
Çal’dan fahiş fiyat operasyonuna destek
Çal İlçe Ziraat Odası Başkanı Ahmet Haşim Çil, 22 ilde gerçekleştirilen operasyonlara destek vererek üreticinin düşük fiyata sattığı ürünün tüketiciye katlanarak ulaşmasının yıllardır çiftçinin en büyük sorunlarından biri olduğunu belirtti.
Yaş sebze ve meyvenin tarladan çıkış fiyatı ile market rafındaki satış fiyatı arasındaki fark uzun süredir Türkiye'nin en fazla tartışılan tarım başlıklarından biri olurken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş kapsamlı soruşturma gözleri bir kez daha tarladan sofraya uzanan tedarik zincirine çevirdi.
Denizli'de Çal İlçe Ziraat Odası Başkanı Ahmet Haşim Çil de yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla bazı büyük tedarikçi firmalara yönelik yürütülen soruşturmayı değerlendirdi. Operasyonlara destek veren Çil, çiftçinin aylar boyunca emek verdiği ürünün tarladan düşük fiyatla çıkmasına rağmen tüketicinin aynı ürünü markette çok daha yüksek rakamlardan satın almak zorunda kalmasının kabul edilebilir olmadığını belirtti. Çal'ın tarımsal üretimin yoğun olduğu ilçelerden biri olduğunu hatırlatan Ahmet Haşim Çil, üreticinin yalnızca ürün yetiştirirken değil, ürününü pazarlarken da ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Mazot, gübre, ilaç, sulama, elektrik ve işçilik gibi üretim maliyetlerinin çiftçinin yükünü artırdığını belirten Çil, bütün bu maliyetleri karşılayan üreticinin hasat döneminde emeğinin karşılığını alamamasının tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini de tehdit ettiğine dikkat çekti.
Çil, yaş sebze ve meyve ticaretindeki fiyat oluşumunun açık ve denetlenebilir olması gerektiğini belirterek, çiftçinin ürününün gerçek değerinden satılmasının yanı sıra vatandaşın da aynı ürüne ulaşırken aşırı fiyat farklarıyla karşılaşmaması gerektiğini vurguladı. Soruşturma kapsamında büyük dağıtıcı firmaların yöneticisi konumundaki 41 şüpheli hakkında gözaltı kararının verildiğini, 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamet adresinde arama kararı uygulandığını anlatan Çal İlçe Ziraat Odası Başkanı Ahmet Haşim Çil, soruşturmanın çiftçinin yıllardır dile getirdiği önemli bir sorunu yeniden ülke gündemine taşıdığını belirtti. Üreticinin ürününü değerinde satamadığı bir sistemin uzun vadede tüketiciye de zarar vereceğini ifade eden Çil, tarladaki fiyat ile market rafındaki fiyat arasındaki farkın hangi aşamalarda ve hangi maliyetlerle oluştuğunun açık şekilde ortaya konulması gerektiğini kaydetti.
Ürünün tarladan çıktıktan sonra nakliye, depolama, işçilik, fire, komisyon ve perakende giderleri nedeniyle belirli bir fiyat artışının doğal olduğunu belirten Çil, ancak ortaya çıkan farkın gerçek maliyetlerle açıklanabilir ve denetlenebilir olması gerektiğine dikkat çekti.

Çal’daki üreticinin de en büyük sorunlarından biri
Ahmet Haşim Çil, çiftçinin yıl boyunca bütün üretim riskini üstlendiğini, hava koşullarından hastalıklara, artan girdi maliyetlerinden pazarlama sorunlarına kadar birçok belirsizlikle mücadele ettiğini belirtti. Hasat zamanı geldiğinde ise üreticinin çoğu zaman ürününü kısa sürede satmak zorunda kaldığını ifade eden Çil, bu durumun çiftçinin pazarlık gücünü azalttığına dikkat çekti. Bu nedenle yalnızca denetimlerin değil, üreticinin pazardaki gücünü artıracak kalıcı düzenlemelerin de önemli olduğunu vurguladı.
Çal İlçe Ziraat Odası Başkanı Ahmet Haşim Çil, yaş sebze ve meyve sektöründe başlatılan soruşturmanın üreticilerin haklarının korunması açısından önemli olduğunu belirterek denetimlerin süreklilik kazanması gerektiğini ifade etti. Fiyatların hangi aşamada ne kadar yükseldiğinin takip edilebildiği, üreticinin satış bedelinin kayıt altına alındığı ve tüketicinin ödediği fiyatın şeffaf biçimde izlenebildiği bir sistemin hem çiftçiye hem vatandaşa fayda sağlayacağını belirten Çil, haksız kazanç iddialarının da yargı süreci içerisinde bütün yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini kaydetti. Çil, üreten çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı, vatandaşın ise aynı ürüne makul fiyatlarla ulaşabildiği bir piyasa yapısının oluşturulmasının tarım sektörünün geleceği açısından zorunlu olduğunu vurguladı.
Hasan DURNA


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.