PKK’dan skandal süreç açıklaması!

PKK’dan skandal süreç açıklaması!

PKK’nın sözde "silah yakma" şovunun birinci yıl dönümünde yayımladığı bildiri, Türkiye’nin bir kez daha ucu açık, denetimsiz ve manipülasyona açık bir "süreç" çıkmazına sürüklendiğini kanıtladı.

A+A-

Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine geçen yıl Casene Mağarası’nda düzenlenen sözde “silah yakma” töreninin yıl dönümünde, örgüt kanadından iktidarı suçlayan manidar bir açıklama geldi. Yapılan açıklamada, “Silah yakma irademizin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen iktidar çabalarımıza karşılık vermedi, niyet konusunda kuşku uyandırdı” denilerek top devlete atılmaya çalışıldı. Ancak bu hamle, hem örgütün silah bırakma konusundaki samimiyetsizliğini hem de Ankara’nın terörle mücadele çizgisinden saparak yürüttüğü politikanın ne kadar kırılgan temellere dayandığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Süreci eleştiren güvenlik uzmanları ve analistlerin dikkat çektiği temel çıkmazlar şu şekilde:

ÖRGÜTÜN SİLAH BIRAKACAĞI TAVİZ KOPARMA STRATEJİSİNDEN İBARET

Terör örgütünün “demokratik siyasete geçiş” ve “silah yakma” adı altında yürüttüğü propaganda, geçmişteki başarısız çözüm süreçlerinin birebir kopyası olarak değerlendiriliyor. Analistlere göre; sahada kalıcı bir silahsızlanma, teslim olma veya militan kadrosunu tasfiye etme yönünde hiçbir somut adım atmayan PKK, “silahları yaktık” söylemini yalnızca siyasi alanda meşruiyet kazanmak ve devletten taviz koparmak için bir şantaj aracı olarak kullanıyor. Yapılan son açıklamada iktidarın niyetinin sorgulanması da örgütün, kendi silahlı varlığını korumak adına şimdiden suçu Ankara’ya atma ve gelecekteki olası saldırılarına “zemin hazırlama” stratejisinden başka bir şey değil.

ANKARA’NIN “SÜREÇ” ADIMI DEVLETİN TERÖRLE MÜCADELE AKLINA AYKIRI

Eleştirilerin odak noktasındaki diğer taraf ise iktidarın attığı riskli ve tek taraflı adımlar. Terör örgütünün tamamen tasfiye edilmeden, militanların sınır dışına çıkarılmadan veya yargı önüne teslim edilmeden masaya oturuluyormuş izlenimi veren bu politikası, devletin geleneksel terörle mücadele hafızasını zedeliyor. Güvenlik uzmanları, geçmişte hüsranla sonuçlanan ve terör örgütünün şehir yapılanmalarını güçlendirmesiyle neticelenen hendek süreçlerini hatırlatarak, devletin terörün taleplerine göre pozisyon almasının yanlış olduğunu vurguluyor. İktidarın bu muğlak ve hesapsız adımlarının, terörle mücadele eden kolluk kuvvetlerinin motivasyonunu kırdığı gibi kamuoyunda da ciddi bir güven bunalımına yol açtığı ifade ediliyor.

ÇIKMAZ SOKAK: HEM DAĞDAKİ VARLIK SÜRÜYOR HEM SİYASİ BASKI ARTIYOR

PKK’nın her fırsatta “PKK’nın feshi ve silahsızlanma ancak Öcalan’ın iradesiyle tam olarak uygulanabilir” diyerek İmralı’yı adres göstermesi, örgütün dağ kadrosunu ve silahlı gücünü bir sigorta olarak elinde tuttuğunu kanıtlıyor.Devletin ise bu oyalamaca karşısında net, kararlı ve tavizsiz bir operasyonel strateji gütmek yerine süreci uzatması, örgütün hem lojistik olarak toparlanmasına hem de “mağdur” rolü oynamasına alan tanıyor. Sonuç olarak ortaya çıkan tablo; terör örgütünün silah bırakmaya niyetinin olmadığını, devletin ise terör örgütünü muhatap alan bu yanlış adımlarla Türkiye’yi ucu açık bir belirsizliğe hapsettiğini açıkça gösteriyor.

Fatma Gül

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.