Iğdır Hakmehmet'ten Ermeni Katliamına Lanet

Iğdır Hakmehmet'ten Ermeni Katliamına Lanet

Iğdır'ın Merkeze bağlı Hakmehmet köyünde 1919 yılında Ermeniler tarafından katledilen şehitler unutulamayarak anıldı.

A+A-

1919 Yılında ataları Ermenilerce şehit edilen Hakmehmet köyü halkı şehitliği ziyaret ederek dualar okuyup Ermenilerin yaptığı katliamı bir kere daha lanetlediler.

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu    Iğdır  Azerbaycan Evi Derneği tarafından   Hakmehmet  köyüne yapılan ziyarette şehitler haftası nedeniyle Hakmehmet köyü şehitleri kuran okunarak anıldı.

Köyde bulunan ve 1989 yılında yapılan kazı sonucunda ortaya çıkarılan toplu mezardan 51 (köylülülerin ifadesine göre  83 ) kişinin cesedi çıkarılarak yapılan anıt mezarı ziyaret eden  vatandaşlar burada Fatiha okuyarak dua ettiler.

Doğu Anadolu’da Ermeni çetelerinin yaptığı katliamların izleri  devam ederken  Ermeni Diasporasının her yıl 24 Nisan'da 1915 olayları ve sözde 'Ermeni Soykırımı' yalanını gündeme getirmesine tepkiler de devam ediyor.

Iğdır Azerbaycan Evi Derneği başkanı Serdar Ünsal, ve Hakmehmet Köyü sakinleri  köyde toplanarak 1919 yılında Ermeniler tarafından katledilen şehitler için Kuran-ı Kerim okudu,  dualar etti.         

Burada bir açıklama yapan Iğdır Azerbaycan Evi Derneği başkanı Serdar Ünsal, “1919 yılında Ermeniler Iğdır'ın Tuzluca ilçesindeki Gedikli köyünde yine Iğdır merkezdeki Oba ve Hakmehmet köylerinde bir katliam gerçekleştirmişlerdir.  Oba köyünde ve Gedikli köyünde insanları tandır damlarına doldurarak diri diri yakmışlardır. Yine şu an içinde bulunduğumuz Hakmehmet köyünde bulunduğumuz bu yerde insanları su kuyusuna doldurarak yüze  yakın insanı diri diri su kuyusunda boğarak şehit etmişlerdir. 1919 yılında Türkiye'de Doğu Anadolu bölgesinde Iğdır'da katliam yapanların torunları 1992 yılında Azerbaycan'ın Hocalı şehrinde aynı soykırımı gerçekleştirmiştir.  Türk bayraklarını Azerbaycan bayraklarını bugün Ermenistan'da yakmışlardı.  Biz asil Türk milleti olarak Ermenilere hiçbir zaman soykırım yapmamışız onları hep korumuşuzdur,  müdafaa etmişizdir. Osmanlı tarihine baktığımız zaman koruduğumuz Sadık-I  Millet dediğimiz Ermenilerin Dışişleri Bakanlığı’nda Maliye Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde olduğunu görmemiz mümkündür.  Hastalıkta ölen insanları Türkler öldürdü diye yaygara yapmaktadırlar.  Biz asil Türk milleti olarak hiçbir zaman Ermenilere veya başka milletlere katliam yapmamışız yapmamız da mümkün değildir” dedi.

‘Garo Paylan’a tepki’

Garo Paylan’ın 'Ermeni Soykırımını tanınması için TBMM'ye verdiği kanun teklifine sert tepki gösteren Ünsal, “Bugün Türk vatandaşı olan fakat Ermeni kökenli Garo Paylan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir soru önergesi bir teklif vererek soykırımı tanıyın demiştir. Bu bir terbiyesizliktir. Türk devletine meydan okumaktır. Garo Paylan ve partisi kınıyoruz. Garo Paylan Türk milletinden özür dilemelidir” dedi.

Katliamı canlı tanıklardan dinlediğini söyleyen Iğdır  Muhtarlar Derneği Başkanı Mikail Ud,"Ermeniler tarafından şehit edilen 83 tane şehidimizin nasıl şehit edildiklerine dair geçtiğimiz yıllarda rahmetli olan canlı şahitlerinin ağzından defalarca dinledim. Bunlardan Hacı Abbas Güneş ve Hacı Oruç Türkeli adındaki vatandaşlarımız katliamın yapıldığı gün 11-12 yaşlarındaydılar.  Hemen karşıdaki duvarın arkasında bu olayı nasıl gerçekleştiğini bize anlatıyorlardı. Ölünceye kadar da anlatıp ağlıyorlardı. Düzenli Ermeni ordusu bunlar çete değil köylüyü toplamışlar. Van tarafından gelen Ermeniler ile birleşerek bu köyün etrafını sarıyorlar, bütün aile reislerini silahsız Müslümanları burada toplayarak 12-13 metre su aldığımız kuyularının başına getiriyorlar. Burada hepsini hançerleyerek, kurşunlayarak hepsini su kuyusun atıyorlar. Bir tane de büyük baş hayvan atarak üzerlerine atıyorlar ki yaralı olanlar çıkmasın"

‘Kuyu 1999 yılında açıldı’

“Biz bu kuyuyu 1999 yılında dönemin Valisi Sayın Şemsettin Uzun ile Atatürk Üniversitesindeki hocalar ile bu kuyunun açılmasına karar verildi. Bu kuyuyu 1999 yılında açarak dünya kamuoyu gözünün önünde şehitlerimizin naşını burada sergiledik.  Buraya Avustralyalı İtalyan tarihçi ve BBC televizyonu da buradaydı. Müslümanların burada nasıl katledildiğini gözlemlerini burada yaptılar ve kamuoyuna duyurdular. Bir köyün 83 tane hane reisini bir anda dünyada siliyorlar. Köyün tarihçesini yok etmek için böyle bir katliam yaptılar. 19119 yılında burada yaptıklarını 1992 yılında Azerbaycan’da soydaşlarımıza yine yaptılar” dedi.

Türk milletinin hiçbir zaman katliam yapmadığını belirten Sözer Akyıldırım, “Türkiye mazlumların vatanı haline gelmiştir. Türk Devleti Türk milleti her zaman azınlıklara kol kanat germiştir. Ama maalesef Osmanlı’nın son dönemlerinde devlet zayıflayınca içimizde yaşayan ekmeğimizi yiyen, suyumuzu içen, havamızı soluyan bu gruplar bu insanlar maalesef Van’da, Erzurum’da, Erzincan’da, Malatya’da, Kahramanmaraş’ta, Kars’ta katliamlar yapmışlardır” dedi.

1991 Hakmehmet köyü katliamında sadece babası sağ kurtulan Feremez  Duman, “Bu katliamda sadece babam sağ kurtuldu, bu kuyuya babamın ismi Uzun Hüseyin kuyusu adı verildi. Eğer biz Ermenilere katliam yaptıysak Türkiye’nin en güzel yerlerinde bunlar nasıl yaşıyor. Bunlara katliam yaptıysak bunlar nasıl bugün varlar. Katliam istiyorlarsa buyursunlar Azerbaycan’a baksınlar. Şuşa, Laçin, Karabağ ve diğer yerlerdeki şehitler Ermeni midir? Biz Türk halkıyız biz kimseye haksızlık yapmadık, kimse de bize haksızlık yapamaz” dedi.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.