Hata Sistemde Değil, İktidardadır

Hata Sistemde Değil, İktidardadır

CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, son KHK’lar ile askeri okulların kapatılmasına, FETÖ ile bağlantısı olmadığı açık olan binlerce insanın açığa alınmasına tepki gösterdi. 

A+A-

CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, son KHK’lar ile askeri okulların kapatılmasına, FETÖ ile bağlantısı olmadığı açık olan binlerce insanın açığa alınmasına tepki gösterdi. 

Arslan, “Kendi hatalarının üstünü kapatmak isteyenler, suçu sisteme attıkça, 200 yıllık kurumları kapatarak çözüm bulduğunu sandıkça hatalar derinleşiyor. Siyasi hesap Meclis önünde verilmeden, sorumlular görevden alınmadan, diğer tarikatların devlette yükselmesine yol açacaklar.” vurgusunu yaptı.

Milletvekili Kazım Arslan, “Önce ne istediler de verdiniz, bunu açıklayın! İktidarsınız ama muktedir değilsiniz. Basiretsiz yönetim, derin devlet krizinde OHAL kararlarıyla kendini ayakta tutmaya çalışıyor, sistem değişikliği için konuşanlar sorunun gerçek sahibidir. Sorunun sahibinden sistem değişikliği beklenemez. Önce iç temizliğinizi yapmadan sistem değişikliğine uğraşmayın.” dedi.

CHP’li Arslan, “AKP kadroları, yıllardır Ergenekon, Balyoz, Kumpas ile yaşamını zindana çevirdikleri askerlerden ve ailelerinden millet önünde özür dilemeli, iade-i itibar yasası acilen çıkmalı, görevlerine iadeler yapılmalı. ” ifadesini kullandı.

CHP Milletvekili Kazım Arslan’ın açıklaması şöyle:

BU HÜKÜMET, 14 YILLIK TARİKATLAR KOALİSYONUDUR

CHP olarak FETÖ hakkında yıllardır uyardığımız AKP kadroları, yıllar boyunca ittifak halinde olduğu bu örgütü darbeye teşebbüs edince anlayabildi. Bu arada ilgisi olmayan on binlerce çalışanı ve aileleri de mağdur etti. Bu örgütle ilişkilendirilen kurumlar, bağlantısı olsun olmasın kapatılmış, askeri öğrenciler okullarından atılmış, pire için yorganlar yakılmaya başlanmıştır.

AKP kadroları, Ergenekon, Balyoz ve Kumpas davaları için meydanlarda söylediği sözleri çoktan unutmuş, 15 gündür bize o kumpas mağduru ailelerden, binlerce Atatürkçü subaydan daha fazla mağdur olduğunu kanıtlamaya, vatandaşları sokaklarda toplamaya devam ediyorlar. Yine ‘yanıldık, aldatıldık, iyi niyetimizin kurbanı olduk’ demeye getiriyorlar.

14 yıldır devleti iyi yönetemeyen, tarikatları bakanlıklar arasında bölüştüren siyasi iktidar, bir kez daha tek başına iktidar olamadığını, bir kez daha tarikatlar koalisyonunun hükümeti olduğunu göstermiştir. Onun için, bu konuda samimi iseler kendi içlerinde de bu temizliği yapmak durumundadırlar.

OHAL İLE DEVLET SİSTEMİ ALT ÜST EDİLİYOR

FETÖ hakkındaki uyarılarımıza kulak tıkayanlar, ‘4 yıl önce bunları söyleyen olsa inanmazdım’ diyenler, hatayı öncelikle kendisinde araması gerekirken; tarikatlar ile iç içe geçmiş partisinde gerçekçi bir değişiklik yapacağı yerde, yanlışı sistemde aramakta, OHAL kararlarıyla devletin düzenini alt üst etmektedirler. Sistemi sorgulamakla birlikte, eleştiri öneri ve denetimi gözardı etmektedirler.

Askeri liselerde, orduda, bürokraside çalıntı sorularla yükselenler yıllardır listelenirken susanlar, şikayetlere kulak tıkayanlar, açılan soruşturmaların üzerine kapatanlar, 2004-2012 arasında bürokrasi tümüyle cemaatin eline terk edilirken gözlerini kapatanlar, 2010 KPSS soruları çalınırken ‘sınav temizdir’ diyenler kimlerdi? 

Öncelikle bunların hesabını vermelidirler, hakkı yenen öğrencilerden ve velilerden özür dilemelidirler. 2010-2014 döneminde jet hızıyla generalliğe yükselttiğiniz subaylar 15 Temmuz’da milletin tepesinde jetleri uçururken istihbaratınız neredeydi? 

ÖNCE İÇ TEMİZLİK, SONRA SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ

YAŞ kararları öncesinde çalıştırmadığınız, darbeyi dahi eniştenizden öğrendiğiniz istihbarat hangi siyasi iradeye bağlıydı? ‘Dere geçerken at değiştirilmez’ dedikleriniz, bir yıldan fazla zamandır bin beş yüze yakın şehit verirken sadece seyretti. 7 Haziran’dan bugüne Türkiye’de ne iç güvenliği, ne de sınır güvenliğine hakimsiniz. Şimdi tüm bu sorunlar birikmişken, hangi kritik yetkiliyi görevden alabildiniz? Kendi içinizde temizliğe gitmeden, şimdi de öfkeyle hangi sistem değişikliğini görüşeceksiniz?

İKTİDARSINIZ AMA MUKTEDİR DEĞİLSİNİZ 

Siyasi yetki sizdeyken önlem almıyorsanız, bırakın talimat vermeyi, darbe bilgisini almayı bile başaramıyorsanız, sistemle oynayınca neyi kontrol edebileceksiniz? Hangi bilgiler size nasıl ve ne şekilde ulaşacak? YAŞ üye yapısını değiştirince, MİT’i ve Genelkurmay’ı Cumhurbaşkanına bağlayınca, kışlaları parka çevirince, devletin ana sistemiyle oynayınca mı doğruya ulaşacağınızı sanıyorsunuz ?Şu açıkça görülüyor ki, iktidara hakimsiniz ama ülkeye ve yönetmeye hakim değilsiniz… Ordunun Atatürkçü gücünü, Kemalist yürekli subaylarını yok etmek için ittifak ve kumpas kurarken çok sinsiydiniz de şimdi mi saflığınızın ve iyiniyetinizin kurbanı oldunuz?

HATAYI SİSTEMDE DEĞİL, İKTİDARDA ARAMALI

Bugün değiştirmeye kalktığınız sistem, dün kurulmadı. Osmanlı'dan bu yana uygulanan, iki yüzyılı bulan okullar, Cumhuriyetle birlikte revize edildi, içinden onbilerce yürekli subay çıkardı. Bu kadrolar devleti kurtardı, bu subaylar yeni devleti kurdu. Bu subaylar, Kıbrıs’ı kurtardı, bu subaylar terörle mücadele verdi.

O günden bugüne 93 yıllık geçmişiyle dünyanın sayılı ordusu konumunda olan, mükemmel bir eğitim veren askeri okulları bir OHAL kararıyla kapatmak, hatasını kendinde aramadan, sistemde aramak yanlıştır. 14 yıllık siyasi faturayı kendi iktidarına değil, devlete kesmeye kalkan bu sorunlu anlayış, önce yargıda şimdi de orduda ve eğitimde çok daha büyük hatalara zemin hazırlamaktadır.Böyle gidersede içinden çıkılmaz bir noktaya gidecektir.

FETÖ’YE KIZARAK DEVLET KURTARILMAZ

FETÖCÜ'lere kızarak bir çırpıda, OHAL günlerinde, fırsat bu fırsat deyip askeri okulları kapatan, sonra yerine kimleri ve hangi okul mezunlarını koyacağını açıklamayan bir anlayış, bu uygulamadan başarı elde edemeyecek, yıllardan beri devam eden yanlışı düzeltemeyecektir. Deneme yanılma yöntemleri daha kötü sonuçları doğurabilecektir.

Devlet, geçmiş 14 yılda kadroların siyasileştirilmesiyle yönetildi. Mesleğine ve liyakatına bakılmadan devletin kadroları baştan aşağıya dizayn edildi. Halbuki devlet, yaşadıklarımızın tam tersine, liyakatle yönetilir. Liyakat ise, kurum kültürünün öğrenildiği ve özümsendiği öncelikle okullarda ve zaman içinde kurumda gerçekleşir. İşte bu yükselen değerlere ve kapasiteye göre liyakat oluşur, kadrolaşma da buna bağlı olarak gerçekleştirilir.

EĞİTİM BİRLİĞİ VE LAİK EĞİTİM YENİDEN!

Devletteki yapılanmayı, eğitimden başlatmak, Eğitim Birliğini ve Laik eğitimi yeniden tesis etmek üzere sağlayabiliriz. Kapattıkları ve kapatmayı düşündükleri okullarda ve kurumlarda iktidarın kendi hata ve kusurundan kaynaklanan, bizzat elleriyle atadığı kadrolardan gelen bu darbe girişiminin kötü sonuçları, askeri okulları kapatmakla, komutanlıkların bağlandıkları kurumları ve kurumların isimlerini değiştirmekle, değerli arazileri ellerinden almakla çözülemez. 

Bu OHAL kararları, FETÖ’cülerin temizliğine de yetmez. Bu temizlik, zaman içinde sıkı bir takip ve uzun zaman içinde, laik Eğitim Birliğine yeniden geçilmekle sağlanabilir. 

SAMİMİ MÜCADELE SİYASİ ÖZÜRLE BAŞLAR

Samimi bir mücadele verilecekse, bu örgüt yüzünden ülkemizin bozulan imajı, ekonomik kaybı, mağdur edilmiş binlerce genç öğretmen, memur adayı ve askeri öğrenci, subay ve astsubaylar, devlet kadrolarında göreve alınmalı, iade-i itibarları sağlanmalıdır. Erdoğan ve kadroları, yıllardır bu örgütle birlikte yol açtıkları mağduriyetler nedeniyle millet önünde gerçek mağdurlardan ve ailelerinden özür dilemelidir.             

YENİDEN EĞİTİM BİRLİĞİNE VE LAİK EĞİTİME GEÇİLMELİ

Yıllardan beri ihmal edilen Eğitim Birliğine yeniden geçilmeli, laik ve çağdaş bir eğitim uygulaması esas alınmalıdır. Cumhuriyetle birlikte yapılan bu temel değiliklik, yıllar önce başlamış, fakat son 14 yılda ihmal edilmiş, eğitimin özelleştirilmesi bahanesiyle her alanda tarikatçıların okul ve yurt açmasıyla, Eğitim Birliğinden, laik ve çağdaş eğitimden uzaklaşılmıştır.

Bu iktidar döneminde devlet, eğitimdeki bütün yanlış uygulamaları görmezlikten gelmiş, siyasi ve yandaş yönü varsa şikayet ve soruşturmaların üzeri hep kapatılmıştır. 

Her Milli Eğitim Bakanı değişikliğinde eğitim ve sınav sistemlerinde sık sık değişiklikler yapılmış, eğitim tam anlamıyla Arap saçına döndürülmüştür. Bu siyasi iktidar, öncelikle kendisine çeki düzen vermeli, tarikatların müdahalesiyle devleti yönetmekten vazgeçmeli, bütün tarikatları devletin kadrolarından arındırılmalıdır. İşte gerçek ve sağlam devlet bu şekilde yapılandırılabilir.

BASİRETSİZ YÖNETİM, OHAL İLE AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYOR

Siyasi iktidar hala akıllanmamışa benziyor. Kışlaları kapatıp kendi hatalarının üstünü sistemden öc alarak örteceğini sananlar, diğer yandan Taksim’de Topçu Kışlası’nı yeniden gündeme getirip toplumu geriyor. 

Yeniden halkı ayrıştırmaya çalışıyorlar. Allah aşkına, bu kadar gergin bir dönemde, darbe girişiminin akabinde böyle bir açıklamaya ne gerek var? Ülkemiz bir yönetim kirizi içindeyken, siyasi iktidar gücünü kaybettiği, OHAL ile ayakta durduğu bir dönemde böyle gerginlikler yaratmak yönetim acizliği değil midir?

FETÖCÜ'leri kamudan temizlemek için yola çıkarken, farklı bakanlıklardaki diğer tarikatlara göz yumarsanız, onları korumayı sürdürüp eğitim vermelerine fırsat verirseniz, yıllar sonra aynı noktaya tekrar gelebiliriz. Artık, yaşanan bu vahim olaydan sonra, bu tür uygulamalara fırsat verilmemeli, devletin asli görevi olan eğitim, devletin eliyle yürütülmelidir.

ASKERİ LİSELER KHK İLE KAPATILAMAZ

KHK ile askeri liselerin kapatılması yanlıştır. Kuvvet Komutanlıkları Milli Savunma Bakanı’na bağlanıyor, Genelkurmay Başkanlığının da Cumhurbaşkanına bağlanması bekleniyor. Devletin ve Silahlı Kuvvetlerin temel yapısını değiştiren adımlar, olağanüstü dönemlerde acele kararlarla yapılamaz. Olağanüstü hal, olağanüstü şartların oluşmasına neden olan konularda, istikrarın, asayişin ve güven ortamının sağlanması için uygulanır.OHAL'i fırsat olarak değerlendirip,devletin yapısında köklü değişikliklere gitmek,gelecekte geri dönüşü imkansız sonuçlar doğurabilir.

Askeri düzende, yasal çerçeve içinde bugüne dek  hiçbir aksaklık yaşamadan ilerleyen yapılarda köklü değişikliklere gidilerek, özünde siyasi olan sorunlar çözülemez.

SORUNUN SAHİPLERİ GERÇEK ÇÖZÜMÜ BULAMAZ

Yanlış, askerin yetiştirilmesinde ve askeri kurumların işleyişinde değildir. Yanlış olan, askeri okullarda ve kışlalarda FETÖCÜ’lere verilen fırsatlardır, sınavlardaki usulsüzlüklerin üzerine gidilmemesidir, denetimlerin siyasallaşmasıdır. Yanlış olan, FETÖ’nün faaliyetlerine göz yumulması, korunması ve liyakata uyulmamasıdır.

Yanlış olan, FETÖCÜ’lerin iftirasıyla ordudan atılan, hatta intihar eden subayların soruşturma dosyasını yine FETÖCÜ’lere teslim eden iradedir.

Yanlış olan, Ergenekon, Balyoz ve Casusluk davalarında, sahte belgelerle suçsuz yere yıllarca hapis yatmışların yerine, bu kumpası hazırlayanların elbirliğiyle yükseltilmesidir, ‘ diyenlerdir.

Yanlış olan, darbecilerin yanlışını orduya ödetmek, devletin iskeletiyle bir kez daha yanlış yere oynamaktır. Yanlış olan, sorun yaratanlardan, yıllara yayılmış saflığını ve basiretsizliğini itiraf edenlerden çözüm beklemek, onların eline daha fazla yetki vermektir.

Yanlış olan, mevcut siyasi iradenin, bu sürecin hesabını vermeden kuvvet komutanlıklarına siyasetin gölgesini daha fazla bulaştırmasıdır.

NE İSTEDİLERSE VERDİNİZ, ÖNCE BUNUN HESABINI VERİN!

Üniversite sınavlarında sorular çalındı, usulsüzlük yapıldı, hak etmediği halde, doktor, hakim, savcı, avukat, mühendis ve öğretmen olanlar var. Şimdi bu yanlışlıklar nedeniyle üniversiteleri mi kapatalım?

Orduda darbe girişiminde bulunan tuğgenarallerin çoğu AKP iktidarı zamanında korunmuş ve yükseltilmiş askerlerdir. Kendinizde hiç hata görmeyeceksiniz, hem ‘ne istedilerse verdik’, ‘hocam artık gel bu hasret bitsin’ diyeceksiniz, hem de bu affedilmez ve sonuçları çok ağır olan uygulamalarınızın sonuçlarını sisteme ve okullara yükleyeceksiniz. Olmaz böyle bir kolaycılık! 

Bu şekilde davranarak, dikkatleri başka alanlara çekerek sorumluluktan kurtulamazsınız. Bunu fırsat bilip devleti kendinize göre dizayn edemezsiniz. Muhalefeti dinlemeden hata yapmaya devam ederseniz, kendi elinizle besleyip büyüttüğünüz ve güçlendirdiğiniz FETÖ’cüleri bu şekilde temizleyemezsiniz.

HATA SİSTEMDE DEĞİL, İKTİDARDA

Onun için, hata sistemde değil, bu iktidardadır. Siyasi hesap nedeniyle FETÖCÜ’lerin korunması, sahiplenilmesi ve liyakata bağlı kalınmadan bu iktidar tarafından örgütün devlet içinde yükseltilmesi asıl sorundur. Kin ve öfkeyle devlet yönetilemez; sistem, alelacele alınan kararlarla değiştirilemez. Aksi halde yeni sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz, sistemi büsbütün çökertebiliriz.”

 

Kazım ARSLAN

CHP Denizli Milletvekili

 

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.