Tülay Gazalcı

Tülay Gazalcı

Yazarın Tüm Yazıları >

İğne Deliğinden Hindistan'ı Görmek!

A+A-

Geleceğin, çocukların elinde olduğuna inanan Cumhuriyetin kurucu Mustafa Kemal ATATÜRK, çocuklara büyük önem vermiştir. Çocukların sahip olduğu gücün farkında olduğu içinde 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını çocuklara armağan etmiştir. Dünyadaki tek çocuk bayramıdır 23 Nisan. Çocuklara duyduğu sevginin sembolüdür bu bayram. İlk olarak 1979 yılında altı ülkenin katılımıyla uluslar arası boyutta kutladığımız bu milli bayramımız artık dünya çapında büyük değer görmekte ve her yıl ortalama kırk ülkenin katılımıyla uluslar arası bir çocuk şenliği şeklinde devam etmektedir.

Yetişkinlerin paylaşamayıp dağıtmayı tercih ettiği Dünya’yı, tüm Dünya çocukları bir araya gelerek bir günlüğüne de olsa yaşanır kılıyor. “Türk çocuklarındaki kabiliyet her milletinkinden üstündür. Türk kabiliyet ve kudretinin tarihteki başarıları meydana çıktıkça, büsbütün Türk çocukları kendileri için lâzım gelen hamle kaynağını o tarihte bulabileceklerdir. Bu tarihten Türk çocukları bağımsızlık fikirlerini kazanacaklar, o büyük başarıları düşünecekler, harikalar yaratan adamları öğrenecekler, kendilerinin aynı kandan olduklarını düşünecekler ve bu kabiliyetle kimseye boyun eğmeyeceklerdir.” diyor Atatürk. İşte tam olarak ulus bilinci de burada başlıyor. Ulusal egemenlik, bir ulusun kendi kendini yönetmesi anlamını taşır. Özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir. Ulusal egemenlik, ulusun namusudur, onurudur, şerefidir.

99 yıl önce çocuklara armağan ettiği bayramın açılımında, boyun eğmeyen, aklı hür vicdanı hür nesiller yetiştirmenin geleceğe giden yoldaki önemini vurgulamıştır Atatürk. Günümüz Türkiye’sine baktığımız zaman ise yanlış stratejiler sonucu savaş ortasında kalan, kıyıya vuran çocuk cesetleri beliriyor baktığımız resimde. Dağılmış ailelerin ortada kalmış çocukları ile her gün sayısı artan çocuk yuvaları. Eğitim adı altında en güzel yılları çalınmış, güya mutlu geleceğe hazırlanan robotlaşmış ve mutsuz çocuklar. Kültür zenginliği ve çağdaşlaşma adı altında atasına, vatanına, hayatına yabancı yetişen çocuklar.23 Nisan’larda büyük makamlara oturtulup, büyüdükleri zaman iş kurumunda gelecek hayallerine ulaşmaya çalışan çocuklar. Yıllarca okuyup göreve atanamayınca intihar ederek kendi canına kıyan çocuklar…

Bu durumun suçlusu kim. Tabiî ki HEPİMİZ. Bu ülkenin tamamı deniz, yemeyen domuz deyip her karışı yağmalayan bizler. Yaptığı her işe hile hurda karıştıran bizler. Ben oturduğum yerden kazanayım da kim koşarsa koşsun diyen bizler. Tarihinden bi haber yaşayıp, geleceğine umarsız olan bizler. Atatürk ilke ve inkılâplarını hayatımıza adapte etmeyip, Türk kimliğini sadece cebimizde taşıyıp, Atatürk adını sadece dilde yaşayan bizler. Ne mutlu ki yıllar öncesinden bu günleri gören Atanın ışığı çocuklarımızın yolunu her daim aydınlatacak. Çocukların gücüne inanalım ve sistem dayatmasıyla bu gücü yok etmeyelim. İşte o zaman 23 Nisan’ lar bayram olacak ve işte o zaman tıpkı Atatürk gibi iğne deliğinden bakıp Hindistan’ı görecek kadar öngörülü evlatlarımız olacak. Tüm Çocukların Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlarım. Yaşasın 23 Nisan …

Bu yazı toplam 622 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.