IĞDIR’IN KAHRAMANLARI: OLMASALARDI, OLMAZDIK!

IĞDIR’IN KAHRAMANLARI: OLMASALARDI, OLMAZDIK!

Iğdır, 81 ilimiz arasında 92 yıl süreyle en uzun süre işgal altında kalan ilimizdir.

A+A-

Dar bir havzada soydaşlarıyla bağlantısı kopmuş, askerlik ve memuriyetten men edilmiş, en çok sivil kayıp veren, yerinden yurdundan, toprağından gaçgın düşen, sahip olduğu maddi varlıkları yağmalanan, birlikte yaşadığı Ermenilerin ihanetine uğrayan; Misak-ı Millî’ye dâhil olmadığı hâlde halk milisleri kurup kahramanca direnen bir serhat şehrimizdir.

281ae087-ee34-4d8d-906e-30b6b3dab04a-292.jpg

Iğdır, Batı Azerbaycan’ın İrevan Hanlığı gibi kadim Türk yurdundan elimizde kalan tek yadigâr vatan toprağıdır. Peki, bize bu vatanı bırakan o kahramanlarımızı ne kadar tanıyoruz?

 

Başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Şark Kahramanı Kâzım Karabekir Paşa olmak üzere kahraman Mehmetçik ve yiğit Iğdır insanlarının gayreti ve çalışmaları sayesinde bugün Iğdır semalarında ay yıldızlı al bayrağımız dalgalanıyor, camilerde ezan-ı Muhammedî sesi yükseliyor.

 

Iğdır, kahraman ve yiğit insanların diyarıdır. Bu topraklarda Kerbelayı İsmail, Melekli’den Ali Ekber Tufan, Aziz Bey Rahimoğlu, Karakoyunlu’dan Abbas Kulu Bey (Yalçın), Elekber İbişoğlu, Küllük’ten Şehit İsmail Bey, Kaçardoğanşalı köyünden Süleyman Abbas oğlu Aydın, Iğdırmava’dan Meşedi Abbas Vural Işık, Şafi Öcal, Hacı Mirza Bey Vural, Oba köyünden Şehit Kasım Bey, Sultanabat’tan Gulam Ali Bey, Nahçivanlı Hasan Bey, Aşiretten Ali Mirza Bey, Hamit-Kerem Güneş, Tuzluca’dan Şamil Ayrım Bey, Amart’tan Muhtar Bey, Aralık’tan Bilal Toksöz, Zengibasar’dan Hüseyin Zengi, Sederek’ten Elekber Katta, Ali Köçek’ten Nağı Bey, Alikamer’den Gündeli Muhammed, Necafali’den Rahim Bey, Adetli’den Tahir Bey ve istihbaratçı Hüsnü Bingöl Bey gibi kahramanlarımız vardır.

 

Bunlar Iğdır’ın bilinen kahramanlarıdır. Bir de bilinmeyen binlerce isimsiz kahramanımız var. Hepsi vatan sevdalısı, hepsi mert, yiğit ve kahraman.

 

Iğdır, sözde uygar dünyanın gözü önünde 1918-1920 yıllarında çok büyük bir zulüm ve soykırım yaşadı, yerinden yurdundan gaçgın düştü. Aras Nehri kardeşi kardeşten ayırdı; yaşanmış acıların, dayanılmaz hasretlerin adı oldu. Binlerce masuma mezar oldu.

 

“Kaç Ha Kaç”ta yaşanan açlık, yokluk ve çaresizlik anlatılır gibi değildi. Gidenlerin çoğu bir daha vatan toprağına dönemedi. Aileler parçalandı, gözyaşları sel oldu. Hayatta kalıp dönmeyi başaranlar, yakılıp yıkılmış, yağmalanmış, viran olmuş vatan toprağını gece gündüz çalışıp imar ederek yeniden vatan yaptılar. Eli silah tutanlar batıdaki cephelere koştular. Iğdır, yersiz yurtsuz vatan evlatlarını bağrına bastı. İrevan, Nahçivan, Güney Azerbaycan, Bulgaristan ve Ahıska’dan gelenlerle yeni Iğdır’ı ihya edip ayağa kaldırdılar.

 

Ne çabuk unuttuk yüzyıl önce yaşanan o büyük acıları! Gedikli, Hakmehmet, Oba, Aliköse, Koçkıran, Aşağı ve Yukarı Katırlı, Sarıçoban, Alikamer, Küllük ve daha nice yerleşim yerinde yaşanan toplu soykırımları…

 

Neden bu kahramanlarımız hak ettikleri şekilde bilinip anılmaz? Neden bu kahramanlarımızın isimleri bir sokağa, caddeye, okula verilmez? Evet, az da olsa onları bilen, anan ve kutlayanlar; adlarına anıt yapılanlar var ama yeterli değil.

 

Yediden yetmişe her Türk’ün ve Iğdır insanının bu kahramanları tanıması, mezarlarına gidip bir rahmet ve dua okuması bizim vefa borcumuzdur. Bu toprakları bize vatan yapan, isimleri bilinen ve bilinmeyen kahramanlardır.

 

Başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve Şark Kahramanı Kâzım Karabekir Paşa olmak üzere ahirete göç etmiş tüm Mehmetçiklerimizi ve kahramanlarımızı yürekten selamlıyorum.

 

Olmasalardı, olmazdık!

 

Mekânları cennet, ruhları şad olsun.

 

Rufat GÜREL

Tarihçi - Yazar

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.