“Denizli’nin üretimine, emeğine, eğitimine ve tarihsel değerlerine sahip çıkacağız”

“Denizli’nin üretimine, emeğine, eğitimine ve tarihsel değerlerine sahip çıkacağız”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Parti Okulu Yönetici Eğitimleri kapsamında Denizli’de yaptığı açıklamada sanayiden tarıma, Pamukkale’nin korunmasından öğrencilerin barınma ve beslenme sorunlarına kadar kentin gündemini değerlendirdi.

A+A-

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Parti Okulu Yönetici Eğitimleri kapsamında geldiği Denizli’de, CHP Denizli İl Başkanı Ayhan Oran ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ile birlikte basın açıklaması gerçekleştirdi. Kaya, Denizli'nin sanayi, tarım, turizm ve eğitim alanlarındaki sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak partisinin önerilerini anlattı.

281ae087-ee34-4d8d-906e-30b6b3dab04a-061.jpg

Parti Okulu olarak Türkiye’nin farklı kentlerinde İl Yönetici Eğitimlerini sürdürdüklerini belirten Kaya, Denizli’deki programın Kazım Arslan’ın anısına ve Adnan Keskin’e armağan edildiğini söyledi.

“Siyaset, eğitim, üretim ve Denizli sevgisi bir bütündü”

Kazım Arslan’ın CHP Denizli İl Başkanlığı ve milletvekilliği görevlerinde bulunduğunu hatırlatan Kaya, Arslan’ın tekstil sektöründe ve eğitim alanındaki çalışmalarına değindi.

Kaya, “Tekstil sanayisinin içinde yer aldı, Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği Başkanlığı yaptı. Eğitimin toplumsal eşitliğin anahtarı olduğuna inanarak eğitim vakıflarında görev aldı; öğrencilerin barınma ve burs olanaklarının geliştirilmesi için çalıştı. Onun yaşamında siyaset, eğitim, üretim ve Denizli sevgisi bir bütündü. Kendisini saygı ve özlemle anıyorum.” dedi.

Adnan Keskin’in de Denizli ve CHP’nin siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Kaya, Keskin’in milletvekilliği ve bakanlığın yanı sıra CHP Genel Sekreterliği ile Genel Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendiğini hatırlattı.

Kaya, “Bugün aramızda olan Adnan Keskin, bizim için yalnızca geçmişte görev yapmış bir siyasetçi değildir. O, Denizli’den Türkiye’ye uzanan Cumhuriyet Halk Partisi geleneğinin yaşayan çınarlarından biridir.” ifadelerini kullandı.

“Denizli Anadolu Kaplanı’ydı, üretimi yeniden ayağa kaldırmalıyız”

Denizli’nin uzun yıllar Türkiye’nin “Anadolu Kaplanları” arasında gösterildiğini belirten Kaya, tekstil ve konfeksiyon başta olmak üzere sanayide yaşandığını söylediği daralmaya dikkati çekti.

Kaya, “Bu kent üretti, çalıştı, ihracat yaptı ve istihdam yarattı. Tekstil ve konfeksiyon yalnızca Denizli ekonomisinin değil, kentin üretim kültürünün de temel taşı oldu.” diye konuştu.

Yüksek enerji, finansman ve üretim maliyetlerinin işletmeleri zorladığını savunan Kaya, iş insanlarının küçülmek veya fabrikalarını kapatmak durumunda kaldığını söyledi. Tekstil ve konfeksiyondaki daralmanın özellikle kadın istihdamını etkilediğini belirten Kaya, “Kapanan her fabrika, yalnızca üretimin durması değil; bir kadının işini, bir ailenin ekmeğini kaybetmesi demektir.” dedi.

Kaya, sanayici, işçi ve esnafın geleceğe ilişkin kaygılarının bulunduğunu belirterek, “Denizli’nin fabrikalarının bacaları tütmeli, işçi işinden olmamalı, sanayici üretimden vazgeçmemeli, esnaf kepengini indirmemelidir.” ifadelerini kullandı.

KOBİ’lerin uygun koşullarda finansmana erişiminin sağlanmasını isteyen Kaya, enerji maliyetlerinin üretici üzerindeki yükünün azaltılması gerektiğini söyledi. Kaya, tekstil ve konfeksiyon gibi emek yoğun sektörlerde üretimi, kadın istihdamını ve çalışanların haklarını korumaya yönelik özel destekler uygulanması çağrısında bulundu.

“Çiftçi ürününü tarlada bırakıyor”

Denizli’nin sanayinin yanı sıra önemli bir tarım kenti olduğunu vurgulayan Kaya; Çivril’in elma ve şeftalisini, Buldan ve Güney’in üzümünü, Çal ve Bekilli’nin bağlarını, Acıpayam ve Tavas’ın tarım ve hayvancılık faaliyetlerini örnek gösterdi.

Kaya, Çivril’de şeftali üreticisinin ürününü satmakta zorlandığını, Acıpayam’da ise kavun üreticilerine maliyetlerinin altında fiyatlar önerildiğini savundu.

Akaryakıt ve tarımsal girdi maliyetlerine de değinen Kaya, “Girdi maliyetleri yükselirken üreticinin ürün fiyatını geriye götürmek, çiftçiye açıkça ‘Üretme’ demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Çiftçinin kullandığı mazottaki vergi yükünün azaltılmasını isteyen Kaya, gübre, yem, tohum, ilaç ve sulama desteklerinin gerçek üretim maliyetlerine göre belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Ürün fiyatlarının ekimden önce açıklanmasını ve kooperatifçiliğin güçlendirilmesini isteyen Kaya, “Çiftçiyi toprağa küstürürseniz yalnızca köyleri boşaltmazsınız; Türkiye’nin gıda güvenliğini de tehlikeye atarsınız.” dedi.

“Pamukkale’yi tüketerek değil, koruyarak kazanacağız”

Pamukkale’nin Denizli’nin yanı sıra insanlığın ortak mirası olduğunu ifade eden Kaya, travertenlerin, su kaynaklarının ve bölgedeki tarihsel dokunun korunması gerektiğini söyledi.

Kaya, “Pamukkale’ye yalnızca ‘Kaç turist geldi, ne kadar para bıraktı?’ diye bakamayız. Pamukkale’yi tüketerek değil, koruyarak kazanmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Doğal ve tarihsel mirasın korunmasını esas alan bir turizm anlayışı gerektiğini belirten Kaya, kültür, termal, doğa ve kırsal turizmin birlikte geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Turizm gelirinin esnafa, üreticiye, köylüye ve turizm çalışanlarına da yayılması gerektiğini kaydetti.

“Öğrencinin sorunu artık yalnızca ders değil”

Denizli’nin geleceği açısından eğitim ve gençlerin sorunlarının önemli olduğunu dile getiren Kaya, Pamukkale Üniversitesi başta olmak üzere kentte eğitim gören öğrencilerin barınma, beslenme ve kira giderleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Kaya, “Bir öğrencinin eğitim hakkı ailesinin gelirine bırakılamaz. Yeterli ve nitelikli kamu yurtları yapılmalı, öğrencilerin sağlıklı beslenmesi kamusal güvence altına alınmalıdır. Hiçbir üniversite öğrencisi parasızlıktan öğün atlamamalı, hiçbir aile çocuğunu okutabilmek için yoksullaşmamalıdır.” diye konuştu.

Okul çağındaki çocukların temiz su, sağlıklı beslenme, hijyen, öğretmen ve rehberlik hizmetlerine erişiminin de eğitimin ayrılmaz parçası olduğunu belirten Kaya, “Bizim anlayışımız nettir: Eğitim kamusal bir haktır. Çocuğun geleceği ailesinin cüzdanına bırakılamaz.” dedi.

“Çocuklarımızı uyuşturucuya, sanal kumara ve ekranlara terk etmeyeceğiz”

Uyuşturucu, sanal kumar, ekran bağımlılığı, akran zorbalığı ve dijital zorbalığın yalnızca ailelerin çözebileceği sorunlar olmaktan çıktığını ifade eden Kaya, kamunun bu alanlarda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.

Kaya, “Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin, yasa dışı bahis ağlarının ve ekranların insafına bırakamayız.” dedi.

Okullardaki psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesini isteyen Kaya, çocukların spor, sanat, kültür ve bilimle buluşturulması gerektiğini belirtti. Kaya, uyuşturucu, sanal kumar, ekran bağımlılığı ve akran zorbalığıyla mücadelede okul, aile, yerel yönetim ve kamu arasında iş birliği kurulması gerektiğini söyledi.

“Denizli’nin sorunlarını da çözümlerini de biliyoruz”

Denizli’ye yalnızca sorunları sıralamak için gelmediklerini ifade eden Kaya, “Sorunu söyleyen, çözümünü de ortaya koyan bir siyaset anlayışını büyütmeye geldik.” dedi.

Kaya, Denizli’de tekstil ve sanayinin güçlendirilmesi, kadın istihdamının korunması, esnafın desteklenmesi ve çiftçinin üretimde tutulmasının mümkün olduğunu söyledi. Pamukkale ile tarihsel mirasın korunması, üniversite öğrencilerinin barınma ve beslenme sorunlarının giderilmesi ve çocukların bağımlılıklarla mücadelede desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

“Bunun için kamucu, planlı, üretimden ve emekten yana bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Eğitimde savunduğumuz temel değerler bellidir: Eşitlik, laiklik, bilimsellik ve sosyal devlet.” ifadelerini kullanan Kaya, kentin sanayi, tarım, esnaf, üniversite ve eğitim kurumlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kazım Arslan ve Adnan Keskin’in siyasi mücadele birikimine işaret eden Kaya, “Bu kentin üretimine, emeğine, eğitimine ve tarihsel değerlerine sahip çıkacağız.” dedi.

Kaya, açıklamasını “Hiçbir çocuğu geride bırakmayacağız. Kamusal Eğitim Cumhuriyeti’ni mutlaka kuracağız.” sözleriyle tamamladı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.