Özcan PEHLİVANOĞLU

Özcan PEHLİVANOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Cemaat, Hukuk Ve İktidar!

A+A-

Kendimi,uzunzamandır Türkiye’yi meşgul eden cemaat,hukuk ve iktidar konusunda bir kaç kelam etme zorunluluğunda hissettim.Çünkü bu konulara objektif yaklaştığımızı  düşünmüyorum.
Bahsetmeye çalıştığımız şeyler,çok önemli sosyal ve siyasal olgular olup, yüz yıllardır bizi ve insanlık alemini meşgul eden konulardır. Öyle ise hemen bir çırpıda özetlemekte mümkün değildir. Bu sebeple kurduğumuz cümleler,ulaştığımız sonuçları ihtiva eden hüküm cümleleridir.
Türkler;İslamiyet’i kabul ettiklerinden bu yana adına tarikat veya bugün cemaatta dediğimiz ve din esaslı birliktelikler yaşamımızın bir gerçeğidir.
Adına ister tarikat veya cemaat deyin,bu oluşumlar sosyal ve siyasi hayatın önemli figürleridir.Son dönem buna ekonomi de eklenmiştir.Hatta cemaatin içinde eski KİT’lerle dalga geçilircesine Cemaat İktisadi Teşebbüsleri (CİT)nden övgü ile bahsedilir oldu.Bankalar,dershaneler,medya,hastahaneler,sigorta gibi vs.kuruluşlar bunun örnekleri...Bunlar bize gösteriyor ki, dine dayalı irili ufaklı tüm birliktelikler; devamlı olarak insan üzerinde ve toplum hayatında bir iktidar mücadelesi vermiş ve vermektedir.
Ele geçirdikleri imtiyazları asla paylaşmamışlar ve bunları kaybetmemek için her şeyi yapmışlardır. Hatta dış güçlerle işbirliği gibi de!Yoksa cemaatin tüm dünyada fink atmasını ne ile izah edeceksiniz? Ama bunları bir suçlama olarak dile getirmiyorum.Bu Türkiye’nin de işine gelmiştir!!!
Fethullah Gülen etrafında toplanan insanları ve bu insanları Fethullah Gülen etrafında toplayan güçleri,öncelikle bu kapsamda değerlendirmek gerekir.
Türk toplumu,cemaat ve tarikatlara karşı bu konularda bilgilendirilmediği için destek veyaköstek olmak konusunda çok ön yargılıdır. Halbuki bunları detaylı olarak bilsek attığımız adımlar daha gerçekçi olur.
Cemaat ve tarikatlar;iç ve dış güçler tarafından kullanılır. Onlarda doğal olarak kendilerini kullananları kullanmak,siyasi ve sosyal güçlerini artırmak isterler.Yani dünyevi hedefleri vardır.
Bunları da halk dışında herkes bilir. Halkın içinde de bilenler vardır. Onlarda şahsi menfaatleri yada hedefleri açısından bildiklerini gizlerler.
Gülen Cemaati,herkes tarafından kullanılmıştır. İktidarda cemaati kullanmıştır.Cemaatte bu kullanılmayı bedavaya yapmamıştır. Zaten RTE’nin “Ne istediniz de vermedik, ne istediniz de yapmadık” mealindeki sözleri bunu iyice açığa vurmuştur. Ama dediğim gibi cemaati kullanan bir tek iktidar ve Türkiye Cumhuriyeti değildir! Hatırlarsanız sosyal demokrat Bülent Ecevit bile,benim yazdığım gerçekleri bilmesine rağmen,cemaatle işbirliği yapmaktan çekinmemişti. Bunlar,kontrolü elinizden kaçırmadığınız sürece çok doğaldır...
Bundan sonrada cemaat veya tarikatlar Türkiye’nin bir gerçeği olarak önümüzde olacaktır.Hareket tarzımız,ne olduklarını ve ne yapmak istediklerini bilerek hareket etmek olmalıdır. Atatürk’ün dini birlikteliklere karşı olan tavrı;artık bıçağın gelip boğaza dayanması gibidir.Görüyoruz ki; cemaat ve tarikatlar geçmişten ders almadan hala dünyevi iktidar peşindedir.
Türkiye’nin kanayan bir yarasıda, hukuk ve buna bağlı olarak yargıdır. Devletimiz bir “Hukuk Devleti” olmaktan çıkmıştır. Buna tek sebep olarak,cemaat mensuplarının yargıda hakim olmasını göstermek abesle iştigaldir.
Türkiye’de yasama organı olan TBMM’yi oluşturan iktidar milletvekilleri,ne yaptığını bilmez haldedir. Yorgunluktan uyuya kalan iktidar partisi milletvekilleri gözlerini açınca kendi önergelerine bile red oyu verecek kadar kendini bilmez durumdadır.
Biat kültürünün hakim olduğu siyasal anlayış, iktidarın kanun tekliflerini sorgulamaksızın yasalaştırmaktadır. Hakim ve savcıların,iktidardan veya cemaatten emir alan davranışlarıda vahimdir.Yargıdan cemaat mensuplarını temizlemek  ve yerine iktidar veya başka güçlerden emir alanları getirmek meseleyi çözmeyecektir.
Aslında adaletsizlik ve hukuksuzluk,Türk toplumunun yüz yıllardır kanayan yarasıdır.Boşuna büyüklerimiz “Allah insanı mahkeme kapısına düşürmesin” dememiştir! Geçenlerde meşhur davalarda dört yılın üzerinde yatmış olan bir üst düzey emekli asker ile sohbet ederken şöyle bir şey söylemişti:”Türkiye’de hapse girmek çok kolay ama içeri girdikten sonra hapisten dışarıya çıkmak çok zor”...Aslında bunun tam tersi olması lazım.İnsan özgürlüğünden kolay kolay mahrum edilmemeli ve eğer ediliyorsa da şartlar ortadan kalkmışsa bir saniye beklemeden özgürlüğüne kavuşmalıdır.Ama uygulama,bizim düşüncemizin boş bir hayal olduğunu göstermektedir.
Türkiye’yi 12 yıldır yöneten iktidar, bu iktidarını başta Fethullah Gülen Cemaati olmak üzere tarikatların yoğun desteği ile sağlamış ve sürdürmüştür. Devlet bürokrasisinin,kadroları bu dini yapılar tarafından paylaşılmıştır.Buna yargı da dahildir. İktidar,iktidarını sürdürmek için bunu bilerek ve isteyerek yapmıştır.Hatta dini cemaatlerin arasında kendisini gizlemiş olan gizli Pkk’cılar ve etnik mikro ırkçılar,Cumhuriyet tarihi boyunca meydanı hiç bu kadar boş bulmamıştır.Şimdi iktidar ve cemaat mensupları arasındaki atışmalar hiç inandırıcı değildir.Her iki tarafta nasıl barışırızda bu kara düzeni sürdürürüz arayışı içindedir.
Cemaat,hukuk ve iktidar arasındaki ilişkilerin Türk Milleti ve devleti üzerinde yarattığı tahribat çok büyüktür.Elbette telafisi de mümkündür. Ancak soruna gerçekçi ve milli yaklaşmak şartı ile! Şimdi yapılacak iş; ferden doğruları yapmak ve köklü reformlar için gereken siyasal alt yapıyı hazırlamaktır. Yoksa sorunlar kangren haline gelecek ve vücudu saracaktır.Allah bundan bizi korusun...
 
Özcan PEHLİVANOĞLU
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU
 
 

Bu yazı toplam 1342 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.