların düşmesi imkânsızken, miyopik ve kolaycı bir bakış açısıyla neden bu politikasızlıkta ısrar ettiniz?

İşin daha kötü tarafı ise olaylara bu kadar sığ bakan Mehmet Bey ve şürekasının yıllardır iş başında olması.

Yanlış anlamayın, sadece son üç yıl değil, beyefendinin onlarca yılı bulan görev süresi var.

Ve ne yazık ki bu uzun süreler boyunca Mehmet Bey, hep üretimi yok sayıp finans monşerlerine çalışmış.

Ve o monşerler sürekli zenginleşirken vatandaş hep ağır bedeller ödemek zorunda kalmış.

Bu arada ben Mehmet Bey'in bu söyleminde de samimi olduğu düşüncesinde değilim.

Konu ve ortam gereği mecbur kalmış gibi.

Dolayısıyla "aynı kafa, aynı tavırla" devam edecek.

Ekonominin gerçekte;

Tarla,

Fabrika,

Hayvancılık,

Lojistik,

Depolama,

Üretim zinciri,

daha ötesi vatandaş olduğunu ısrarla göz ardı edip, para ve faiz politikalarıyla "Londralı tefecilere" kıyak yapmaya devam edecek.

Milli kaynaklarla üretimi yok sayıp iç ve dış pazarı yabancı tekellere sunmaya devam edecek.

Sanayiyi küçültüp,

Yatırımları durma noktasına getirip,

Yerli şirketleri borç batağına batırıp,

Tarımı yok saymaya devam edecek.

Ve süslü püslü finansal söylemlerle gerçeklerin üzerini kapatmaya devam edecek.

Nitekim Mehmet Bey'in bu söylemi bile niyetini ayan beyan ortaya koyuyor.

"2026 yılında tarıma 938 milyar liralık destek verdik." diyor.

Yine rakam oyunları yani…

Oysa destek belli: Yıl toplamında sadece 168 milyar lira.

Mehmet Bey'in söylediği mi?

Gerçek çiftçinin ulaşamadığı;

faiz sübvansiyonları,

vergi avantajları,

kredi kolaylıkları,

sigorta destekleri...

Yani sadece birkaç seçkin tarım tekeline sağlanan kıyaklar.

Dolayısıyla açıklanan rakamın "gerçekten ihtiyacı olan çiftçi" ile hiçbir alakası yok.

Kaldı ki bugün çiftçinin en büyük sorunu yalnızca kredi faizi değil.

Mazot pahalı.

Gübre pahalı.

Tohum pahalı.

Yem pahalı.

İlaç pahalı.

Elektrik pahalı.

Sulama pahalı.

İşçilik pahalı.

Nakliye pahalı.

Hasat maliyeti pahalı.

Bu nedenle ürününü satarken de para kazanamıyor.

Vatandaş ise aynı ürünü pazarda ve markette çok pahalıya almak zorunda kalıyor.

Anlayacağınız;

Bir tarafta domatesi tarlada zararına satan çiftçi...

Diğer tarafta aynı domatesi markette kilosu katlanmış fiyatlarla almak zorunda kalan vatandaş.

Bir ülkede hem çiftçi kazanamıyor,

hem vatandaş alamıyorsa...

Ortada ciddi bir sistem sorunu var demektir.

Yani aslında bugün ödediğimiz yüksek gıda fiyatlarının önemli bir bölümü, yıllardır çözülemeyen yapısal sorunların faturası.

Bakın;

Hollanda'nın yüzölçümü neredeyse Türkiye'nin yirmide biri.

Buna rağmen dünyanın en büyük tarım ihracatçılarından birisi.

Neden?

Çünkü mesele toprağın büyüklüğü değil.

Mesele;

Verimlilik.

Teknoloji.

Planlama.

Kooperatifleşme.

Soğuk hava zinciri.

Lojistik.

Dijital tarım.

Akıllı sulama.

Tohum geliştirme.

Eğer senin adam gibi bir planlaman yoksa, boşa konuşmaya devam edersin.

Sayın Şimşek, bu yıl gıda üretiminde önemli artış beklediklerini söylüyor.

Olursa hepimiz seviniriz.

Çünkü üretim arttığında fiyat belki düşer.

Ancak bunu açıklamalar değil, rakamlar gösterecek.

Hasat gösterecek.

Pazar gösterecek.

Market gösterecek.

En önemlisi de vatandaşın alışveriş sepeti gösterecek.

Çünkü vatandaş TÜİK tablosuyla değil, market fişiyle yaşıyor.

Enflasyonu ekranda değil, kasada hissediyor.

Çünkü vatandaş açıklamaları değil, pazardaki fiyatları görüyor.

Çiftçi konuşmaları değil, mazot pompasındaki rakamı görüyor.

Ve unutmayalım...

Bir ülke faizle zenginleşmez.

Bir ülke üretmeden kalkınmaz.

Faiz, enflasyonu bir süre yavaşlatabilir.

Ama sofradaki ekmeği büyütecek olan tek şey milli kaynaklarla üretimdir.

 

Selçuk Geçer

Selçuk Geçer

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.