BİR KEZ DAHA; BU BAKAN HİÇ TEKİN DEĞİL! 

BİR KEZ DAHA; BU BAKAN HİÇ TEKİN DEĞİL! 

 “Millî Mücadele” ve “Kurtuluş Savaşı” kavramları karşı karşıya konamaz.

A+A-

Vatan Partisi Denizli İl Basın Yayın Sekreteri Emekli Eğitimci Sabri Kasapoğlu, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yeni müfredat düzenlemeleri kapsamında "Kurtuluş Savaşı" ifadesini kaldırarak yerine "Millî Mücadele" kavramını getirme girişimini sert sözlerle eleştirdi. Bakan Tekin’in "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" şeklindeki gerekçesine tepki gösteren Kasapoğlu; Kurtuluş Savaşı ve Millî Mücadele kavramlarının karşı karşıya konulamayacağını, zaferin ancak işgalcilerle iş birliği yapan padişahlık yönetiminin yıkılmasıyla kazanılabildiğini ifade etti. Kasapoğlu, Bakan Yusuf Tekin’in derhal istifa etmesi, etmediği takdirde görevden alınması gerektiğini belirtti 

Vatan Partisi  Basın yayın Sekreteri Sabri Kasapoğlu Milli Eğitim Bakanı hakkında daha önce de yaptığı bir açıklamada “Bu Bakan hiç Tekin değil” ifadesini kullandığını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî Mücadele” ve “Kurtuluş Savaşı” kavramları karşı karşıya konamaz. Hele ileri sürülen gerekçe, bırakalım Millî Eğitim Bakanlığı sorumluluğunu, sıradan bir öğrenci sorumluluğuyla ve bilgisiyle dahi bağdaşmaz. Millî Eğitim Bakanı’nın “Kurtuluş Savaşı” kavramından rahatsızlık duyduğu anlaşılıyor. Kuşkusuz bu rahatsızlığın kaynağında Millî Mücadeleden rahatsız olmak var. Nitekim Bakan Beyin kendisi bu ruh halini açıkça itiraf etmektedir. Millî Mücadele kavramını Kurtuluş Savaşı kavramının karşısına dikme girişimi, gençlerimizi beyin göçüne kışkırtan Batı emperyalizmi planlarına hizmet etmektedir. 

HİÇ KİMSE BAŞIDİK İMPARATORLUK MİRASINI EMPERYALİZM İŞBİRLİĞİNİN ÖRTÜSÜ YAPAMAZ 

Sayın Bakan ve Müfredatı hazırlayan uzmanları, Millî Mücadele tarihini bilmedikleri ve yıkılan saltanatın acısını bir türlü içlerinden atamadıkları için, Müfredatla oynamaya kalkışıyorlar. Sayın Yusuf Tekin, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı.” diyor. Hiç kimse, Orhan Gazilerin, Fatih Sultan Mehmetlerin, Yavuz Sultan Selimlerin temsil ettiği imparatorluğun başı dik yaşama mirasının arkasına gizlenerek, Millî Mücadele yıllarında İngiliz ve Fransız işgalcileriyle işbirliği yapan saltanat sahiplerini aklamaya kalkmasın.  

PADİŞAHLIĞI YIKMASAYDIK MİLLÎ MÜCADELE ZAFERE ULAŞAMAZDI 

Millî Mücadele, emperyalizmin işgalinden kurtuluştur. Ama aynı zamanda İstanbul’da emperyalizmin denetimi altındaki Padişah yönetiminden kurtuluştur. Unutulmamalıdır ki, Millî Mücadele, önce Padişah hükümetinin İngiliz altınlarıyla silahlandırıp Millî Kuvvetlerin üzerine sürdüğü İrtica Kuvvetlerini bastırarak başladı. İç cephedeki düşmanı temizlemek, işgalden kurtuluşun ön şartıydı. İngiliz Fransız işgalcilerinin talimatlarıyla Millî Mücadeleyi bastırmaya kalkan İstanbul’daki Saltanat sahipleri, Millî Mücadele düşmanlığının bedelini tahtlarını ve taçlarını kaybederek ödediler. Eğer Büyük Devrimci Önderimiz Mustafa Kemal Paşa, 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Devrimci bir Meclis ve Devrimci bir Hükümet kurmasaydı, Millî Mücadele başarılamazdı.  

İŞGAL ETTİĞİ MAKAMIN KURULUŞ TARİHİNİ BİLMİYOR 

Eğer intikam duygularından kurtularak Müfredat yazacak olursak, Cumhuriyet öğrencisine şu gerçeği öğreteceğiz: Önce 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Cumhuriyeti fiilen kurduk ve vatanımızı Cumhuriyet Hükümetinin önderliğinde kurtardık. İngiliz-Fransız gölgesindeki Padişah yönetiminden kurtulmasaydık, vatanı kurtaramazdık. Millî Mücadele tarihimizin özü budur! Müfredat yazıcılarının tarih kitabı okumaya vakitleri olmadığı anlaşılıyor. Sayın Bakan’a ve avenesine Milli Mücadele ile ilgili ders vermeye hazırız.  Millî Eğitim Bakanımız, Cumhuriyetin Millî Eğitim Bakanı makamını işgal ediyor, ancak işgal ettiği makamın kuruluş eylemine sadakatten ve onu kavramaktan yoksundur. Millî Eğitim Bakanı, istediği kadar Müfredat değiştirsin, yıkılan saltanatı kurtaracak güce sahip değildir. NATO’larını getirsinler, yine de padişahlarını yıkıntıların altından çıkartamazlar. Ancak kendilerini o yıkıntının altına atmış olurlar. 

Müfredat oyunlarıyla saltanata sadakat üzerinden emperyalizme boyun eğme girişiminde ısrar edilirse, yalnız Millî Eğitim Bakanı değil, AK Parti iktidarı da sorumlu olur. Bu, bir siyasî intihardır, tarihî intihardır ve vicdanî intihardır. 

Hâlâ yıkılan padişahın intikamı peşinde olanlar, Millî Mücadele kavramının arkasına saklanamazlar. Çünkü Millî Mücadele, padişahı yıktığımız için zafere ulaştı. Millî Eğitim Bakanlığı, Cumhuriyetimizde Millî sıfatını taşıyan iki bakanlıktan biridir. Millî olmak, padişahın kulu olmak değildir. Millî olma devrimimiz, saltanattan kurtuluş sürecinin eseridir. Türk Milleti, gençliğini yıkılan saltanatın intikamı peşinde olanlara emanet etmiyor ve etmeyecektir. Saltanata itibar kazandırma gayretinde olanlar, Millî Eğitim Bakanı olamaz. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir. İstifa etmiyorsa, görevden alınmalıdır. 

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.