
Dervişoğlu’ndan süreç tepkisi: Gafleti aşan bir ihanet!
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreçteki eksen kaymasına işaret ederek “Mesele silah bırakma ve örgütün kendini feshinden çıktı.
Devlete ‘Siz önce yasayı çıkarın. Biz silah bırakacak ya da örgütü feshedeceksek buna sonra karar vereceğiz’ dediler. Bu durum 50 bin kişinin katili terör örgütüne tanınmış utanç verici bir imtiyazdır. Bu durum yüreğim yanarak söylüyorum ki; bu örgütü yönetenlere ‘Türkiye Cumhuriyet Devleti’ni önümüzde diz çöktürdük’ hissiyatı oluşturan gafleti aşan bir ihanettir” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Kent Konseyi Gençlik Meclisi ve Esnaf Meclisi ev sahipliğinde SözOnda Deneyim Paylaşım Platformu’nun konuğu oldu.
“Terörsüz Türkiye mümkün mü?” sorusu üzerine Dervişoğlu, “Terörsüz bir Türkiye’yi elbette arzuluyorum ama Dündar Taşer’in bir ifadesi var. ‘Biz çadırımızı sırtlanların geçiş yolu üzerine kurmuşuz’ der. Dolayısıyla bu coğrafyada büyük devlet olma iddiası sergileyen milletlerin, bu coğrafyanın jeopolitiğinden kaynaklı olarak çeşitli riskleri göğüsleyebilecek kudrete de sahip olması gerekiyor. ‘Bugün yapılanlar bizi terörsüz Türkiye’ye götürür mü’ diye sorarsanız, ben buna inanmıyorum. Çünkü terör örgütü yöneticilerinin yol göstericiliğinde tanzim edilmiş bir yol haritası, bir çözüme değil bir felakete işaret eder. Dolayısıyla bu sürece bütünüyle karşı çıkıyorum” dedi.
“Anaların ağlamasını kim ister?”
İYİ Parti’nin süreçle ilgili kurulan komisyona katılmadığını hatırlatan Dervişoğlu, “Güzel bir sloganla ortaya çıktılar. ‘Analar ağlasın mı, kan akmaya devam mı etsin’ Bu topraklarda yetişmiş hiçbir memleket evladı bunu arzulamaz. Kim ister ki analar ağlasın. Ancak bu güzel tanımlamaların arkasına terör örgütünün hangi amaçları muhafaza ettiğini tarif eden yok. Mesela PKK’nın uzantısı olan siyasi partinin bazı kişileri dün İmralı’ya gitti. Abdullah Öcalan onların eline bir yol haritası vermiş. Orada yeni bir cumhuriyetten bahsediliyor. Farklı bir demokratik cumhuriyet tarif ediliyor. Atılan bu adımın bundan sonra atılacak adımlara öncülük edeceği söyleniyor. Ama niyetini değiştirmeyen örgütün, o özelliğini Türk siyasetinde kimse sorgulamıyor. Bütün siyasi partiler ‘gel’ deyince komisyona gidiyorlar, ‘imza at’ deyince imza atıyorlar.” ifadesini kullandı.
“Bu durum 50 bin kişinin katili terör örgütüne tanınmış utanç verici bir imtiyaz”
Komisyon raporuna göre kendisini feshedecek terör örgütünün silah bırakmasından sonra devletin yetkili kurumlarının bu durumu teyit edeceğini ve daha sonra yasal düzenlemelere geçileceğine işaret eden Dervişoğlu, “Ancak şimdi ne oldu? Mesele silah bırakma ve örgütün kendini feshinden çıktı. Devlete ‘Siz önce yasayı çıkarın. Biz silah bırakacaksak ya da örgütü feshedeceksek buna sonra karar vereceğiz’ dediler. Bu durum 50 bin kişinin katili terör örgütüne tanınmış utanç verici bir imtiyazdır. Bu durum yüreğim yanarak söylüyorum ki; bu örgütü yönetenlere ‘Türkiye Cumhuriyet Devleti’ni önümüzde diz çöktürdük’ hissiyatı oluşturan gafleti aşan bir ihanettir” şeklinde konuştu.
“Cesedimizi çiğnemeden yeni bir cumhuriyet inşa edemezler”
Sürece karşı sonuna kadar mücadele vereceklerini vurgulayan Dervişoğlu, “’Abdullah Öcalan gelsin, bu kürsüde konuşsun ve umut hakkından yararlansın’ dediler. Ne oraya gelebildi ne de umut hakkından yararlanması konuşuluyor. Çünkü buna bizim muhalefetimiz sebep olmuştur. ‘Hukuki statü verilmesi gerekiyor’ diye çıkıp söylediler. Siyaseten devlet katından bir statü verilmediyse bunun da müsebbibi biziz. Şimdi yeni bir demokratik cumhuriyetten bahsediyorlar. İnanıyorlar ki numaralı yeni bir cumhuriyet inşa edecekler. Cesedimizi çiğnemeden yeni bir cumhuriyet inşa edemezler.” diye ekledi
“Benim yaptığım; Müsavat Dervişoğlu’nun yaptığı değil milletin istediği şeydi”
“Tandoğan Meydanı’nda verdiğiniz mesajın karşılık bulduğuna inanıyor musunuz?” sorusu üzerine Dervişoğlu, “Yürekten inanıyorum. Böyle olacağını da en başından biliyordum. Çünkü bayrak, bütün milli ve manevi değerlerimizi sembolize eder. Ben oraya alkış almak için çıkmadım. Türk milletinin değerlerinin sahipsiz olmadığını ve bir gün gelir göndere çekilmeye namzet olduğunu göstermek için çıktım. Ben bir kampanya figürü değilim. Ben sahici bir adamım. Sevinirsem belli ederim, üzülürsem belli ederim, kızarsam belli ederim. Dolayısıyla iletişim biliminin manevra alanında kendisine yer aramaktan da azami ölçüde uzak durmaya gayret sarf eden biriyim. Benim orada yaptığım; Müsavat Dervişoğlu’nun yaptığı şey değil milletin istediği şeydi. Dolayısıyla bayrağı layık olduğu yere çektim. Bayrağı oraya çektim ama bazıları bunu anlamadı. 16 Ağustos’ta Balıkesir meydanında bir kere daha göndere çekeceğim” yanıtını verdi.
Dervişoğlu’ndan Güneş Motel örneği
Milletvekili transferlerine değinen Dervişoğlu, “Bazen elinize fırsat gelir, faydacı ve fırsatçı bir yaklaşımla bundan yararlanmaya kalkışabilirsiniz. Ancak emin olun ki hem meclise hem demokrasiye hem de siyaset müessesine zarara vermiş olursunuz. İşte bundan yararlanmaya çalışanların artan bir biçimde çoğunlukla kendini hissettirdiği bir iştigal alanına dönüştürüldü meclis. Bütün vatandaşlarımıza utanç veren, özellikle de genç arkadaşlarımızı üzen siyasi transferlerin kaynağı da budur. Kaynak deyince akla Güneş Motel gelir, gizli pazarlıkların yapıldığı yer. Şimdi gizli pazarlıklar üzülerek ifade ediyorum ki külliyede yapılıyor” dedi.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.