
Örgütü olan kazanır
İstihbarat teşkilatlarımız, partilerin içlerine ve bazen de başına, sarayların içine hoparlörler yerleştireceğine Irak’taki, Suriye’deki Türkleri / Türkmenleri örgütleseydi bugün o ülkelerde sadece çapulcuların teşekkülleri olmazdı.
Ne zamandır aklımdaydı. Çarşamba günü Aslan Bulut’un yazısında “Örgütü olmayan sıçan deliğine” başlığını görünce yeniden aklıma düştü. Örgütü olan kazanıyor, örgütü olmayan kaybediyor.
Bölücüler örgüt kurdu, şimdi Türkiye’ye ortak olmak istiyorlar. Irak’ta örgüt kurdular, ülkenin kuzeyinde devlet sahibi oldular. Suriye’de örgüt kurdular, orada da devlet kurmak üzereyken birkaç adım geri attılar, dört tugay ile varlıklarını devam ettiriyorlar.
Selefî İslamcılar IŞİD, HTŞ, Nusra vb. örgütler kurdular, şimdi Suriye’nin başında bu örgütlerden yetişmiş biri duruyor. Türkiye’de örgütleri var, ittifaka ortak oldular. Başka bir selefî örgüt olan Taliban, Afganistan’a hâkim oldu.
Hatay meselesinden sonra Türkiye iki kez benzer örgütler kurdu, ikisinde de kazandı. Kazanımlardan biri Kıbrıs’tadır. Bankalara müfettiş sıfatıyla gönderilen subaylarımız, bayraktarlar, sancaktarlar, bozkurt amblemli Türk Mukavemet Teşkilatına öncülük ettiler. Rauf Denktaş gibi bir lider de çıkınca kazancımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti oldu. Dışişleri mensuplarımızı katleden ASALA’yı da yine örgüt kurarak ortadan kaldırdık.
İstihbarat teşkilatlarımız, partilerin içlerine ve bazen de başına, sarayların içine hoparlörler yerleştireceğine Irak’taki, Suriye’deki Türkleri / Türkmenleri örgütleseydi bugün o ülkelerde sadece çapulcuların teşekkülleri olmazdı.
Yarın İran daha da karışacak, orada da örgütlü bir yapı olan PJAK kazanacak. Bir kere de Türk için çalışın, bir kere de Türkler için ön alın. İçeride hoparlörlerinizi konuşturacağınıza, onlara yazılar yazdıracağınıza bir kere de ön alın da çevremizdeki Türkleri örgütleyin. Örgütü olan kazanır, örgütü olmayan kaybeder.
Adamlar örgüt kurdular, bütün Kürt kökenli vatandaşlarımızı temsil ettiklerini iddia ediyorlar, onlar adına konuşup duruyorlar. Siz de onların katil elebaşılarını hapislerden kurtarmak sevdasına düştünüz. Örgüt kuran kazanıyor, karşısında olması gereken teşkilatı bile yönlendiriyor.
Bölücü örgüt sadece cinayetler işlemiyor. Uyuşturucu kaçakçılığı, silah kaçakçılığı, insan kaçakçılığı da yapıyor. Adam olup sadece uyuşturucu musluklarını kesse idiniz örgütü çoktan yerle bir etmiş olurdunuz. Şimdi hoparlörleriniz ve bilmem daha hangi birimleriniz vasıtasıyla onlarla iş tutuyorsunuz; “Emriniz olur, daha başka istekleriniz var mı?” diye soruyorsunuz.
Sadece bölücü, cihatçı örgütlerden bahsetmiyorum. Batı ülkelerindeki lobiler de örgüttür, örgütlenmedir. ABD’deki Yunan ve Ermeni lobileri, örgütlü yapıları vasıtasıyla Amerikan politikalarını etkiliyor ve kendi lehlerine birçok kararlar çıkartıyorlar. Türkiye’nin aklına, neden sonra ABD’deki Türkleri örgütlemek geldi. Avrupa’da da milyonlarca Türk var, onları da örgütleyip Türkiye lehine kararlar alınmasını sağlayabiliriz. Ama biz tam tersine oralardaki Türkleri bölücülerin ve cihatçıların eline bıraktık.
Suriye’de YPG’yi mi sıkıştırıyorsunuz, Avrupa şehirlerinde caddelere dökülüp bölücü slogan atmaya kalkıyorlar, hatta etrafı yakıp yıkmaya kalkışıyorlar.
Bir kere de Türkiye Cumhuriyeti adına her yerdeki Türkleri örgütleyin canım! Bir kere de ön alın!
Falana umut, filana özgürlük… Türkiye Cumhuriyeti bunun için mi size maaş veriyor yoksa Türk için çalışasınız diye mi?
Bütün bunları gizli kaynaklarım olduğu için yazmadım. Her şey açıkça meydanda. Ortalıkta görünenlerden hareketle bunları yazıyorum. Şunu da söyleyeyim. Açıkça görünenlere dayanarak yapılan yorumlar, falan gizli kaynak, filan istihbarat diyerek çok bilmiş gibi yapılan yorumlardan daha sağlamdır.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.