Tülay Gazalcı

Tülay Gazalcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Zorla Güzellik Olur mu ?

A+A-


Bir tabur komutanlığında çevre bakımından sorumlu komutan, askerlere park ve oturakları boyatmış. Sonrasında da yanlışlıkla biri oturup hem kendine hem de boyalı zemine zarar vermesin diye oralara nöbetçiler görevlendirmiş. Nöbet yazan astlarına da talimat vermiş.’ Boyalar kuruyana kadar sistem böyle devam etsin, boyalar kuruduktan sonra da kimse nöbet tutmasın ‘demiş. Daha boyanan yerler kurumadan komutanın da nöbet yazan aslarının da tayini çıkmış veya emekli olmuşlar.

Yeni gelen yetkili kişiler de bu sistemi sorgulamadan, sadece nöbetçileri değiştirmekle görevlerini yaptıklarını zannederek nöbet yazmaya devam etmişler.
Hal-i zamanında bir neden ve amaca bağlı olarak başlayan nöbet sisteminin artık hiçbir anlamı ve kıymeti olmamasına rağmen devam etmiş hatta gelenek haline gelmiş. Aklını kullanan ve mantığını işine katarak görev yapan bir komutan göreve gelmiş ve dikkatlice çevreyi incelemiş. Görmüş ki ortada mantıksız ve hiçbir amaca hizmet etmeyen bir uygulama var. Bu askerler neden buradalar, yaptıkları görevin amacı nedir diye sormuş. Yeterli ve mantıklı cevap bir cevap bulamamış. Komutan uzun bir zaman belge ve yazışmaları inceleyerek bir zamanlar yerinde verilen bu kararın, ısrarla sürdürülmesinin talihsizliğine şahit olmuş. Bundan böyle nöbet yok, artık iptal. Bunca zaman boşu boşuna merkezdeki kuvvetlerimizi sağa sola havale etmiş merkezi zayıflatmışız diyerek, düşüncesizce uygulanan sisteme format atmış ve o günün şartlarına modellemiş.
 

Askeri ortamda yaşanmış bu durumu bir de eğitim sistemimiz üzerinden düşünelim. Vaktiyle toplumun çoğunluğu tarım ve hayvancılık ile uğraşırdı ve nüfusun çoğunluğu köylerde ikamet ederdi. Devlet dairelerinde yeterince yetişmiş insan gücü mevcut değildi ve ihtiyaç vardı. Memur, öğretmen, mühendis, doktor… Lazım dı. Devletin yetişmiş adam ihtiyacı günden güne artmaktaydı. O süreçteki sistem devlet işinde çalışacak adamları yetiştirmek üzerine kuruldu. Bu sistem çok eski yıllardan günümüze devam etti.
Fakat miadını çoktan doldurdu ve artık tıkandı. Herkes üniversite mezunu ve herkes haklı olarak devlet memuru olmak istiyor. Çünkü sistem dayatması ile yıllarını okul ortamlarında geçirerek hiçbir meslek kolunda uzmanlaşamadılar. Artık üniversiteler işsiz gençler üreten faydasız bir fabrika konumuna düştü.

Gençler psikolojik sorunlar yaşıyor çünkü atanamıyor.

Evlenemiyor çünkü atanamıyor.

Genç nüfusumuz azalıyor, çünkü gençler çocuk sahibi olamıyor çünkü atanamıyor.

Gençlerimiz hayal kuramıyor çünkü atanamıyor.

Farklı iş kollarında iş bulamıyor çünkü okuduğu bölüm dışında hiçbir işten anlamıyor.

Devlete ve topluma karşı güvenleri tükeniyor, çünkü geriye dönüp yeni bir tercih yapma şanslarını çoktan kaybettiler. Ellerinde ki kocaman yeteneklerini kullanmak varken, sadece inanmışlık aldanmışlık ve pişmanlıklarla göz göze geldiler.

Toplumun genelinde büyük sosyal sıkıntılar her geçen gün artıyor.
Günümüz şartlarına yönelik yeni eğitim felsefelerine ihtiyaç var. Sistem zoruyla okuyan milyonlarca gence iş imkânı verilebilmesi imkânsız görünüyor.

Meb ve ülke gelişiminden sorumlu tüm bakanlıklar şu sorunun doğru cevabını bulmalı öncelikle.
*- Ülkemizin asıl ihtiyaçları nelerdir? İhtiyaçlar belirlendikten sonra şu soruya cevap bulmalı.
*- Bu ülkenin aklıyla, beden gücüyle ve sevgisiyle çalışacak genç insan gücüne mi, yoksagereksizce gerekli gördüğü eğitim anlayışına mı? Ya da kendi tarihi, kültürel ve coğrafi özelliklerimizi göz ardı bırakıp, sürekli olarak farklı ülkelerden gördüğü özenti uygulamaları yapmaya mı ihtiyacı var? Veya bu ülkenin, yöneticilik görevlerine getirilen yapacağı işi ülkenin var olan gerçekleri ve ihtiyaçlarını mantığı ile harmanlayabilen sahici yöneticiler midir ihtiyacı?

Her fırsatta günah keçisi ilan ederek işe yaramaz damgası vurduğumuz gençler, unutmayalım ki bizim çıktımızdır. Eğitim bireylerin istek ihtiyaç ve yeteneklerini hiçe sayarcasına ilerleyip zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır. Bırakın isteyen memur, isteyen çoban, isteyen sanayide bir işçi, isteyen çiftçi, isteyen başka ne isterse o mesleğe sahip olsun. Çünkü bu ülkenin tek tip meslek grubuna değil, yaptığı iş ne olursa olsun anlayarak, bilerek ve severek yapacak insan gücüne ihtiyacı var. Eğitim bir ülkenin ayak bağı olmamalıdır. Çünkü zorla güzellik olmaz .

Bu yazı toplam 954 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.