Elçibey'i Anıyoruz... Arıyoruz

Elçibey'i Anıyoruz... Arıyoruz

Kardeş Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey'i Anıyoruz

A+A-

ELÇİBEY’İ ANIYORUZ.., ARIYORUZ… 22 Ağustos 2000 günü, Türk Dünyası gerçek bir askerini, Elçibey’ini yitirmişti. Ölüm yıldönümünde saygıyla, rahmetle anıyoruz onu. Türk Milletinin öz evladı, gerçek sevdalısıydı. 1991 yılının 14 Haziran günü Bakü Azatlık Meydanındaki Hükümet Konağında Türkiye’den gelen kafileye bir konuşma yapmıştı. Halk Cephesi lideriydi henüz Cumhurbaşkanı değildi. Sade, etkileyici bir konuşmaydı. Not almıştım; *** Bayrağımızdaki üç renk; Mavi=Türklük, kırmızı=Muasırlık(çağdaşlık), Yeşil=İslamlık rumuzudur. “Bizim bağrımız çerağ (yağ kandili lamba mum) kimin. Milli devlet peşindeyiz... Milli devlet ilk defa Türkiye’de Atatürk tarafından kuruldu. Ben Atatürk’ün askeriyim... Şerefli yaşamak, şerefli ölmek... işte Türk’e yakışan budur. Biz ışığı Türkiye’den aldık, Türkistan bizden alacak. Türk’ün yüzü güneşe doğru olanda galip gelmiştir hep. Sovyetlerin bizden istediği iki şey vardır. Pul(para), ve kul(köle) Onun yüzündendir ki en kafası çalışmayanımızı en başa oturturlar. “Zulm ile abad olan gün gelir berbat olur” İran tarihte Türk’ün köprüsünü yıkmıştır. O yüzden fark yoktur Tahranla, Moskova arasında. Şiilik İran’ın elinde eğri çizgiye dönüştürülmüştür. Orak haline getirilmiştir. Bunun yavaş yavaş düz(doğru) haline getirilmesi lazımdır” *** İki yıl sonra öğretmen olarak gittiğimde Cumhurbaşkanıydı. Malum güçler uzun süre görevde tutmadılar onu. 1918 yılında bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan'ın, ilk Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzade’ye tahammül edemeyenler, (Rusya hesabına çalışanlar, etrafındaki suret-i haktan görünenler, menfaat şebekeleri) ona da tahammül edemediler. On üç yıl sonra Bakü Kabristanında kabrini ziyaret ettim. Görkemli kabirler arasında bir sade mezar. Üzerinde Azerbaycan Bayrağıyla beraber üstünü örten dallar arasına gerili bağımsız diğer beş Türk Devletinin bayrakları. Altında bir not; “Burada bir Türk askeri yatır” Ebulfez Elçibeyi tarif için başka söze de gerek yok. *** 1974 yılında Sovyetler döneminde komünist rejim onu yargılarken alır kalemi eline r şunları yazar: “Her kimsenin var kimsesi/Men kimsenin yok kimsesi Ey kimsesizler kimsesi/Men kimsenin ol kimsesi”. Dörtlük onu değil sadece, “Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığı” gerçeğini de ortaya koymaktadır. Türk milleti öz evlatlarını iyi tanımalıdır. Başını üstüne çıkardıklarının , gerçekte kim olduklarını da... Örnek almalı, ibret almalıdır onlardan her Türk. Kolay yetişmiyor Elçibeyler, Ahmet Sadıklar, Cemil Kırımlı oğulları, İsa Yusuf Alptekinler, Rauf Denktaşlar, Başbuğlar... Adları Türk milletiyle yaşayacak, yaşatılacaklardır. Milletinin kalbidir her birinin yeri.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum