
“Mutahit” Bey, Özel’i de yalanlayabilecek misiniz?
“Trump’ın Erdoğan’a sevgisi çook duygusal” başlıklı yazımı hatırlarsınız. Sıcağı hâlâ üstünde!..
Malumunuz, mevcut şartlar altında, dilimizin döndüğü kadarı ile neler demiştik?..
“Mücahit” diye bilinen, Recep Tayyip Erdoğan’ın kara kutularından Ali İhsan Arslan’ın eskisi gibi pek ortalarda görünmediğini anlatmıştık. “Mücahit”in Erdoğan’a biraz kırgın olduğunu ve bunu yakın çevresine ifade ettiğini de söylemiştik. Bir de “Mücahit”in duygusal sıkıntılarından bahsetmiştik.
“Mücahit”in alınganlık göstermesini çok doğal karşıladım. Çok açık açık bazı şeyleri ifade edemesem de, o yazıdaki mesajlar olup bitenlerin içinde olanlar tarafından gayet net anlaşıldı. “Mücahit” bey, avukatı aracılığıyla bir cevap/düzeltme metni gönderdi. Mesleğimize olan saygımız gereği ona da aynen yer verdik. “Mücahit” bey, iddialarımızın gerçeği yansıtmadığını söylüyordu.
Epeydir, kıyıda köşede sessizce duran “Mücahit”, bu aralar -nedense- medya atağına kalktı. TV100 kanalında Talat Atilla’nın konuğu oldu. Programdan istediği kadar verim alamamış ki; anlattıklarının tam deşifre edilmiş metinlerini saray aparatı gazeteci dostlarına gönderdi. Onların köşelerine de konuk oldu!.. Hürriyet gazetesinden Hande Fırat, dün, “ Yeni anayasa önerisi” başlıklı yazısında “Mücahit” beyin TV programında anlattıklarına geniş geniş yer verdi. Fırat, “Arslan’a göre vesayet odaklarının ortadan kalktığı ve siyasetin güçlü olduğu bu dönem; Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden beri anayasa değişikliği ile ilgili en doğru zaman...” diyor. Hande Fırat, “Mücahit” ten şu alıntıya da yer veriyor;
“Bence, Türkiye gibi bir ülke için geçmiş tecrübelerimden yola çıkarak söylüyorum temsilde adaletin yüzde 40-45 oranında olduğu, yönetimde istikrarın yüzde 55-60 oranında olduğu bir mimarisi olmalı. Peki bu nasıl sağlanır? Bu, anayasanın maddelerindeki mühendislikle sağlanabilir.”
TV100’ün o programında Bilal Erdoğan’da konuşulmuştu. Onu da benden okuyun… “Mücahit” bey, diyor ki;
“Bilal Bey yoğun bir şekilde eğitim ve sivil toplum kuruluşlarıyla uğraşıyor 10 yıldan fazladır. Bu konuda bir niyeti var mı bilmiyorum ama eğer niyeti varsa herkes gibi hakkı da vardır. Desteklemekte sorun yok. Parti içinde birçok makam için çok sayıda insan var yetişmiş. Hepsinin doğru yerlere gelmesi için çaba gösteririz. Bilal Bey’in de bu hakkı var tabii ki…"
Her nedense “Mücahit” bey biraz serin durmuş Bilal Erdoğan’a…
***
“Trump’ın Erdoğan’a sevgisi çook duygusal” başlıklı yazımızda başka nelerden bahsetmiştik?
Sarayın ABD Başkanı Donald Trump ve damadı Jared Kushner ile olan duygusal ilişkilerinden…
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in , önceki gün İstanbul'da Beykoz’da yaptığı mitingde söylediklerini İnşallah kaçırmamışsınızdır. “Duyamadık” diyenler için aynen yer vereyim;
“Biz elbette Cumhurbaşkanlığı makamı güçlü olsun isteriz. Ama Erdoğan - Trump ilişkisi Türkiye için büyük bir tehdittir. Erdoğan Trump’tan Türkiye için değil, kendisi için bir gelecek talep etmektedir. Kendi şahsı için korkmakta, şahsi beklentilerini konuşmaktadır. Mal varlığıyla tehdit edilmekte, Trump’ın oğluyla pazarlık etmekte, ülkenin varlıklarını Amerika’ya peşkeş çekmekte, Amerika’dan icazet, cesaret ve güya meşruiyet almaktadır. Buradan Erdoğan’a söylüyorum: “Ne Junior Trump’tan, ne baba Trump‘tan, meşruiyet alacaksan Beykoz’dan, Beykoz’dan, Beykoz’dan.”
Kanaatimce, CHP Genel Başkanı Özgür Özel de , bildiklerini ve saray kaynaklarından duyduklarının üzerinden oldukça kapalı bir şekilde geçmiş. Özgür Özel, bu, “pazarlık” ve “peşkeş çekme” mevzularını biraz daha açarsa, biraz daha teknik detaylar verirse kamuoyunu daha çok bilgilendirmiş olur.
En başa dönelim…
“Mücahit” bey, Özgür Özel’in dile getirdiği son iddialar hakkında bir şey söyleyebilecek misiniz?..
“Mücahit” bey, Özgür Özel’i de yalanlayabilecek misiniz?..
(Not; yazının başlığında sehven yapılan imla hatası yüzünden okurlarımızdan özür dilerim. Düzeltmeye vaktim olmadı.)
Ahmet TAKAN / Yeniçağ Gazetesi

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.