
Devletin omurgası tartışma konusu olamaz!
56 kuruluşun iştirakiyle oluşturulan “Türk Öze Dönüş Platformu”nun düzenlediği Kahvaltılı Basın Toplantısı, Ankara Kent Konseyi Salonu’nda gerçekleştirildi
5 Federasyon, 11 vakıf, 31 dernek, 1 birlik, 1 topluluk, 2 platform, 1 kooperatif, 3 sendika ve 1 partinin yer aldığı toplam 56 kuruluşun iştirakiyle oluşturulan Türk Öze Dönüş Platformu’nun düzenlediği Kahvaltılı Basın Toplantısı, 24 Nisan 2026 Cuma günü (dün) Ankara Kent Konseyi Salonu’nda gerçekleştirildi.
Platformun amacı, ilkeleri ve temel değerlerinin kamuoyuna tanıtıldığı toplantıda, Türkiye’de ve bölgede meydana gelen gelişmeler de değerlendirildi. Kahvaltılı basın toplantısına gazetecilerin yanı sıra dernek, vakıf, birlik, platform, kooperatif, sendika ve parti başkanları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Öze Dönüş Platformunun tanıtım videosunun gösterimi yapıldı.
Türk Öze Dönüş Platformu’ndan güçlü çağrı: “Ortak akıl, ortak gelecek”
Öze Dönüş Platformunun tanıtımı için kürsüye gelen, Orta Anadolu Yardımlaşma, Dayanışma ve Kalkınma Derneği Başkanı Ahmet Ünsal, açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Türk Öze Dönüş Platformu, bu ülkenin ortak aklına, ortak vicdanına ve ortak geleceğine yapılan bir çağrıdır.
Biz başkalarının gündemini takip eden bir ülke değil, kendi gündemini belirleyen bir ülke idealine inanıyoruz. Bu platform, bir teklif hareketidir. Kendi değerlerinden utanmayan, kendi tarihinden kopmayan, kendi geleceğini başkalarının iradesine bırakmayan bir Türkiye için çalışacağız.”
Daha sonra söz alan Dolunay Dergiler topluluğu derneği başkanı Ufuk Baykal Ülger, “Yeni Küresel Düzenin Eşiğinde Türkiye ve Türk Dünyasının Stratejik Yükselişi” konulu sunumunu gerçekleştirdi.
Atila Şimşek’ten net mesaj: "Milli devlet ilkesi zayıflatılamaz”
“TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’nun Değerlendirilmesi”ni Türk Öze Dönüş Platformu Başkanı, emekli Kurmay Albay Atila Şimşek yaptı. Atila Şimşek, Türk Öze Dönüş Platformu açısından meselenin terörün sona erdirilmesi olmadığını; asıl konunun, bu hedef doğrultusunda önerilen çerçevenin Cumhuriyetin kurucu omurgasıyla ne ölçüde uyumlu olduğunun belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Şimşek, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün tartışmaya dahi açılamayacağını vurguladı. Platform Başkanı Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortak vatandaşlık hukuku zedelenemez, kamu otoritesi muğlaklaştırılamaz. Hukuk devleti bir süreç başlığı değil, rejim ilkesidir. Normun kaynağı iyi niyet değil, bağlayıcılıktır. Adalet yalnızca failin hukuki pozisyonuna indirgenemez; mağdurun onuru, toplumun vicdanı ve devletin meşruiyeti bu denklemin ayrılmaz parçalarıdır.”
Şimşek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Özgürlük ile güvenlik arasındaki denge, devleti çözerek değil; devleti hukuk içinde güçlendirerek kurulabilir. Kurucu omurgası görünmeyen süreç metinleri, uygulamada yorum savaşına dönüşür. Silahların susması, devletin işi bitti anlamına gelmez. Boşluk seven tek şey fizik değildir; siyasal alan da boşluğu sevmez.
Terörün tasfiyesi, anayasal çekirdeği muğlaklaştırarak değil; milli devletin kararlılığı ve hukukun uygulanmasıyla kalıcı hâle gelir. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği; millî egemenlik, üniter devlet yapısı ve kurucu Cumhuriyet değerleri üzerinde yükselmeye devam etmelidir.”
Kapanışta güçlü vurgu: “Türkiye kimliğiyle ve milletiyle vardır”

Platformu oluşturan İzmir Yüksek Ticaretliler Derneği (İZİMDER) Başkanı Sezayi Altun, programın kapanış konuşmasını yaptı. Altun konuşmasında, şunları ifade etti:
“Türkiye bir yol ayrımındadır. Ya belirsizliklerin hâkim olduğu bir süreç… ya da kurucu değerler temelinde güçlü bir istikamet… Türkiye’nin en büyük gücü, millet olma bilincidir. Ve bu bilinç zayıflarsa, hiçbir güç tek başına yeterli olmaz.
Türkiye’nin geleceği; belirsizlikler üzerinden değil, net ilkeler üzerinden, ortak aidiyet temelinde ve güçlü bir millî devlet anlayışı ile inşa edilmelidir. Asıl güç; kimliğine sahip çıkan irade, birliğini koruyan şuur ve geleceğine sahip çıkan kararlılıktır. Biz buradayız. Bu irade için buradayız. Bu milletin birliği için buradayız. Türkiye; kimliğiyle vardır, milletiyle vardır ve ilelebet var olacaktır.”
Program, katılımcıların değerlendirmeleri ve birlikte fotoğraf çekimi ile sonlandı. Kaynak :Dik Gazete

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.