
Türkiye’de son bir haftada neler oldu ?
23–29 Eylül’de yatırım fonlarına ilişkin soruşturma ve piyasalardaki dalgalanma öne çıktı. Ankara’nın Karadeniz ve bölgesel güvenlik diplomasisi de gündemdeydi.
29 Eylül 2026 | Haftalık gündem
Türkiye’de son bir haftanın en yoğun gündemi finans piyasalarında yaşandı. Yüzü aşkın yatırım fonunun tasfiyesine ilişkin kararların etkileri sürerken, soruşturma kapsamında alınan bazı mal varlığı tedbirleri yeniden değerlendirildi. Borsa İstanbul’daki düşüş, yatırımcıların fonlarından çıkış süreci ve yetkililerin piyasayı sakinleştirmeye yönelik açıklamaları hafta boyunca izlendi.
Dış politikada ise Türkiye’nin Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliğine ilişkin çağrısı ve Suudi Arabistan ile Pakistan’la savunma iş birliği temasları dikkat çekti. Bu gelişmeler, bölgedeki çatışmaların ticaret ve enerji üzerindeki etkilerinin de tartışıldığı bir döneme denk geldi.
Yatırım fonlarında tasfiye kararı yüz binlerce kişiyi etkiledi
Haftanın başlıca ekonomi haberi, yatırım fonlarına yönelik işlemlerin kapsamıydı. Sermaye Piyasası Kurulunun Reuters’a aktardığı bilgiye göre tasfiye sürecinden 455 bin 758 bireysel yatırımcı etkilendi. İşlem yapılan fonların sayısı yüzü aşarken, fonların toplam büyüklüğü yaklaşık 18 milyar dolar olarak bildirildi. Bu rakamlar, kararların yalnızca birkaç şirketi ilgilendiren bir dosya olmadığını; çok sayıda tasarruf sahibinin yakından takip ettiği bir sürece dönüştüğünü gösteriyor.
Süreç, bazı fonların yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta zorlandığı bir dönemde piyasada satış baskısıyla birlikte gündeme geldi. Yetkililer lira likiditesini artırmaya ve piyasadaki işleyişi desteklemeye yönelik adımlar attı. Yatırımcılar açısından bundan sonraki temel sorular, tasfiye işlemlerinin nasıl sonuçlanacağı ve fon varlıklarının hangi koşullarda nakde çevrileceği. Bu konularda her fon ve yatırımcı için aynı sonucu varsaymak mümkün değil.
Fonlarla bağlantılı incelemeye bir adli soruşturma da eşlik ediyor. Yetkililer, bazı şirket hisselerindeki şüpheli işlemleri araştırıyor. Reuters’ın 23 Eylül tarihli haberine göre beş kişi soruşturma kapsamında tutuklandı. Tutuklama, suçluluğun kesinleştiği anlamına gelmiyor; iddialar yargılama sürecinde değerlendirilecek.
46 şirkete yönelik mal varlığı tedbiri kaldırıldı
28 Eylül’de soruşturmada yeni bir karar açıklandı. Reuters’ın Türk basını ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına dayandırdığı haberine göre 46 şirket hakkındaki mal varlığını dondurma tedbirleri kaldırıldı. Kararın, SPK’dan gelen yeni değerlendirme ve bildirimlerin ardından alındığı belirtildi. Tedbirlerin kaldırılması, soruşturmanın bütünüyle sona erdiği anlamına gelmiyor; dosyadaki işlemlerin ve olası sorumlulukların değerlendirilmesi ayrı bir süreç olarak devam ediyor.
Piyasalarda ise belirsizliğin etkisi hissedildi. Reuters’ın 28 Eylül’de aktardığı verilere göre BIST 100 endeksi, önceki haftadaki yüzde 2,9’luk kaybın ardından o gün de yüzde 2,7 geriledi. Türkiye’nin beş yıllık kredi risk primi de yaklaşık 254 baz puana çıkarak mayıstan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu göstergeler bir günlük fiyatlamayı yansıtıyor; fonların nihai değeri veya soruşturmanın sonucu hakkında tek başına hüküm vermiyor.
Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği gündemde
Dış politikada Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın Karadeniz ticaretine etkisini yeniden gündeme taşıdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinde ticari gemilere yönelik saldırıların durdurulması için adım atılması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığının Reuters tarafından aktarılan açıklamasında Türkiye’nin kalıcı barış ve doğrudan müzakerelerin yeniden başlaması için çabalarını sürdüreceği de belirtildi.
Karadeniz’de seyir güvenliği, Türkiye açısından hem bölgesel güvenlik hem de deniz ticareti meselesi. Ticari gemilere yönelik risklerin azaltılması, taşımacılığın daha öngörülebilir koşullarda sürmesi bakımından önem taşıyor. Ankara’nın bu haftaki mesajı bir anlaşma ilanı değil; taraflara yönelik güvenlik ve müzakere çağrısı niteliğindeydi.
Suudi Arabistan ve Pakistan’la savunma temasları
Haftanın bir diğer dış politika başlığı üçlü savunma iş birliğiydi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 25 Eylül’de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşmasına ilişkin hazırlık görüşmelerinin sürdüğünü söyledi. Kurtulmuş’a göre anlaşmanın yürürlüğe girmesi için parlamenter onay gerekiyor; konunun TBMM’nin ekimde yeniden çalışmaya başlamasının ardından onaya sunulması bekleniyor. Bu nedenle açıklanan çerçeve ile tamamlanmış iç hukuk sürecini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Aynı gün üç ülkenin üst düzey askerî yetkilileri Riyad’da bir araya geldi. Açıklamalara göre görüşmede istihbarat paylaşımı, askerî eşgüdüm ve savunma kabiliyetleri ele alındı. Temaslar, Orta Doğu’daki güvenlik geriliminin arttığı bir sırada gerçekleşti. Görüşmenin yapılmış olması, toplantıda ele alınan bütün başlıklarda yeni ve bağlayıcı kararlar alındığı şeklinde yorumlanmamalı.
Enerji piyasasındaki hareketlilik de izlendi
Türkiye’nin doğrudan gündeminin dışında gelişse de petrol fiyatları, hafta boyunca ekonomi açısından önemli bir dış etken oldu. Reuters’a göre Brent petrol 23 Eylül’de yaklaşık 103 dolar, 25 Eylül kapanışında ise 104,32 dolar düzeyindeydi. Orta Doğu’daki gelişmeler ve diplomatik temaslar fiyatlarda dalgalanmaya yol açtı. Petrol fiyatındaki değişimin Türkiye’de pompa fiyatına ne zaman ve ne ölçüde yansıyacağı ise döviz kuru, vergiler ve fiyatlama kararları gibi başka etkenlere de bağlı. Bu nedenle haftalık petrol hareketinden doğrudan bir akaryakıt zammı ya da indirimi sonucu çıkarmak doğru olmaz.
Haftanın genel görünümü
23–29 Eylül döneminde Türkiye gündemini en fazla yatırım fonlarına ilişkin kararlar ve bunların piyasalara etkisi belirledi. Yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren tasfiye süreci, soruşturmadaki yeni tedbir kararlarıyla birlikte izlenmeye devam ediyor. Dış politikada Ankara, Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliğini vurgularken Suudi Arabistan ve Pakistan’la savunma temaslarını sürdürdü. Önümüzdeki günlerde fonların tasfiye sonuçları, adli sürecin seyri ve savunma anlaşmasının TBMM aşaması, bu başlıkların nasıl gelişeceğini gösterecek.


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.