''Zurnanın zırt dediği yer'' Neresi ?

''Zurnanın zırt dediği yer'' Neresi ?

Son günlerde yoğun tartışmalar yapılan konu "darbe."

A+A-

Askeri vesayeti tekrar geri gelmek üzere kaldırdık, artık, hiçbir güç darbe yapamaz denilen bu, ya da gelecek günlerde, ülkemiz için bir darbe tehlikesi var mıdır? Bence vardır.
1960 yılından günümüze yapılan tüm darbeleri yaşamış, verdiği acıları hep yüreğinde hissetmiş biri olarak, tekrar söylüyorum; ülkemizde bir darbe tehlikesi vardır.
Türkiye'de darbelerden en çok zarar görenler, kendilerini, Miliyetçi, Ulusalcı, Ülkücü, Atatürkçü, Sosyal demokrat, muhafazakar olarak tanımlayan ve Türkiye cumhuriyeti devletinin bağımsızlığına, bölünmez bütünlüğüne sahip çıkma konusunda, siyasi parti ayırımı yapmaksızın bir araya gelebilenlerdir.

Darbelerin hem öncesinde, hem de sonrasında ve çok ilginç şeyler olur. Toplum tel üstünde yürüyen cambazı seyredip, hararetle alkışlarken; yankesicilerin ceplerini boşaltığını, sonradan fark ederler.
Kumarda hep kasa kazanır derler ya; darbelerde de hep, ABD ve işbirlikçileri kazanır.
Dünyanın en emperyalist gücü olan ve bu üstünlüğünü devam ettirmek isteyen ABD,Türkiye'ye yönelik, emellerinden ve yüz yıllık projelerinden vazgeçer mi? Hiç mümkün değil.
Bu durumda; kendi çıkarlarının devamını sağlayacak darbeyi, kimlere, nasıl yaptırır?
Her zaman olduğu gibi, üstlerinde üniforma, ellerinde silahları olan "bizim çocuklara"
Bu kısır döngüyü kırmak, makus talihi değiştirmek mümkün mü?
Darbecilerin pek sevdiği, darbelere zemin hazırlamak için planladıkları olaylara, elinde benzin bidonuyla koşup destek vermeden.
İktidarların seçimle gelip, seçimle gidecekleri gerçeğine samimiyetle inanıp, demokrasiyi bütün kurum ve kurallarıyla uygulayarak, elbette mümkün.
Çok daha önemli olanı ise, bölük pörçük durumda olan, milli güç unsurlarının, "safları sıklaştırıp"bir araya gelmeleriyle mümkündür.
İşin ilginci, "zurnanın zırt dediği nokta" burasıdır.
Ne zamanki, ABD ve işbirlikçileri, bu birleşmeyi ve "Milli direnci" hissederler, hemen düğmeye basmakta, tereddüt etmezler.
İhtimal ki darbenin fon müziği de, "saraydan kız kaçırma" olur.
Haydi, hep birlikte, el-ele, gönül-gönüle verelim, tekerine çomak sokalım, bozalım, engelleyelim bu çirkin oyunu...


Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.