Maduro üzerinden Öcalan’ı mı meşrulaştıracağız?

Maduro üzerinden Öcalan’ı mı meşrulaştıracağız?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin önceki gün (Salı) partisinin Meclis grubunda yaptığı heyecan dozajı yüksek konuşma…

A+A-

YENİÇAĞ’ın internet sitesinde “Sıcak Analiz” de sıcağı sıcağına değerlendirmiştik. O yüzden tekrara girmeyeceğim. Bugün daha farklı bir açıdan konuya yaklaşmayı planladım;

Hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin ısrarla vurgu yaptığı, şu iç cephenin tahkim edilmesi meselesi… “Nasıl olacak o iş” sorusuna gelince… Önce, Devlet Bahçeli’nin hapisten çıkardığı (E) FETÖ’cü Mümtaz’er Türköne’ye kulak kabartalım. Türköne, Bahçeli, Meclis grup toplantısında kürsüden iner inmez, “Bahçeli’nin antiemperyalizmi” başlıklı yazısını kaleme aldı. Medyascope’da yazıyı geniş geniş okursunuz. Sadece bir bölümüne yer vereceğim. Yazıda beni de şaşırtan bir noktaya değinmeden de geçemeyeceğim. (E) FETÖ’cü yeni Bahçelici Mümtaz’er Türköne, bile hareketin liderinin Venezuela tepkisini “abartılı” bulmuş. İşin daha da ilginç tarafı, Türköne, Bahçeli’nin Venezuela çıkışlarının AKP’nin onurunu kurtarmak için yaptığını iddia etmiş. Tayyip Erdoğan’ın ince hesap içinde olduğunu ileri sürmüş ama açıklık getirmemiş. Neyse… Lafı çok uzatmadan alıntıya geçelim;

“ Bahçeli’nin daha işin başında gösterdiği sert ve abartılı tepki, galiba Cumhur İttifakı’nın büyük ortağı olan AK Parti’nin onurunu kurtarmak içindi. Erdoğan, ince hesaplarla geri durdu, Bahçeli boşluğu doldurdu. Ayrıca Bahçeli’nin ABD emperyalizmine karşı çıkışı ve bu konuda kullandığı siyasî üslup da yeni değil. Bahçeli’nin bugünkü grup toplantısında aynı şiddet ve celadetle dile getirdiği ABD emperyalizmi retoriğinde, ideolojik bir savunma hattı oluşturma çabası ön plana geçti.

İktidar adına, Akıncı Serdengeçtiler gibi ateş hattına koşar adım yürüyen Bahçeli’nin konuşmasında asıl İsrail ve Yahudi cemaati ayrımı ile bu ayrımın Venezuela krizi ile bağlantısı üzerinde durmamız lâzım.

Türkiye’nin çözüm süreci ve Suriye’deki çıkarları ile ABD’nin Ortadoğu politikası arasında uzlaşma noktası arayışı, İsrail (Netanyahu) ile dünya Yahudi cemaati arasında gözetilen ayrımla mümkün. ABD, yani Trump, Türkiye’ye baktığı zaman gözlerinde bol miktarda altı köşeli Siyon yıldızı parlıyor. Tom Barrack, Erdoğan ile Netanyahu arasındaki polemiklerin retorikten ibaret olduğunu vurgulamıştı. Demek ki Türkiye İsrail’e karşı, görüntünün ve edebiyatın tamamen tersi reelpolitik tutum içinde konumunu belirliyor.

Bahçeli de siyonist Netanyahu hükümetini karşısına alıp dünya Yahudi cemaatini muhatap kabul edip sıcak bir mesaj veriyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kürtler arasında kalıcı uzlaşma, dünya Yahudi cemaatinin izlediği Ortadoğu politikasına sıkı sıkıya bağlı. ABD’de ve küresel finans kapital üzerinde etkili olan Yahudi cemaati, Netanyahu’nun kaos politikasının ve Gazze’deki katliamın Yahudi imajına zarar verdiğini düşünüyor. Bu bir tahmin değil. Netanyahu’yu UCM’de yargılayıp mahkûm eden onlardı. Türkiye’nin Ortadoğu’daki çıkarlarını korumak için dayanağı, öyle anlaşılıyor ki, ABD yönetimi üzerindeki bu Yahudi etkisi.

Maduro olayı, binlerce kilometre uzağımızdan bize işte bu izi takip ederek geliyor. Bu izi takip ederken, ideolojik kavramlara ve kalıplara uzak durup reel çıkarların akış istikametine bakmanız gerekiyor. Venezuela ve Maduro, Türkiye için bu çerçevenin içine yerleşiyor; gerisinin pek fazla anlamı yok.”

***

Hareketin lideri, önceki gün ne demişti?

“Şimdi anlaşıldı mı iç cephemizi tahkim etmedeki samimi gayret ve gayemiz, şimdi anlaşıldı mı 'Terörsüz Türkiye' hedefindeki ısrar ve gayemiz?"..

Bahçeli’nin basın aparatlarından Mümtaz’er Türköne çok güzel açıklık getirmiş!.. Kısaca tercüme etmeye çalışalım… Venezuela ve Maduro olayı üzerinden bebek katili Abdullah Öcalan ve terör örgütü meşrulaştırılıyor!.. Demek, Meclis komisyonunun İmralı’ya terör örgütü elebaşının ayağına gitmesi yeterli olmamış!..

***

Affınıza sığınırım… Yazı biraz uzadı ama konuyla çok alakalı olduğu için mutlaka yer vermem gerek;

Saray yandaşı, Abdulkadir Selvi’de dünkü köşe yazısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e tebriklerini sunmuş. Selvi Özel’in, “Tabii biz bunları konuşuyoruz, eleştiriyoruz, en ağır eleştirileri yapıyoruz. Onu iktidardan indirmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ama dışarıdan da birileri çıkmış bu Maduro’nun görüntüsünü yapay zekâ ile bir Erdoğan fotoğrafı, Yunanistanlı kendini bilmez haddini bilmez bir gazeteci ‘Efendim Erdoğan’ı da böyle götürecekler.’ Orada dur. Orada dur. Değil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı, Cumhurbaşkanlığı sarayının önünden bir vatandaşımızı alıp da götürmeye cesareti olan varsa, hodri meydan. O kadar değil” sözlerini alıntılamış ve demiş ki;

“Özel’in bu çıkışını alkışlarla destekleyen CHP milletvekillerini de ayrıca kutluyorum.”

Muhabbete bak!..

“İç cephenin tahkimi” ne giden dalavereli yolların taşları yine ustaca döşeniyor!.. Başkentin derin kulislerinde bu yönde hem Tayyip Erdoğan’a hem de Özgür Özel’e “uyarı yapıldığı” iddia ediliyor. Yakında, Özgür Özel’den, İmralı canisine karşı bir yumuşama görmek beni hiç şaşırtmayacak!..

İç cephenin sağlamlaştırılmasına asla bir itirazım ol(a)maz. Ancak bu, PKK ve elebaşı Abdullah Öcalan’ı meşrulaştırmak için manivela olarak kullanılırsa, son nefesime kadar avaz avaz BAĞIRARAK karşı dururum!..

Ahmet TAKAN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.