Trump Türkiye'yi Tehdit Ederken; İktidar ve Muhalefet Neden Suskun ?

Trump Türkiye'yi Tehdit Ederken; İktidar ve Muhalefet Neden Suskun ?

Temmuz ayında Türkiye'de düzenlenecek olan NATO zirvesinden önce dikkat çekici gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

A+A-

İran'dan istediğini alamayan ABD'de bu kez de bölge ülkelerini tehdit etmeye başladı. Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada İran ile barış şartı olarak Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin İbrahim Anlaşmalarına katılmasını istedi.

 

Peki nedir bu İbrahim Anlaşmaları ? Bu anlaşmalar özet olarak İsrail'in güvenliğini garanti altına almaktadır. Yani bu anlaşmayı imzalayan devletler bir nevi İsrail ve ABD eksenli Ortadoğu politikasına katılmış oluyor. İsrail karşıtı bölge ülkelerini bağımsız karar alma mekanizmaları devre dışı bırakılmış olacak.

Hali hazırda zaten ABD, İsrail karşıtı bütün girişimleri durduruyor veyahut İran'a yaptığı gibi savaş tehdidi ile durdurmaya çalışıyor. Ancak evdeki hesap çarşıya uymuyor. 

Özellikle İran'ın kayıplarına rağmen gösterdiği başarı bölgede dengeleri derinden sarstı.

Fakat Türkiye'de iç cepheyi güçlendirmek vaadi ile çıkılan yol şu anda kaotik bir süreci doğurdu. Ve bu sürecin aktörleri bölgesel dinamikleri okumaktan uzak yahut çok fazla kaygılı durumda. Zira İran'ın kazandığı başarı sonrası oluşan yeni dengeleri göz ardı ediliyor veya yeterince güçlü bir cevap verilemiyor. ABD'nin Basra Körfezinde her istediğini yapamadığı gibi İran'ın etkisi ile bölgedeki askeri üslerini tahliye etmek zorunda kaldığı herkesin malumu. Çin ve Rusya'nın istihbarat kabiliyetinin denklemi değiştirdiği muhakkak ancak İran'ın gösterdiği direniş takdire şayan. Bu çerçeveden hareketle Trump'ın Türkiye ve diğer bölge ülkelerini tehdit ederek İsrail'in yanında hizaya çekmek istemesinin fiili karşılığı yok. Dolayısıyla Türkiye daha net ve kararlı adımlar atabilir. Kıbrıs'ta biriken çatışma enerjisini birkaç hamle ile bertaraf edilebilir. Türkiye'de siyasiler kişisel ikballeri uğruna yangını körüklese de iç siyasetin dış politikadaki gerçeklerin önüne geçmemesi gerekiyor. Yangın yeri olan bu coğrafyada Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği prensipler etrafında çelik gibi bir dış politika inşa edilebilir. Yeterki bu politikaları icra edenler kabiliyet ve kapasite sahibi olsunlar.

Güzel yarınlarda buluşmak dileğiyle...

Dr.Yasin ERCİLSİN / Akis Haber Özel

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.