
Yeni Parti’mizi kuruyoruz hayırlı uğurlu olsun
CHP lideri Özel, CHP'ye veda etti. Özel, "3 günlük dünyada şerefini değil de rahat koltuklarını düşünenler geride kalsın. Yeni Parti'mizi kuruyoruz, hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından parti içi mücadelede alanları kalmadığı gerekçesiyle "yeni bir yol açma" olarak isimlendirdiği, "Tercih değil, zorunluluk" dediği yeni partiyi bugün ilan edecek.
GRUP TOPLANTI SALONU TIKLIM TIKLIM
Özgür Özel'in son kürsü konuşması olması beklenen tarihi grup toplantısı öncesi CHP Grup Salonu tıklım tıklım doldu. Milletvekilleri, belediye başkanları ve parti kurmayları tarafından ilgiyle takip edilen grup toplantısında Özel'in vereceği mesajlar merakla bekleniyor.
Özgür Özel, tarihi grup toplantısının yapılacağı salona geldi. Özel'in ilk cümlesi "Her son bir başlangıçtır" oldu
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, grup toplantısını açtı. 74 il başkanının salonda olduğunu bildirdi. Grup toplantı salonunda 71 milletvekili bulunuyor.
Bugün unutmamamız gerekenleri konuşacağız. NATO toplantısı yapılırken yüzlerce gözaltı yapıldı. 29 gündür 10'u TEMA gönüllüsü, ÇYDD üyeleri, Sendika üyeleri, Çağdaş Hukukçular ve gazeteciler olmak üzere yüzlerce arkadaşımız içeride haksız yere tutuluyor. Kendilerine dayanışma duygularımızı iletiyoruz.
Hepimizin yerine içeride yatanlar var. Gezi hükümlüleri... Hepimiz adına İstanbul'u korudalar. 3'er defa berat etmelerine rağmen, birisinin zihninde saplantıya kapıldığı için bugün tutuklular.
Mehmet Murat Çalık... Annesinin göz yaşları, nükseden sağlık sorunlarıyla İzmir'den ailesinden uzak tutuldu. Keza Fatih Keleş, Necati Özkan gibi... Mahkeme başkanının bir daha zulüm olmayacak demesine rağmen, dün Silivri'den Kandıra'ya sevk edildiler. Yapılan bu haksızlığı bir kez daha not ediyoruz. Bütün tutuklu arkadaşlarımın masumiyetinin kefiliyiz.
"TARİHİ KONUŞMA YAPMAYA DEĞİL, TARİHİ HATIRLATMAYA GELDİM"
Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, çok sıra dışı bir konuşma değil; tarihe not edilen, tarihe emanet edilen açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin ardından hep birlikte yapmak üzere, tarihe emanet ediyorum.
Yol arkadaşlarım, Kasım 2023'den bu yana hep beraber yaşadıklarımızın siyasi tarihimizde unutulmayacağından şüphemiz yok. Tarih sayfaları her acıyı, her sevinci, her hukuksuz saldırıyı yazacağından eminim. Bugünkü duruş ve tutumlarımız evlatlarımıza mirasımızdır.
Size söz veriyorum. her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutum, duruş ve yaptıklarımızdan birileri "Bunun da üstünden yıllar geçer, bunlar unutulur. Yapanın yanına kar kalır" diye düşünmesin. Zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak, tembeli tembel olarak, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak; dost olanı dost, olmayanın bugünlerdeki tutumunu unutmayarak biz de anacağız, tarih de öyle anacak. Tarih bugün kim neredeyse onu orada yazacak. Türkiye'de yıllardır kurgulanmış bir düzen var. Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bu düzene karşı bu itirazı bitirenler, bu düzene çomak sokanlar; seçim sonuçlarını hazmedemeyenler... O günlerden sonra 14-28 mayıs yenilgilerinden sonra AK Parti'nin kara düzeninin bir dönem daha devam edeceği görüldüğünde eski nesil siyasete karşı yeni nesil siyaseti kurmak için; bir duyguya sahip olanlar, milletin duygusal kopuşunu görenler, milletin başının önde eğildiğini görenler, bu milletin karşısına çıkıp bir öz eleştiri yapmamın, yeni bir yola çıkmamanın itirazını görenler bir tutum aldı.
Ben limanı güvenli limana götürüp bırakacağım, sonrasına bakacağım diyenlere karşı bu millet "Bir yerel seçime daha böyle gidilmez, parti %13'lerde gerilemeye devam ediyor, Bir şeyler yapmalıyız" diyenler bir yola girdiler. O gün yol ayrıldı. O günkü değişim iradesinin doğru olduğunu görüp, örgütle gelen herkesi ilk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm. Tarihin doğru yerinde olmak; önemli olan samimiyettir. Önemli olan kendin için bir şey istemek yerine gerekirse kendini feda edip memleketin önünü açmaktır.
O günü hatırlayalım. O gün CHP değişirse Türkiye değişir diyenler kurultaya gidenler, "Bu delegeyle yapısıyla mümkün mü?" diye soruyordu. Mümkün değil olmayacak diyorlardı. Onlara dedim ki, "O delegenin iradesini biz değil, berberi, komşusu ikna edecek dedik.
Ben bugün milletin karşısına çıkıp alnı açık bir konuşma yapmaya geldim
O gün "tıpış tıpış oy verecekler" diyen anlayış yerine, onları dinleyen, sokağı dinleyen, onlar ne derse o olur, onlardan gelen sesi duyarsak doğrusu olur" diyen kardolar geldi. 7 yıllık ilçe başkanıyla 3. kez tanışıp memnun olan birinin yerine 10 yıllık emekçinin torununun adını bilenler partide iktidara geldi.
Bizi ötekileştirdiler diyorlar. Tersini gördüm; Değişimcinin cenazesine gelmeyenleri gördük. Ben zihniyetini yıkıp, biz diyen bir yönetim anlayışı İktidar diyen bir anlayış geldi...
Parti bölünecek diyorlar. Biz bir bütünüz. Bu tün 103 yıldır ayrışmayan bir bütündür.
Hepiniz şahitsiniz. Kurultayın ardından sadece 4 ayımız vardı (Yerel seçimler için) CHP'deki değişimin Türkiye'yi değiştireceğini görmüş olduk.
Yerel seçimlerde tarihi bir başarı elde ettik. bir daha kimse bizi yenilgiyle tanıştıramayacak. Bülent Ecevit nasıl 4 seçimden iktidar partisi çıktıysa; biz de bir daha yenilgiyi tatmayacağız dedim. siyaset kararlılık ve ekip işidir. Hiçbirimiz artık bu partinin muhalefette kalmayacağını, yenilgiye doyduğunu söyledik. 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi CHP'yi 1. parti yaptık. AKP'ye yenilgiyi tattırdık. 13 kere yarıştık 13'ünü de ben kazandım diyen zihniyetle bir kez yarıştık onu da biz kazandık.
2 sınavdan geçilemedi. Birisi 14 Mayıs 1950 gecesi yaverini çağırıp, "Paşa devir teslime hazırdır" diyip; En büyük yenilgim, demokrasinin en büyük zaferidir diyebilen İsmet Paşa'ya nasip olan şeyi kaybettiği ilk seçimde milli iradeyi kirli iradeye çeviren Recep Tayyip Erdoğan demokratlık sınavını geçemedi. Demokratlık seçim kaybedilince bakılır.
İkinci kayıp var. Öyle bir noktaya geldik ki bazı gecikmiş vedalar olur. o vedalar en sonunda doğru yere oturur. Ondan sonra dönüp de kaybedene "Ne yapıyor" diye bakarlar. Hem seçimi kaybettiğinde rakibine , hem seçimi kaybettiğinde emaneti teslim etmesinin; partilerinin iktidara geitrmesinin önünde engel olmamanın tarih önünde büyük bir onuru ve gurur vardır. O gururu yaşayan İsmet Paşa'ya selam olsun.
Arkadaşlarımıza yapılan kumpaslara karşı 'Bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını bekleyeceğiz, arkadaşlarımızın aklanması lazım, partimizin bunlardan arınması lazım' diyecek genel başkan; iki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı. Olmadı, olmayacak!
Partinin adaysızlaştırılma, kurumsuzlaştırma düğmesine basıldı. Cumhurbaşkanı adayımızı tutukladılar. Millete, "Bunlar casus, hırsız" damgası vurmaya çalıştılar. Operasyonlarla İmamoğlu gibi, girdiği tüm seçimleri kazanmış bir isme 1 buçuk yıl boyunca her türlü haysiyet suikastliğinin üzerinde tepinerek çırpındılar.
Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle, yerel seçimi kaybedip hazmedemeyenlere yarının iktidarını verecek miyiz, derin devletin kirli işbirliğine alet olacak mıyız sorusuna hayır diyenlerin yürüyüşüdür bu.
32 profesör tedbir kararı kurultaya engel değildir dedi. Kılıçdaroğlu'nun avukatını yetiştiren hocayı yetiştiren hocalar... AYM, delege imza topladıysa mutlaka kurultay yapılmalıdır der. Yapmayacağım diyorlar. PM'de kararı alınabilir bu kurultayın. 8 kişi üstündük. 9 arkadaşımızı ihraç ederek PM'nin çoğunluğunu kendilerine almaya çalıştılar. PM'dne istifa ettik. 60 kişilik PM 40 'ın altına düşemez, 23'e düşüyor. Hadi kurultay; Yok tedbir var diyorlar. 1033 delege kurultay yap Kemal Bey diyor, kendine oy veren 500 delegeyi dinlemeyip kurultayı yapmıyor.
Burada 74 il başkanı var, içlerinden 56 tanesi Kemal Bey'in döneminden. 2025'de aday olmuş, yeniden seçilmişler. Kararı 81 il vermiş. Bugün butlancılık yapmadıkları için, bugün Özgür Özel'le beraber oldukları için, iktidar yürüyüşünde oldukları için 36'sı görevden alınıyor. Örgütleri görevden alıyor. Sonra "durun partide, gitmeyin" diyorlar. Erdoğan'ı seçtirmek için... Yok öyle yağma...
Partiliyim diyene söylüyorum, CHP'liyim diyebilene söylüyorum; ister yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleriyle, ister 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana. Yüzde 90'ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan, var mısın!
Hüzünlü bir vedanın eşiğindeyiz. Bu partinin evlatları, CHP'nin kurucu parti olduğunu, bu partinin Atatürk'ün emaneti olduğunun farkındadır. Demokrasi mücadelesini ağır bedellerle ödemiş bir partidir CHP. İl başkanlarını suikastlara kurban etmiş, darbeler görmüş, saldırılar görmüş bir partidir. biz bu büyük mirasın her satırana ezbere bildiğimiz hatırasına sahip çıkıyoruz. Partimiz butlanla saray arasına sıkışmış bir esaretin altındadır. İşgal altında olan partimizi savunmak da bu omuzlara düşmektedir. Miras bizdedir. Meşruiyet bizdedir. Yetki bizdedir. görev bizdedir. Cumhuriyet2i kuran gleneğin bugünkü anlayışı bizimledir. Biz 47 yıl sonra paritiyi 1. parti yapan, AKP'ye ilk yenilgiyi tattıran, parti işgal edildiğinde direnen, devletin polisi gleip üzerine gaz sıkılan jop verilen, Atatürk'ün emaneti tahrumar edilen o günden sonra milletvekillerimizle, üyelerimizle, PM üyelerimizle birlikte o binadan çıktık. Geride yenilgileri, teslimiyetleri ve hüzünleri bıraktık. Yanımıza umutlarımızı aldık. O gün Meclis'e geldik, binaya sığındık ve mücadleeyi birlikte yürüttük. Bugün gelinen nokta sarayla uzlaşman9ın noktasuı değildir. Sinmek susmak durmak değildir. İşgal altındaki İstanbul'da saray kuklası bir paşa olmak yerine kurutuluş mücadleesi veren Atatürk'ün gösterdiği yol bizim yolumuzdur. Her adımda eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış siyaseti geride bırakıyoruz. Özgür ve onurlu insanların ülkeisni kurmak için yola çıkan bir anlayışı hayata geçiriyoruz.
"ATEŞTEN GÖMLEK GİYİYORUZ"
Kontrollü muhalefeti kabul etmiyoruz. Devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini karşımıza alıyoruz. Bu bir ayrılık değil, zavgeçiş değil. Bu iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır. Hiçbir parti milletten büyük değildir. hiçbir makam demokrasiden ileride, hiçbir yapı Cumhuriyet ideallerinden daha büyük değildir.
Biz milletin emrindeyiz. Burada ilan ederiz; yanımızda olanlara, karşımızda olanlara... Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz, yarınlara hizmet etmek için ateşten bir gömlek giyiyoruz.
Korkanlar, çekinenler geride kalsınlar. biz demokrasiyi milletin geçrek gücü, adaleti devletin temel vasfı olarak görüyoruz.
Yeni partimizi milletimizin seçtiği vekillerimizle kuruyoruz. Yeni partimizde hiç şüpheniz olmasın ki TBMM'nin ana muhalefet partisi oluyoruz.
Bugün CHP'nin grup kürsüsüne veda ederken, ana muhalefet grup kürsüsüne veda etmenin; iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın gününü sayıyoruz.
Elbette sosyal demokratız. 6 oka sonuna kadar bağlıyız. Kuruluş kodlarına elbette sahibiz. Bununla birlikte büyük bir çağrının da sahibiyiz. Sosyal demokratları, muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Atatürkle sorunu olmayan, Cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum.
Yarın sabah kimse belediye başkanına sen niye geçmedin, meclis üyesine niye parti değiştirmedin demesin. Kimseyi geride bırakmayacağız. "Ben yeni partide yokum, Özgür Özel'le değilim"diye duymadığınız herkes bizimle birliktedir. Bu yürüyüşte ne İmamoğlu2nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş'ı. Ne Zeydan Karalar kalır Adana'da, ne Vahap seçer Mersin'de. Ben onlarla değilim demeyen herkes bizimle birliktedir, iktidar yürüyüşündedir.
Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen, ben, biz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır. Yolları kapadılar, yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni bir yol açıyoruz, iktidara yürümeye var mısınız? Hep birlikte yürüyeceğiz, iktidara yürüyeceğiz.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.