
"FONCULARI BESLEMEK İÇİN MİLLETİ AÇ BIRAKTILAR"
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 28. Dönem 5. Yasama Yılı’ndaki ilk toplantısını 6 Ekim Salı günü gerçekleştirdi.
BİÇER KARACA’DAN MERKEZ BANKASI’NA FON VURGUNU TEPKİSİ
Bu soygunu grafik şovla gizleyemezsiniz
Foncuları beslemek için milleti aç bıraktılar
Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olarak ilk toplantıya katılan CHP Denizli Milletvekili Gülizar BİÇER KARACA, “500 milyar lirayı aşan şüpheli değer şişmesi iddiaları ortadayken susmak, sorunu ortadan kaldırmaz, aksine derinleştirir. Türkiye’nin asıl ekonomik krizi güven krizidir” dedi.
MERKEZ BANKASI, GRAFİKLERİ ANLATTI FON VURGUNUNU PAS GEÇTİ
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nun 28. Dönem 5. Yasama Yılı’ndaki ilk toplantısında Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, küresel ekonomi, enflasyon, para politikası ve finansal koşullara ilişkin sunum yaptı. Ancak yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturması ve Türkiye’nin finansal sisteminde yarattığı ağır tahribata sunumda yer verilmedi. Muhalefetin bu konudaki ısrarlı soruları da yanıtsız kaldı. CHP Denizli Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Gülizar Biçer Karaca, Komisyon toplantısının ardından yaptığı değerlendirmede Merkez Bankası yönetimini ve ekonomik sistemi özetle şu ifadelerle eleştirdi:
DOLANDIRICILIK, HORTUMLAMA, TAHRİBAT, SOYGUN DÜZENİ
“Toplam büyüklüğü 500 milyar lirayı aşan fon dolandırıcılığı yüzünden, yüz binlerce yatırımcı doğrudan zarara uğratılmış, bu dolandırıcılık fiilinin ekonomide yarattığı büyük tahribat ise 86 milyon yurttaşımıza bedel ödetmektedir. Hal böyle iken Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan Merkez Bankası sunumunda grafikler, rakamlar, analizler, öngörüler havada uçuşmuş lakin fon krizi teğet geçilmiştir. Yatırımcının parasının nasıl hortumlandığı, kamu idarelerinin denetim ve gözetim görevlerinin nasıl ihmal edildiği anlatılmadı, sorular cevapsız bırakıldı. Devlet soygun bittikten sonra ortaya çıkıp ‘zararı tespit ediyoruz’ diyemez. Asıl soru şudur: Bu düzen neden zamanında durdurulmadı? Kim denetlemedi, kim görmedi, kim müdahale etmedi? Millet bu soruların cevabını istiyor.”
“SORUN MERKEZ BANKASI’NIN ARAÇLARINDA DEĞİL, DİREKSİYONDAKİ FONCU YANDAŞLARDA”
Türkiye’nin ekonomik sorunlarının yalnızca faiz ve enflasyon üzerinden açıklanamayacağını vurgulayan Biçer Karaca şöyle konuştu: “Merkez Bankası ne kadar doğru adım atarsa atsın, kuralların işlemediği, denetimin geciktiği, ayrıcalığın ve güvensizliğin büyüdüğü bir ekonomide istikrar kurulamaz. Sorun araçlarda değil, direksiyondadır.”
RANT, YOKSULLUK, YOLSUZLUK
Vergi ve faiz yüküne, derin yoksulluğa ve rant düzenine dikkat çeken Biçer Karaca, vatandaşın ödediği kaynakların üretim yerine faiz ödemelerine gittiğini söyledi: “İlk sekiz ayda KDV ve ÖTV yaklaşık 4 trilyon liraya çıktı. Faiz ödemeleri 2 trilyon liraya yaklaştı. Vatandaşın cebinden alınan kaynak üretime, istihdama ve refaha değil, borcun faizine gidiyor. Buna ekonomik başarı denemez.”
MİLLET AÇ YATARKEN ZENGİNLEŞEN FON SEVİCİLER BİZDEN DEĞİLDİR!
Geniş tanımlı işsizliğin 12 milyon 608 bine ulaştığını hatırlatan Biçer Karaca, Denizli’de tekstil sektöründeki istihdam kaybına, derin yoksulluğa, geniş tanımlı işsizliğe, güvencesizliğe ve faturanın kesildiği emek kesiminin yaşadığı sorunlara da dikkat çekti: “Denizli’de fabrikalar küçülürken, kadın istihdamı gerilerken, milyonlarca insan iş ararken ve hatta iş aramaktan vazgeçenlerin sayısı her geçen gün katlanırken ekonominin kağıt üzerindeki rakamlarla iyi seyrettiği algısının ve her şey yolunda simülasyonunun vatandaş nezdinde karşılığı yok. Vatandaşın mutfağında karşılığı olmayan büyüme ne büyümedir ne ekonomi yönetimi… Çocukları yatağa aç giden bir ülke yaratanlar da ne liderdir ne sorumlu siyasetçi!”
ÇÖZÜM ADİL BÖLÜŞÜM, DEMOKRATİK YAŞAM VE GÜVENCE VE İSTİKRAR
Biçer Karaca, Türkiye’nin temel sorununun güven kaybı olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün Türkiye’nin en büyük ekonomik sorunu enflasyondan öte güven kaybıdır. Millet parasının korunacağına, yatırımcının hakkının gözetileceğine, kurumların görevini yapacağına güvenmiyor. Güvenin olmadığı yerde istikrar da olmaz, yatırım da olmaz, refah da olmaz. İhtiyacımız olan şey; yeni grafikler değil; hesabını veren, denetleyen ve kuralları herkese eşit uygulayan bir devlet düzeni, antidemokratik tek adam rejiminin sonlandığı bir özgürlükler ülkesidir. Türkiye adil bölüşümün sağlandığı, demokrasinin ve hak özgürlüklerin güvence altına alındığı bir ülke olmayı hak ediyor. ”


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.