
Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim
"Sert konuşacağım ama kinle değil. Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız."
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı vesilesiyle bugün CHP Genel Merkezi'nde partililerle ve vatandaşlarla bayramlaştı.
KARARDAN SONRA MAKAM ODASINDA
Kemal Kılıçdaroğlu mutlak butlan kararının ardından ilk kez makam odasında oturdu.
Kemal Kılıçdaroğlu iki buçuk sene sonra CHP Genel Merkezi'nde konuşma yaptı.
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
ADALETİ HERKES İÇİN SAVUNACAĞIM: Bu can bu tende kaldıkça, hakkı hukuku, adaleti herkes için savunacağım. Buraya gelen, İzmir'den Genel Merkez'e gelirken bir otobüsümüz hafif bir kaza geçirmiş ama onlara geçmiş olsun dileklerimi göndermek zorundayım.
Sevgili kardeşlerim televizyonları başında bizi dinleyen saygıdeğer yurttaşlarım. Mücadelesi dağlar kadar büyük. Yürekleri denizler kadar berrak yol arkadaşlarım... Cumhuriyet Halk Partisi 'nin vefakar kahramanları. Kadın kolları, Gençlik Kolları, onurlu parti örgütümüz ve bu aziz vatanın asıl sahibi asil evlatları sizlere sesleniyorum. Evinizdeki o sıcaklığa adalet meydanına, baba ocağına hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Bu binanın önünde sizlere bakarken sadece bir Genel Merkez görmüyorum. Ben kardeşlerime, yoldaşlarıma ve evlatlarıma bakarken, ben sizlere bakarken adalet yürüyüşünde birlikte attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Ben hak hukuk adalet mücadelesinde vatanperver Cumhuriyet Halk Partilileri görüyorum. Ben sizlere bakarken yoksulun, emekçinin, yetimin, hak mücadelesi için çarpan binlerce yüreği görüyorum. Sevgili dostlarım sizlerle omuz omuza helalleşerek kucaklaşarak ülkenin geleceği için buradasınız, beraber mücadele edeceğiz. Hoş geldiniz tekrar söylüyorum. Sağ olun, var olun.
38. KURULTAY ELEŞTİRİSİ: Biliyorsunuz, 38. Kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün dedik ki başımızın üstüne, Cumhuriyet Halk Partisi'nde demokrasi esastır dedik. Ve çekildik. Maalesef gördük ki kardeşlerim, durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir; Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunu her hafızasının bir yerinde tutması lazım.
Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır. Ve derin bir yara alır. Bir partinin yönetimi ahlâki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye'de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Soruyorum size biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı?
Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Şimdi bana soruyorlar, ne yapacaksın? Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, hesap. Herkes bunu bilsin.
MİLLETE ÖZÜR BORCUM VAR: Benim bu millete bir özür borcum var. Başlattığım o kutsal yürüyüşe, arkamızdan sinsice sızan, FETÖ terör örgütünü zamanında fark edemediğim için özür diliyorum.
KURULTAY SANDIĞINI EN KISA SÜREDE ÖNÜNÜZE GETİRECEĞİM: Burası hepimizin halkın yuvasıdır. Partimizin vefakar evlatları. Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihsel namusunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyorum. Çünkü yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir. Bu mesele Türkiye'de siyasetin ahlâkla mı parayla mı hukukla mı operasyonla mı millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Ben bugün çok açık konuşacağım. Açık konuşacağım ama öfkeyle değil. Sert konuşacağım ama kinle değil. Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız.
SEÇİLMİŞ YÖNETİME ELEŞTİRİ: 2 yıldır çıkıp kürsülerden ne dediler? 2 yıl boyunca bu yönetim her sıkıştığında neyin arkasına sığındı? Baba ocağı dediler. Şimdi o 2 yıllık büyük yalanlarla yüzleşmek için size soruyorum: O baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesi'nde yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram para olur mu; kutularda rüşvet verilir mi; FETÖ'cü hesaplarla kumpaslar kurulur mu; baba ocağı helaldir, temizdir; baba ocağımız vatandır. Baba ocağının sofrasında asla ve asla haram lokma olmaz. Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclis'in çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi Gazi Meclis'imize ve CHP'mize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz; biz değil, siz karar vereceksiniz.
'YEDEK PARTİ' İDDİALARINA YANIT: 'Kapatma olursa yedek parti hazır' diyenler şunu iyi bilsin: CHP devlete istikamet çizen bir partidir; CHP ahlakın, erdemin ve ülkesine hizmet etmeyi şiar edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir. Hiçbir CHP'li çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı 'ya istiklal ya ölüm' diyenlerin partisidir. Dostlarım, kardeşlerim, evlatlarım; arınacağız! Önce CHP sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.