Dr.Yasin ERCİLSİN

Dr.Yasin ERCİLSİN

Dr.Yasin ERCİLSİN
Yazarın Tüm Yazıları >

Ortadoğu’da Çanlar Kimin İçin Çalıyor?

A+A-

 

Bölgemizde ve dünyanın birçok yerinde III. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri hissedilmeye devam ediyor. ABD’nin bir gece operasyonu ile Venezuela lideri Maduro’yu ülkesinden kaçırarak adeta orta çağ film sahnelerini aratmayan şekilde New York sokaklarında dolaştırması bütün dünyada şok etkisi yarattı. Ardından ABD Başkanı Trump’un Kolombiya, Küba ve İran hakkında sarf ettiği sözler bütün küresel yapıyı derinden sarstı. Herkes Çin ve Rusya ne yapacak diye beklerken iki ülke de oldukça temkinli açıklamalar yaptı. Ancak ABD hız kesmedi ve Çin ile Rusya’ya yakıt aktaran Venezuela ticaret rotasını kontrol altına aldı. Trump daha da ileri giderek Grönland’ın da ABD’ye bağlanmasını istediğini söyledi. Yani Danimarka’ya bağlı Grönland bölgesi aynı zamanda NATO üyesi dolayısıyla Trump sadece karşısındaki ülkeleri değil aynı blok ve askeri ittifak içinde yer alan ülkeleri de açık açık tehdit etmiş oldu. 

Bütün bu gelişmeler birtakım ağır sonuçlar ortaya çıkardı. Bu sonuçların en önemlisi kuşkusuz artık yeni bir dünya düzeninin kurulduğu ve her devletin sahadaki gücü kadar konuşacağı sürece girilmiş olmasıydı. Türkiye’nin dış politikası da büyük oranda bu gelişmelere bağlı olarak şekillendi. Türkiye ABD’nin kâğıt üstünde müttefiki olabilir ancak yaşanan süreç gösterdi ki bunun hiçbir önemi yok. ABD, Çin ve Rusya’ya karşı güç kaybetmemek için bütün askeri ve siyasi gücünü sahaya yansıtmaya kararlı gözüküyor. Türkiye ise kendi kırmızı çizgilerini korumak istiyor ve gerekirse askeri güç seçeneğini sürekli masada tutuyor. Ancak Başkan Erdoğan ve ekibi ABD’nin sert adımlarına karşı birtakım uzlaşma yolları bulmuş gözüküyor. 

Nitekim daha önce Çin ile işletilmesi planlanan Türkiye’deki hatırı sayılır nadir toprak elementlerinin ABD’nin kullanımına açılması, Rusya’dan alınan doğalgazın azaltılmasına karşılık ABD’den LNG alımı gibi basına yansıyan haberler dünyadaki küresel kaosun Türkiye’ye dönük yansımaları olarak tarihe geçti. Fakat Türkiye de ABD’den önemli adımlar bekliyor. F35 programına geri dönmek ve İsrail ile Yunanistan’ın bölgesel iş birliğine karşı ABD’nin Türkiye’ye savunma hakkını işletecek alanlarda müdahale etmemesi oldukça kritik öneme sahip. Özellikle İsrail’in, Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’de yağmaladığı topraklar ve kuzey Suriye’de kendi ekseninde bir yapı kurmak istemesi Türkiye’nin ABD ilişkilerindeki kırmızı çizgisi olarak görünüyor. 

Türkiye ve ABD ilişkilerinin fay hatları bu konular üzerinden şekillenirken iki ülkenin ve Ortadoğu’nun esas meselelerinden birisi de İran’ın mevcut durumu. Türkiye, Esad’ın devrilmesinden sonra Suriye’de oluşan boşluğu henüz doldurabilmiş değil. İran’da ise günlerdir protestolar devam ediyor ve PKK’nın İran kolu PJAK süreçte oldukça aktif. Türkiye bu süreçte oldukça dikkatli olmak zorunda. Zira Türkiye, Suriye’de istihbarat tabiri ile “bal tuzağına” çekildi ve “adeta romantik duygular” ile Esad’ın gidişini hızlandırdı. Fakat gelinen süreçte İsrail, Suriye hava sahasını parçaladı ve bölgesel bir tehdide dönüştü. Halbuki Türkiye sürecin baş aktörü olarak istediklerini daha erken almış olmalıydı. Görünen tabloda ABD İran’da birtakım hamleler yapabilir ancak Türkiye henüz Suriye’de istediğini elde edemedi ve yine önlem almakta gecikebilir. Görünen şartlarda Doğu Akdeniz, Karadeniz, Ege ve Suriye’de Türkiye’nin “ateş ile dansı” başladı. Kafkasya ve İran’da ise süreç oldukça hızlı işliyor.  Neticede bize düşen her açıdan süreci sağlıklı şekilde takip etmek. Sosyal medya ve birçok platformda yapay zekâ destekli videolara itibar etmemek. Vatandaş sorumluluğu ile ülkemizin menfaatine göre hareket etmek.

Özetle ünlü yazar Ernest Hemingway’in ifade ettiği gibi “Çanlar Kimin İçin Çalıyor?” ve yine aynı Hemingway şöyle cevap veriyor;

“Ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; senin için çalıyor."

Güzel yarınlarda buluşmak dileğiyle….

Bu yazı toplam 292 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.