OKULLARDA ŞİDDET ve VAHŞET

OKULLARDA ŞİDDET ve VAHŞET

Dünyada milli eğitim sistemi bu kadar hızla değiştirilen bir ülke var mıdır bilemem. Her bakan kendi ideolojik görüşüne göre müfredatı değiştirmiş,

A+A-

48 yılını öğretmenlik yaparak geçirmiş; yaşı yetmiş geçse de okumadan ve incelemeden elini ayağını kesmemiş bir öğretmen emeklisi olarak son yıllarda ve günümüzde okullarda yaşanan şiddet ve vahşet her yurttaş gibi beni de derinden sarsmakta, düşündürmektedir...

.• Dünyada milli eğitim sistemi bu kadar hızla değiştirilen bir ülke var mıdır bilemem. Her bakan kendi ideolojik görüşüne göre müfredatı değiştirmiş, Türk milli eğitiminin cumhuriyet değerleri olan temel direkleri yıpratılmış, yap boz tahtasına dönmüştür. Sınıf tekrarının kaldırılması, zorunlu eğitim öğrenciler arasında elenmeyi ortadan kaldırmış, öğrenciler arasında başarı ve yetenek süzgeci yok olmuştur. 

.

• Genç Türkiye Cumhuriyetinin giriştiği eğitim atılımları Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla ilk darbeyi almıştır. 

.

• Daha sonra Öğretmen Okullarının sulandırılarak liseye dönüştürülmesi, fark desleri, mektupla, hızlandırılmış eğitim derken sonuçta eğitim fakültelerinden öğretmenlik kişilik ve ülküsü taşımayan öğrencilerin öğretmen çıkması, öğretmenlik nitelik ve değerine büyük zarar vermiştir. Oysa nitelikli bir eğitim temel direği nitelikli, kişilik olarak öğretmenlik ruhu taşıyan eğitimcilerle yürütülebilir. 

.

• Başdöndürür bir hızla ilerleyen teknoloji ve iletişim araçları körpe dimağlarda tahribat yapmış, vurdulu kırdılı oyunlarla donanmış bilgisayar salonlarını yeni yetme çocuklarca dolmuştur. Bu ise insanın insanla sosyal iletişimini yok etmiş, kaba, küfür sözlerini sakız gibi çiğneyen bir kuşak olmuştur. 

.

• Ataerkil aile yapısının çekirdek aileye dönüşünde çocuk odaklı “çocuk egemenliğinin” hüküm sürdüğü bir aile yapısı oluşmuştur. Çocuk ne derse haklıdır, istekleri sınırsızdır ve “sorumluluğu” unutulmuştur. Aile ortamının bozulması, parçalanması, öğretmenin veli gözünde küçümsenmesi, her şeyi “ben bilirim” diyen “bencil veli” profili çocukların şiddete yönelmesine işin bir başka acı yönüdür.

.

• Öğretmeni ve yöneticiyi şikayet etmek, örselemek, okullarda disiplini hırpalamıştır. Elli yıl öncesi devlet öğretmenin arkasında güvence ve güçken günümüzde artık devlet veliden yana tavır almıştır. Bu da okullarda öğretmenin egemenliğini yıkmış ve disiplin uygulanamaz olmuştur.

.

• Para odaklı, savuran ve tüketici bir toplum yapısında, öğrenciler ve aileler arasındai parasal uçurumlar oluşturmuş, akran zorbalığı türemiştir. Kötü alışkanlıklar, bağımlılık türemiştir.

.

• Okullar siyasilerin arka bahçesi gibi düşünülerek, ideolojik pencereden bakılarak STK denilerek cemaatlerin, türlü sınıfların okullara sokulması eğitimi yozlaştırmış, amacından saptırmıştır.

.

• Kitap okuma insan zihnini doyuran, ruhunu besleyen en etkili ilaçtır. Toplum olarak okuma özürlü oluşumuzun da gençlerimizi ruhen aç, sapkın kişiler olmasında büyük etkendir. 

.

• Son yıllarda kim ne derse desin yuttaşın gözünde adalet kavramı silinmiş. Yaptığı yanına kâr kaldığı bir adalet anlayışı yaygınlaşmıştır. Bu olgu toplumun bütün organlarını bir kanser hücresi gibi sarmıştır.

.

• Özetle mezun ettiğimiz her biri pırlanta olan gençlerimizin en küçük bir fırsatla batı ülkelerinde eğitimini sürdürmeye ve oralarda çalışmaya başlaması, ülkemizden kaçması olayında çocuklar ve gençler neden elimizden gidiyor diye şapkamızı önümüze koyup derin derin düşüneceğiz bir olaydır.

.

Çözüm: MEB özüne dönmeli, cumhuriyet değerleri tekrar canlandırılmalıdır. Siyaset milli eğitimden elini eteğini çekmeli, yatılı öğretmen okulları yeniden kurulmalıdır. Teknolojiyi yerinde ve yararlı kullanma, kitap ve defter ağırlıklı eğitime dönülmelidir...

Veli AYKAR - Emekli Öğretmen / Yazar

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.