Dr.Yasin ERCİLSİN

Dr.Yasin ERCİLSİN

Dr.Yasin ERCİLSİN
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye’de Liyakatin Ödülü; Atatürk’e Karşı Çıkan Validen Tayt Giyen Valiye 

A+A-

 

Türkiye coğrafyasını tanımlamak için birçok tabir veya tanım kullanılır. Olumlu ya da olumsuz bu tabir ve tanımların çoğu bakış açısına, insanın kendini konumlandırdığı mevkiye göre değişir. Ancak kesin olan şudur ki bu topraklarda yani Anadolu'da birçok medeniyet var olmuş ama hiçbiri günümüze kadar ayakta kalma başarısını göstermemiştir. Bu nedenle Anadolu'ya medeniyetler mezarlığı da denir. Yok olan medeniyetlerin hemen hepsinin ortak noktası liyakatin terk edilmesidir.  Bugün de dünyanın hemen her yerinde en çok tartışılan konulardan biri de "liyakat" meselesidir. Bütün medeni toplumlarda bu mesele tartışılırken liyakatin yerini "sadakat" almaya devam etmektedir. 

Peki Türkiye'de de süreç hep böyle mi gitmiştir?

Yani sadakat hep liyakate galip mi gelmiştir? Bunun cevabı her dönemin kendi içindeki şartlara göre değişmekle birlikte bugün Türkiye Cumhuriyeti yoluna devam ediyorsa bunun en büyük sebebi liyakatin sadakate galip gelmiş olmasıdır. 

Birkaç gün önce yine böyle bir tartışmanın ortasında bulduk kendimizi.

Ardahan Valisi bisiklet kullanan, doğa sporlarını teşvik eden, halk ile yakın temasta olan bir yönetim anlayışı benimsemiş ve göründüğü kadarıyla bölgede halk oldukça memnun. Ancak tartışmanın fitilini mevcut CHP Kars Milletvekili ateşliyor. Meclisteki konuşmasında valinin giyimini eleştiriyor. Bu eleştiriden bir süre sonra da sebep bu mudur bilinmez ama Ardahan Valisi görevinden alınıyor. Tuhaf olan tarafı ise bir muhalif vekil ile iktidarın nadir görülen bir şekilde ortak noktada buluşması. Sosyal medyada ise liyakatin ödülü bu mu şeklinde yorumlar yapılıyor. 

Gerçekten bu topraklarda hep böyle mi olmuştur?

Hadi gelin sizi 1924 yılındaki Kars'a götürelim. 1924 yılında Erzurum merkezli çok büyük bir deprem olur. Daha bir yıl önce ilan edilmiş cumhuriyetin lideri Mustafa Kemal Paşa yokluklar ile boğuşan halkının imdadına koşar. Fakat ülke savaştan yeni çıkmış yorgun ve bitkindir. Gazi Paşa'nın bu seyahatini haber alan dönemin Kars Belediye Başkanı Cihangirzade İbrahim Bey hemen Mustafa Kemal Paşa ve eşi Latife Hanımı Kars'a davet eder. Deprem Kars'ın Erzurum sınırındaki köyleri de etkilemiştir. Bu nedenle Gazi Paşa daveti kırmaz özellikle yol üzerindeki manzarayı da görmek üzere Sarıkamış'tan Kars'a doğru tren ile yol alır. Kars'ta büyük ihtimam ile karşılanır, köylerden gelen insanlar yolları sarar. Sultan Abdülhamit döneminden beri 40 yıl Rus esaretinde yaşamış Kars Gazi Paşayı bağrına basar. Hatta öyle ki daha önce Kafkasya'da Enver Paşa'ya ithaf edilmiş bir marş, Mustafa Kemal Paşa'nın ismi ile yeniden okunur. "Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa, askerin milletin bayrağınla çok yaşa”. 

Latife Hanıma hemşerilik teklif edilir. Her şey çok güzel giderken akşam yemeğinde sohbet dönüp dolaşıp asıl meseleye gelir. Çünkü Gazi Paşa'nın asıl derdi uçurumun kenarındaki ülkeyi ayağa kaldırmaktır. Kars Valisi İbrahim Ethem Aykut'a döner ve der ki Kars'ın depremden sonraki durumu nedir? Vali süreci izah eder fakat Mustafa Kemal Paşa tatmin olmaz. “Gidip yerinde gördün mü?” der. Vali dürüst davranır ve il yönetiminin de bulunduğu kalabalık içinde "gitmedim" der. Bunun üzerine Gazi Paşa sinirlenir ve ortam iyice gerilir. Zira Reisicumhur Ankara'dan Kars'a gelmiştir. Ancak vali henüz köylere gitmemiş, ekip göndermiştir. Bunun üzerine Gazi daha da sinirlenir. Bu gerilim valiyi rencide eder. Vali, Gazi Paşa'ya dönerek “bu kadar sert bir tavrı hak etmediğini” söyler. Yöneticisi olduğu halkın önünde "Beni bu kadar rencide edemezsiniz efendim. Ben sizi temsil ediyorum" derken, valinin eşi ayağa kalkar "Hadi gidelim, gerekirse gündelik çamaşır yıkarım yine de geçiniriz." der. Kars şehir idaresinin şahit olduğu bu tartışmada daha yeni, büyük bir savaşı kazanmış Gazi'ye itiraz eden kim olursa bütün kapıların yüzüne kapanacağını herkes bilir. Ancak Gazi yanındakilere döner ve “Vali halkıdır.” der. 

İşte Mustafa Kemal Paşa'nın devlet aklı böyle işliyordu. Vali İbrahim Ethem Aykut'u Gazi yaşamı boyunca destekledi. Birçok ilde valilik yaptı. Bu anlattığım olay ise İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı "50 Meşhur Vali” kitabında geçmektedir. Belki de bahsettiğim eski basım bu kitap güncellenebilirse merhum Vali Recep Yazıcıoğlu da kitaptaki yerini alacaktır. Vali Yazıcıoğlu, gittiği her şehri potansiyelinin üzerine çıkaran, tıpkı Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli gibi spor yaparken uygun kıyafet giyen biriydi. Keza Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın seçim otobüsünün üstündeyken halkın kendini daha net görebilmesi için herkese “çökün” talimatı verdiği esnada “ben devleti temsil ediyorum efendim, devlet çökmez.” diyen vali de “Meşhur Valiler” kitabında yerini alacaktır.

Türkiye’ye dikkatle baktığınızda, her alanda bu tür liyakat sahibi kişileri görebilirsiniz. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin payidar olması dileğiyle...

Bu yazı toplam 799 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.