BAE, ABD-İsrail ittifakına katıldı

BAE, ABD-İsrail ittifakına katıldı

BAE'nin gelecek ay OPEC ve OPEC+ gruplarından ayrılma kararının perde arkası ortaya çıktı.

A+A-

Körfez'in en büyük üçüncü petrol üreticisi Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), dünyanın en güçlü enerji karteli OPEC'ten ayrılma kararı alması uluslararası piyasalarda şok etkisi yarattı. The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde yer alan kapsamlı analiz, bu önemli kırılmanın perde arkasındaki jeopolitik, askeri ve ekonomik nedenleri gün yüzüne çıkardı. WSJ'ye göre, bu ayrılık kararı sadece petrol kotalarıyla ilgili bir anlaşmazlık değil; doğrudan İran savaşının yarattığı travmanın ve Körfez'deki yeni ittifak arayışlarının bir sonucu.

İRAN'DAN 2 BİN 800 SALDIRI YEDİ, ARAP MÜTTEFİKLERİ YALNIZ BIRAKTI

Habere göre, İran ile yaşanan savaş, OPEC'in kalbindeki Arap ülkeleri arasındaki çatlakları derinleştirdi. Savaş sırasında İran, BAE'ye 2.800'den fazla insansız hava aracı ve füze fırlattı. Bu rakam, İran'ın Körfez'deki diğer tüm ülkelere veya İsrail'e fırlattığından çok daha fazla.

WSJ'ye konuşan önde gelen Emirlikler kaynakları, ülkenin savunmasına ABD ve hatta İsrail yardım ederken, "Arap ülkelerinin katkılarının çok zayıf kaldığından" yüksek sesle şikayet etmeye başladı. Rice Üniversitesi uzmanlarından Kristian Coates Ulrichsen durumu, "İran savaşı, Abu Dabi'de mevcut Arap ittifaklarının kriz zamanlarında bir değer taşımadığı görüşünü keskinleştirdi" sözleriyle özetledi.

Bu hayal kırıklığı, BAE'nin köklü Arap bloklarıyla ilişkisini zayıflatarak eksenini ABD'ye daha da yaklaştırmasına neden oldu.

"OPEC'E İNDİRİLEN EN AĞIR DARBE: KARTEL HAYATTA KALABİLİR Mİ?"

BAE'nin ayrılığı, halihazırda iç anlaşmazlıklar ve ABD kaya petrolünün yükselişiyle zayıflayan OPEC'in pazar yönetim kabiliyetine (kapasitesinin %13'ünü silerek) devasa bir darbe vurdu.

Kpler Kıdemli Petrol Analisti Homayoun Falakshahi, durumu "Bu, kartele indirilmiş en sert darbe. OPEC'in hayatta kalıp kalamayacağı sorusunu gündeme getiriyor" sözleriyle değerlendirdi.

Eski bir OPEC analisti olan Jorge Leon ise, "Günde 4,8 milyon varil kapasiteli ve daha fazla üretme hırsına sahip bir üyenin kaybedilmesi, piyasayı yönetme aracını OPEC'in elinden alıyor" dedi.

Habere göre, BAE'nin bu hamlesinin, Suudi Arabistan'ın gruptaki hegemonyasından rahatsız olan diğer Körfez ülkeleri için de bir "kopuş" cesareti yaratabileceği uyarısı yapılıyor. Piyasalar ise şimdilik beklemede; ayrılık kararının duyurulmasının ardından uluslararası gösterge olan Brent petrol, varil başına 104 doların hemen üzerinde işlem gördü.

EKONOMİK KRİZ VE 'HÜRMÜZ'Ü BYPASS' PLANI

İran savaşının getirdiği jeopolitik sarsıntı, BAE'nin "güvenli vaha" imajı üzerine kurduğu ekonomik modelini de sarstı. Savaş nedeniyle uçuşların aksaması, turizm gelirlerinin çakılması ve birçok yabancı çalışanın (expat) ülkeyi terk etmesi, Abu Dabi'nin petrolden elde edeceği geliri hayati bir noktaya taşıdı.

Günlük 4,8 milyon varil üretim kapasitesine sahip olan ancak OPEC kotaları nedeniyle sadece 3,4 milyon varil üretebilen BAE, artık prangalarından kurtuluyor. Dünyanın en düşük maliyetli petrol üreticilerinden biri olan BAE, bütçesini diğer Körfez ülkelerine kıyasla çok daha düşük bir petrol fiyatıyla dengeleyebiliyor.

WSJ'nin analizinde öne çıkan bir diğer stratejik hamle ise Hürmüz Boğazı'yla ilgili. İran'ın boğazı kapatmasıyla OPEC'in piyasa üzerindeki etkisi sıfırlanırken, BAE sahip olduğu kara boru hatları sayesinde petrol ihracatının yarısından fazlasını boğazı by-pass ederek dünyaya ulaştırabiliyor. OPEC'ten çıkış, Abu Dabi yönetimine bu boru hattı yatırımlarını hızlandırma ve İran'ın deniz tehditlerinden tamamen bağımsız bir ihracat rotası kurma özgürlüğü de tanıyacak.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.