Şerif Kutludağ

Şerif Kutludağ

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

EMİN ADAK’TAN KALAN HOŞ SEDA

A+A-

Klasik Edebiyatımız olan Dîvân Edebiyatımızın, "Sultânü'ş-şuarâ" (Şairler sultanı) olarak bilinen şâiri Bâkî(1526 - 7 Nisan 1600), bir gazelinin son beytinde şöyle seslenir:

“Âvâzeyi bu âleme Dâvud gibi sal!..

Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş…”

(Bu âleme Hz. Davud gibi bir ses bırak¸ çünkü (Ey Bâkî/bu dünyada kalıcı olan güzel bir sestir.)

Bu ses yerine göre intibadır, yerine göre itibardır, yerine göre insanlığın yararına bırakılan vakıf eserlerinden(Kervansaray, han, hastane, köprü, çeşme, düşkünler evi vb) birisidir; bilgidir, ilimdir, sevgidir vb.

Bugün sizlere geride “Hoş Sedâ” bırakarak Hak’ka kavuşan bir güzel dostumuzdan söz edeceğim: Merhum Emin ADAK

24 Ocak 2025 Cuma günü Çameli’nin Kolak köyünde toprağa verilen Emin ADAK, ne vergi rekortmeni bir zengin, ne geniş toprakları olan bir köy ağası, ne ünlü bir siyasetçi, ne de yüksek makamlara sahip bir bürokrattı!..

O, Denizli’nin en uzak ilçelerinden birisi olan Çameli’nin Kolak Köyünde 1950’de dünyaya gelmiş olan çok çocuklu ailenin, köylünün çocuğu idi. İlk okulu zorluklar içinde Kolak’ta köyünde bitirebilmişti. 1980’de başladığı yardımcı personel görevinde çalışırken de dışarıdan orta okulu bitirebilmişti. Dört evladından Zafer, Yılmaz ve Saadet İstanbul’da özel sektörde kendi işlerini yürütürlerken Prof. Dr. Muzaffer ADAK ise PAÜ=Pamukkale Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Merhum Emin ADAK, Denizli İl Millî Eğitim Müdürlüğü makamında özel kalemde görev yaptığı yıllarda onunla muhatap olan herkes, onun tavrı, tarzı, hitabı, karşılaması ve uğurlaması sırasında gösterdiği insanî yaklaşımlarından dolayı onu hep yüksek tahsilli bir iletişimci olarak düşünür ve öyle zannederdi.

Endüstri Meslek Lisesinde başladığı kamu görevini 12 Eylül 1980 sonrasında İl Millî Eğitim Müdürlüğünde sürdürmesi; İl Millî Eğitim Müdürleri, Ertuğrul YAYLALI, Turan KİRİŞ, Rıza KÜLTÜR, Durmuş DEMİREL, Bekir KAR, Ekrem EKİCİ gibi farklı dönemlerin farklı yapıları temsil eden müdürleriyle çalışması onun devlete ve göreve saygısının bir göstergesi olmuştur.

Onun Denizli İl MEMd’nde birlikte çalıştığı mesai arkadaşlarından Mehmet BATMAZ 7 yıl birlikte çalıştıklarını, onu sevmeyen kimse olmayacağını ifade ediyordu. Amcasının oğlu Enver ADAK telefon konuşmamızı hıçkırıklarıyla zar zor tamamlarken 30 yıl birlikte çalıştıklarını, onun her yönüyle örnek ve iyi bir insan olduğunu anlatıyordu.

Mutlu ERDOĞAN; Arif Yalınkaya İlk Okulu Müdürü: Biz Emin Adak’la İl MEMd’de 4 yıl birlikte çalıştık. Benden 20 yaş büyük olmasına rağmen, bana son derece saygılı davranır, asla bu tavrından şaşmazdı.

Bayram Ali YILMAZ; Denizli Lisesi emekli müdürlerinden: Biz Emin Adak’la aynı köydeniz Kolaklı’yız. Onun hakkında olumsuz söz söyleyen hiçbir okul müdürü arkadaş hatırlamıyorum. Bütün okul müdürleri onu çok severlerdi.

Denizli İl Millî Eğt. Md’de birlikte çalıştığı İl M EĞT Müdürlüğü, Müdür Yardımcısı ve Şube Müdürlerinden görüşlerine başvurduklarımdan bazılarının Emin ADAK Hakkındaki birbirini teyit eden görüşleri de şöyleydi:

26 yıl çalıştıkları Nurettin UÇAK, 20 yıl çalıştıkları Şener BAYRAM, 8 yıl birlikte çalıştğı Mahmut OĞUZ, 3 Yıl çalıştıkları İbrahim ÖZEN, 4 yıl birlikte çalışmış olan bendeniz Şerif KUTLUDAĞ da dahil Emin ADAK Hakkındaki görüş ve tespitlerimiz:

Kılık kıyafeti her zaman düzgün ceketi düğmeli ve her zaman mütebessim. Muhatabı üzerinde saygınlık uyandıran değişmeyen bir saygınlık. Herkese karşı sevgi dolu az bulunan nadir bir insandı; tam bir beyefendi idi.

Makama gelen, sivil ziyaretçi, öğretmen, okul müdürü, bürokrat, siyasetçi vb kim gelirse gelsin aynı tarzda aynı güler yüz ve saygıyla karşılardı.

Müdürü makamda değilse, dışarıdaysa gelenlere çay içirir onlarla sohbet eder müdür gelinceye kadar onlara hoşça vakit geçirtir; “Müdürüm yok!.. Bugün gelemez!..” gibi olumsuz sözler asla söylemezdi.

Şimdi de sözü PAÜ’de öğretim üyesi olan oğlu Prof. Dr. Muzaffer ADAK’a verelim: “Biz evlatları olarak bizleri yetiştiren merhum babamıza ve merhum annemize minnet borçluyuz.

Zorluklar ve sıkıntılar içinde yetiştirdiler bizleri. Annem ev hanımı idi. Yaşantılarıyla ve insan ilişkileriyle bizler için önümüzde her an hazır birer kişiliktiler. Babamız bizlere sık sık şunları söylerdi:

“Siz zamanın eseri olmayın, zaman sizin eseriniz olsun.”

“İşinizi son dakikaya bırakmayın. Zamanı iyi yönetin.”

“Devlet malına dikkât edin. Onda tüyü bitmedik yetim hakkı vardır. Asla devlet malını üzerinize geçirmeyin.”

“Allah bizleri, Türk milleti olarak devletimizle var etsin. Bizleri devletsiz bırakmasın.”

“Babamla ilgili olarak gözümün önünden gitmeyen tablo da şudur: Fakülte mezuniyet gününde. Fakültemi 1.likle bitirdiğim için konuşmacı bendim. Konuşmamı yaparken onun gözleri yaşlarla dolu olarak beni izlemesi ve konuşma bitiminde beni candan kucaklamasını; o anda duyduğu mutluluğu anlatamam…”

 

Ben merhum Emin ADAK’ın şahsında devlet gemisini yüzdüren kürekçileri ve tayfaları görürüm. 1923’te ATATÜRK tarafıından kurulan, 2025 ‘te 102. Kuruluş yılını yaşayacak olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, bu bir asırlık süreçte çok sıkıntılı dönemleri ve badireleri atlatabildiyse bunun sırrı işte devlet gemisini yüzdüren Emin Adak misali gizli kahramanlar sayesindedir.

Bu gizli kahramanlar, her halleriyle devletine sadık, görevini layıkıyla yapan, mesai tanımayan, gerektiğinde cumartesi Pazar çalışan, yıllar boyunca tatil nedir bilmeyen, mesai arkadaşlarının eksiğini kapatan, gerektiğinde onların yarım bıraktıkları işlerini de yapan Türk Milletinin modern çağı derviş edasıyla yaşayan isimsiz kahramanlardır.

Bu gizli kahramanlar, yokluklar döneminin bütün sıkıntılarını yaşayan anne babalar neslinin çocuklarıdır ki suya atılan bir yonga misali hayat ırmağının akışına tabi olmuşlar; yeşil kart, Bağkur, Sigorta, yaşlılık maaşı, evde bakım vb sosyal desteklerden mahrum analarının babalarının tarlasında bağında da çalışarak; tatillerini ve boş zamanlarını onlara destek olarak yaşamışlardır.

Cennet vatanımızın ve necip milltimizin geleceğini aydınlatacak olanlar da işte hayatı böyle yaşayan gizli kahramanların çocukları olacaktır…

Bu duygularla çok sevgili kardeşim merhum Emin ADAK’a ALLAH’tan rahmetler dilerken mekanının da cennet olmasını niyaz ediyorum.

MUHABBETLE…

Bu yazı toplam 1648 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum