
KÖKÜMÜZ TARİHTE, GÜCÜMÜZ BİRLİKTE
Devlet, bir milletin bağımsızlığını, hukukunu ve geleceğini koruyan büyük bir emanettir.
Türk tarihinin farklı çağlarda ortaya koyduğu devlet kurma iradesi, köklü bir teşkilatlanma tecrübesine dayanır. Yönetimler ve sınırlar değişmiş; kültür, kurumlar ve gelenekler sonraki nesillere aktarılmıştır. “Devlet ebed müddet” anlayışı, bu emaneti adaletle yaşatma sorumluluğunu ifade eder. Selçuklu ve Osmanlı tecrübelerinden Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan mirasımız, bugün bizden bilgi, çalışkanlık ve görev bilinci beklemektedir.
Bu mirası değerlendirirken kavramları da yerli yerinde kullanmalıyız. Halk ve millet, birbirini dışlayan kavramlar değildir. Millet olmak; ortak bir hafızayı taşımak, birlikte yaşama iradesini sürdürmek ve geleceğin sorumluluğunu paylaşmaktır. İnsanları aynı vatanın huzurunda, aynı hukukun güvencesinde buluşturan aidiyet, bu iradeyle güçlenir.
Cihanşümul bir mefkûrenin bugüne söyleyeceği söz; adalet, insan onuru, bilim ve barış üzerinden kurulmalıdır. Türk milletine duyduğumuz sevgi, dilimizi koruma, kültürümüzü yaşatma ve insanlığın ortak birikimine katkı sunma vazifesi yükler. Tarihî iddiamız, yetiştirdiğimiz insanların niteliğinde ve bıraktığımız eserlerde karşılığını bulur.
Bu sorumluluğun ilk öğrenildiği yerlerden biri ailedir. Güven, merhamet, paylaşma ve sözünde durma bilinci ailede filizlenir; okulda ve toplumsal hayatta gelişir. Çocuğun güven içinde büyüdüğü, aile fertlerinin birbirinin hakkını gözettiği, yaşlının yalnız bırakılmadığı bir hayat, milletin geleceğini sağlamlaştırır.
Bayrağımız, ortak hafızamızın en güçlü sembollerindendir. Arif Nihat Asya’nın “Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü” dizelerinde anlattığı duygu, sevincimizle fedakârlığımızı aynı emanette buluşturur. Bu emanete bağlılığımız; şehitlerimizin hatırasına, gazilerimizin onuruna ve gelecek nesillerin huzuruna karşı taşıdığımız sorumlulukla tamamlanır. Vatan, korunan hakla, verilen emekle ve yaşatılan değerlerle güçlenir.
Bugün bize düşen, zayıflayan bağlarımızı onarmak, birbirimizi dinlemek ve ihtiyaç duyulan yerde sorumluluk üstlenmektir. Farklı düşüncelere, inanç ve vicdan özgürlüğüne saygı gösteren bir beraberlik kurmalıyız. Geçmişin büyüklüğünü anarken bugünün vazifelerini de yerine getirmeliyiz.
TURKKON çatısı altındaki buluşmamızın anlamı burada yatmaktadır. Türk dünyasının kültürel bağlarını güçlendirmek, gençlerin yetişmesine katkıda bulunmak ve toplumsal dayanışmayı geliştirmek için birlikte çalışmalıyız. Teşkilatımızın gücü; üyelerinin emeğinde, istişare kültüründe ve ortaya koyduğu faydalı işlerde görünmelidir. Açık, katılımcı ve hesap verebilir bir anlayış, bu birlikteliğin güvenini artıracaktır.
Çağrımız, günlük siyasi çekişmelerin dışında bir kardeşlik ve ortak çalışma çağrısıdır. Her insanımızın bilgisine, her gencimizin hayaline, her gönüldaşımızın katkısına ihtiyacımız vardır. Geliniz, tarihimizden aldığımız ilhamı bugünün emeğine dönüştürelim; yarınlara birlikte eser bırakalım.
GEÇMİŞTEN EMANET, GELECEĞE AHİT:
BİRLİĞİN ADI TURKKON!
Muharrem Kaplan
TURKKON Çanakkale İl Başkanı ve Batı Anadolu Başkanı


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.