Dursun BERKOK

Dursun BERKOK

Yazarın Tüm Yazıları >

Başbakan Yanlışı Bilerek Yapıyor!

A+A-

Başbakan Tayyip Erdoğan, 17 Mayıs 2010 tarihinde Zonguldak’ta 30 maden işçisinin yaşamına mal olan kazadan sonra “Madenciliğin fıtratında ölümlü kazaların olduğunu, ölenlerin kaderinin böyle yazıldığını, bu nedenle yaşananları doğal karşılamamız gerektiğini” (kazanın Akabinde 2010 Mayısında) söylemişti. Bu söz günümüz üretim ekonomisinde hiç yer bulamayacak bir mantığı yansıtıyordu.
 
 
 
Başbakan’ın bu tutarsız sözü, üniversite çevrelerince birazda istihza ile eleştirilmişti. Sendikalar ise soluğu mahkemelerde almış, mahkemenin düzenlettirdiği bilirkişi raporlarında; Olayın "öngörülebilir" ve "önlenebilir" bir olay olduğu vurgulanmıştı. Kimse, ‘bu işin fıtratında var, olur böyle vakalar!’ dememişti. Ayrıca Almanya’da son 50, İtalya’da son 30 yıldır, Fransa’da son 40 yıldır maden kazalarında ölüm olmuyor. (ZETE, REUTERS, DHA 14.05.2014) Demek ki tedbir alınırsa, madenlerdeki kaza ve ölümler fıtrat olmaktan çıkıyor.
 
 
 
Başbakan Erdoğan, kendisini bilimin, kainatın merkezine koymuş, aklından geçen yarım yamalak bilgilerin, fikir kırıntılarının ‘kesin doğrular!’ olduğunu zannediyor!
 
Uyarıldığı halde doğruyu araştırma zahmetine hiç girmiyor.
 
Kendisine biat etmiş, yakın çevresinin pohpohlamalarını gerçek zannediyor! Bu zan ona hata üstüne hata, yanlış üstüne yanlış yaptırtıyor.
 
 
 
Erdoğan şimdi de Soma’da meydana gelen, 300 civarında can kaybının yaşandığı maden faciasıyla ilgili olarak konuştu; “Arkadaşlar yani biz bir defa bu tür ocaklarında, kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım (İşçi ölümleri). Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında, fıtratında bunlar var.”,dedi. (Soma Belediyesi'nde yaptığı açıklama. 14.05.2014) Demek ki Başbakan Erdoğan 2010 Mayısında yaptığı konuşmanın yanlışlarla dolu olduğunun halen farkına varamamış! Yakın çevresi ve danışmanları ona, söylediklerinin günümüzde geçerliliği olmayan yanlış bilgiler olduğunu söyleyememişler ki aynı yanlışı bilerek 2. defa yapıyor.
 
Soma faciasının ardından, Erdoğan’ın bildik taktiklerinin burada da uygulamaya sokulduğuna şahit olduk. Diyanet işleri Başkanı, bazı yardımcıları ve 500 imam Ankara’dan Soma’ya taşındılar. Görevleri, ölümlü maden kazalarının işin fıtratında olmadığını bilen ve yetkililerin ihmallerine isyan eden kayıp yakınlarının öfkelerini bastırmaktı. Kayıp yakınlarına maden kazası ölümlerinin kader olduğuna inanmalarını sağlamaktı. Başaramadılar! Öfkeli kayıp yakınları Başbakanla ilk karşılaştıkları Soma sokaklarında, Başbakan’a saldırdılar, korumalarının etten duvar örmelerine rağmen arabasını tekmelediler. Başbakan korumalarınca bir markete sokularak öfke selinden uzaklaştırıldı. Hatta market girişinde Başbakan’ın bir vatandaşı yumrukladığı videoları internet ortamında tıklanma rekorları kırıyor. Bir bu eksikti, bunu da yaptı. Kendisini kontrol edemez halde.
 
Başbakan, emsalsiz bir kibrin esiri konumunda.
 
Başbakan, kullandığı devlet gücünün kendi gücü olduğu vehminde!
 
Okumadığını biliyoruz.
 
Dinlemediğini görüyoruz.
 
Önüne kim gelirse, arkasında kim kalırsa saldırıyor. Vatandaşına yumruk atıyor.
 
Bir tek kişi ve örgüt hariç, Bebek Katili Apo ve PKK!
 
Başbakan’ın gönlünde cumhurbaşkanı olmak var. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor. AKP+PKK oylarının kendisini Cumhurbaşkanı seçtirmeye yeteceğini zannediyor. Bütün hesapları bunun üzerine! PKK oylarının AKP oylarına eklenmesi, birçok AKP’li seçmeni AKP’den ve Başbakan’dan uzaklaştıracaktır. Seçilemeyecektir. İnce hesapların ustası olan Erdoğan’ın bu gerçeğe karşı da bir tedbiri var mıdır belli değil.
 
Soma’da kaybedilen madencilerin acısı dalga, dalga tüm Türkiye’ye yayılıyor. Birçok şehirde öfkeli insanlar gösteriler yapıyorlar. Temayül o ki, tepkilerin ikinci bir Gezi toplu protestosuna dönüşmesi an meselesidir, bir kıvılcım buna yetecektir. Bile, bile yanlış yapmayı alışkanlık haline getiren başbakan, bu defa hangi yanlışlara imza atacaktır, göreceğiz.
 
Başbakan Erdoğan keşke, tavan yapmış kibrinin ‘kof!’, kendine vehmettiği gücün ‘fos!’ olduğunu bedel ödemeden anlayabilse!

Bu yazı toplam 2160 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.