
Salgın sınırları aştı 80 kişi öldü
Aşısı ve tedavisi bulunmayan nadir 'Bundibugyo' varyantının komşu ülke Uganda'ya sıçraması küresel paniğe yol açtı.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti, ülkenin doğusundaki Ituri vilayetinde yeni bir Ebola salgınıyla karşı karşıya. Yetkililer, salgında en az 80 ölüm bildirildiğini, sağlık ekiplerinin ise hastalığın daha geniş bölgelere yayılmasını engellemek için tarama ve temaslı izleme çalışmalarını yoğunlaştırdığını açıkladı.
Salgın ilk olarak cuma günü duyurulmuş, ilk açıklamada 65 ölüm ve 246 şüpheli vaka bildirildiği belirtilmişti. Ancak yerel kaynaklar ve yetkililerin son aktarımlarına göre can kaybı 80’e yükseldi. Ituri’nin merkezi Bunia’da yaşayanlar, son günlerde sıklaşan cenazeler nedeniyle büyük korku yaşadıklarını ifade etti. Kent sakinlerinden Jean Marc Asimwe, “Her gün insanlar ölüyor. Bir günde iki, üç hatta daha fazla kişiyi defnettiğimiz oluyor” sözleriyle bölgedeki tabloyu anlattı.
8 VAKA LABORATUVARDA DOĞRULANDI
Kongo Sağlık Bakanı Samuel-Roger Kamba, laboratuvar testleriyle doğrulanmış 8 vaka bulunduğunu, bu vakalardan 4’ünün ölümle sonuçlandığını açıkladı.
Testler, salgına Ebola’nın Bundibugyo türünün neden olduğunu ortaya koydu. Bu tür, Kongo’daki önceki Ebola salgınlarında daha az görülen bir varyant olarak biliniyor. Ülkede Ebola ilk kez 1976’da ortaya çıkmıştı. Son salgın, Kongo’nun 17’nci Ebola salgını olarak kayıtlara geçti.
CBS News’e konuşan tıp uzmanı Dr. Céline Gounder, Bundibugyo türünün daha önce yalnızca iki büyük salgından sorumlu olduğunu belirtti. Bu salgınlardan biri 2007’de Uganda’da, diğeri ise 2012’de Kongo’da görülmüştü. Gounder, bu türe karşı onaylanmış bir aşı ya da tedavi bulunmadığına dikkat çekerek sağlık uzmanlarının salgının kontrol altına alınması konusunda ciddi kaygı taşıdığını söyledi.
İLK VAKANIN BİR HEMŞİRE OLDUĞU DEĞERLENDİRİLİYOR
Sağlık Bakanı Kamba, son salgında ilk vakanın Bunia’daki bir hastanede hayatını kaybeden bir hemşire olduğunun değerlendirildiğini söyledi. Bakan, söz konusu vakanın 24 Nisan’a kadar uzandığını ve kişinin Ebola’yı düşündüren belirtiler gösterdiğini aktardı.
Ebola, kusmuk, kan, semen ve diğer vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşabiliyor. Nadir görülen ancak ağır seyreden hastalık, çoğu zaman ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.
SALGIN UGANDA’YA GEÇTİ
Salgın yalnızca Kongo ile sınırlı kalmadı. Uganda, cuma günü Kongo kaynaklı olduğu belirtilen bir Ebola vakasını doğruladı. Söz konusu kişinin başkent Kampala’daki Kibuli Müslüman Hastanesi’nde 14 Mayıs’ta hayatını kaybettiği açıklandı.
Uganda Sağlık Bakanlığı, hastanın cenazesinin daha sonra Kongo’ya götürüldüğünü ve ülkede başka yerel vakanın doğrulanmadığını bildirdi. Buna rağmen hastane girişlerinde tarama uygulamaları başlatıldı.
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, salgın görülen bölgelerin Uganda ve Güney Sudan’a yakınlığı nedeniyle yayılma riskinden endişe duyulduğunu açıkladı. Kenya ise bölgesel seyahat hareketliliği nedeniyle Ebola’nın ülkeye taşınma riskinin “orta düzeyde” olduğunu belirterek sınır noktalarında gözetimin artırıldığını duyurdu.
SINIR, ÇATIŞMA VE GÖÇ HAREKETLİLİĞİ RİSKİ BÜYÜTÜYOR
Salgının yönetimini zorlaştıran unsurların başında bölgenin güvenlik ve lojistik koşulları geliyor. Ituri vilayeti, başkent Kinşasa’ya yaklaşık 1000 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve bölgede IŞİD bağlantılı militan grupların yol açtığı şiddet olayları yaşanıyor.
Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, Kongo’nun Ebola ile mücadelede deneyimli olduğunu ancak salgının görüldüğü bölgenin “son derece kırılgan” bir insani durumla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bölgede Güney Sudan, Uganda ve Kongo arasında yoğun nüfus hareketliliği bulunması da hastalığın takibini zorlaştırıyor.
Şu ana kadar Ituri’de Bunia, Rwampara ve Mongwalu olmak üzere üç sağlık bölgesinde vaka doğrulandı. Sağlık Bakanlığı, Ulusal Biyomedikal Araştırma Enstitüsü’nde yalnızca 13 kan örneğinin test edildiğini; bunlardan 8’inin Bundibugyo türü için pozitif çıktığını, 5 örneğin ise yetersiz numune nedeniyle analiz edilemediğini açıkladı.
SINIR TANIMAYAN DOKTORLAR BÜYÜK ÖLÇEKLİ MÜDAHALEYE HAZIRLANIYOR
Tıbbi yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar, salgının hızlı yayılmasını “son derece endişe verici” olarak nitelendirdi ve büyük ölçekli bir müdahale hazırlığında olduğunu duyurdu.
Bunia’da halk günlük yaşamını sürdürmeye çalışsa da bölgede kaygı yüksek. Kent sakinleri, hükümetin hastaneleri güçlendirmesi ve salgını ciddiyetle ele alması gerektiğini belirtiyor.
ABD’NİN MÜDAHALE KAPASİTESİ TARTIŞILIYOR
Makalede, geçmiş Ebola salgınlarında ABD’nin en büyük dış destek aktörlerinden biri olduğuna dikkat çekilirken, Trump yönetiminin USAID’de yaptığı kesintiler ve ABD’nin Dünya Sağlık Örgütü’nden çekilmesi nedeniyle bu kez müdahale kapasitesine ilişkin soru işaretleri bulunduğu belirtildi.
Daha önce Ebola’ya yakalanıp hayatta kalan New Yorklu doktor Dr. Craig Spencer, sağlık çalışanları için ciddi risk bulunduğunu belirtti. Spencer, Ebola hastalarının en bulaşıcı oldukları dönemde sağlık personeliyle çok yakın temasta olduğunu söyleyerek, özellikle sahada çalışan ekiplerin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Spencer, ABD’nin geçmişte CDC ve USAID aracılığıyla salgın bölgelerine çok hızlı müdahale edebildiğini ancak mevcut durumda bu kapasitenin zayıflamış olabileceğini söyledi. Buna rağmen ABD’de Ebola ve benzeri yüksek riskli patojenlerle baş edebilecek özel sağlık merkezlerinin hâlâ bulunduğunu belirtti. Kaynak : Karar Gazetesi

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.