
Türk Mitolojisinin Umay Ana’sı Tuvalde Hayat Buluyor
Türk mitolojisinin kadim koruyucu figürlerinden Umay Ana, sanatçı Necla Çatalkaya’nın resimlerinde çağdaş bir yorumla yeniden hayat buluyor.
Küratörlüğünü ressam ve eğitmen Erol Çizmecioğlu’nun üstlendiği sergi, mitolojik anlatıları semboller ve geleneksel motiflerle bir araya getirerek izleyiciyi kültürel hafızanın izinde düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. Mitolojiye ve edebiyata duyduğu ilgiyle üretimlerini besleyen Çatalkaya, özellikle Türk mitolojisi üzerine yaptığı araştırmaları ve felsefi birikimini resimlerinde derinlikli bir anlatıya dönüştürüyor. Sanatçının uzun yıllar süren resim serüveninde önemli bir yol gösterici olan Erol Çizmecioğlu’nun yönlendirmeleriyle şekillenen “Umay Ana” sergisi, hem köklü mitolojik sembolleri hem de çağdaş sanat dilini bir araya getiren özgün bir seçki sunuyor. Sanatçı Necla Çatalkaya ile serginin çıkış noktasını, Umay Ana figürünün anlamını ve eserlerinin arkasındaki düşünsel dünyayı konuştuk.

Sizi sanata yönlendiren ilk kırılma anı ne oldu?
Resimle birlikte edebiyata, özellikle mitolojiye büyük bir ilgim var. Resimlerde bu hikayeleri anlatmayı, semboller kullanmayı çok seviyorum. Tüm bu gerçek dışı hikayelerle gerçek hayattaki kötülük ve çirkinliklerden uzaklaştığımı hissediyorum. Sanatı yani bir sığınak olarak görüyorum.

Serginin küratörü ve hocanız Erol Çizmecioğlu’nun bu yolculuğunuzda size olan desteğinden de bahseder misiniz
Erol Çizmecioğlu değerli hocam olmasa asla kişisel bir sergi açmaya, hatta özgün bir çalışma bile yapmaya cesaretim olmazdı. Yıllardır resim yapmama rağmen sadece gördüğümü taklit eden bir ressamdım. Onun doğru yönlendirmeleri, potansiyeli çıkarmadaki başarısı ve yürekten verdiği cesaretle yolumu bulabildim. Umay'ın ortaya çıkış fikrinde, resimlerin çizim süreçlerinde, araştırmalarımda, sergi boyunca tüm hazırlıklarda büyük emeği var. Bana çok iyi bir yol gösterici, bir rehber, bir öğretmen oldu.
Umay Ana” temasını bu serginin merkezine almanızın temel nedeni neydi?
Umay Ana bebeklerin, hayvan yavrularının ve kadınların koruyucusu olduğu için günümüzde de onları koruyamadığımızı düşündüğüm için şefkat ve umut olacak, insanlığa iyi gelecek bir şeyler yapmak istedim. Tüm Umay Anaları hamile olarak yaptım. Aslında amacım tüm insanların ihtiyacı olan iyi bir öğretinin doğmasıydı.
Umay Ana’yı seçmeniz, kadın figürüne bakışınızı nasıl yansıtıyor?
Jung'un kolektif bilinç dışı diye bir teorisi var. Tüm insanların ortak mirası, evrensel semboller, arketipler ve imgeler deposu diye anlatıyor. Bunu kadınların daha çok hissettiğini düşünüyorum. Geçmişten beri süregelen, kadınların tüm yaşadıklarını sanki günümüzde biz kadınlar çokça hissediyoruz. O yüzden belki hep kadınları anlamak ve anlatmak istiyorum.
Bugüne kadarki üretimleriniz içinde bu sergi sizin için nasıl bir yerde duruyor?
Bugüne kadarki tüm sergilerimde ya da yaptığım tüm resimlerde fotoğraftan bakarak yapıyordum, yani taklit ediyordum. Erol Hoca'nın yönlendirmesi ve desteğiyle özgün çalışmalar ilk defa yapabildim. Yeni bir şeyler yapabilmek inanılmaz güzel bir şey bence. Yani bunu başarabildiğim için çok mutluyum.
Eserlerinizde geleneksel Türk motifleri ile modern resim dilini bilinçli olarak mı bir araya getiriyorsunuz?
Her Umay Ana da göğsünün üzerinde ortada farklı bir Anadolu kilim motifi kullandım. Çünkü kilim motiflerindeki anlam ve Umay Ana arasında çok benzer özellikler buldum. Örneğin bereket, koruyuculuk, dişilik, güç gibi
Umay Ana figürünü resmederken tarihsel kaynaklara mı, yoksa içsel sezgilerinize mi daha çok güvendiniz?
Umay Ana'yı resim ederken bir yıl boyunca sürekli Umay Ana ile ilgili araştırmalar yaptım, kitaplar okudum. Özellikle Kıymet Erzincan Kına'nın Atlı Gelip Yaya Kalanlar kitabı ve Abdülkadir İnan'ın kitaplarından çok yararlandım. Ayrıca Celal Sungur'un Umay Ana ile ilgili videolarını izledim
Bu sergiyi gezen birinin aklında kalmasını en çok istediğiniz duygu nedir?
Sergiyi gezen birinin aklında kalmasını en çok istediğim duygu özlem duygusu. Çünkü masalları, hikayeleri, duaları, bize iyi gelen her şeyi unuttuk. Bu serginin bunları bize hatırlatmasını umuyorum.
Genç kuşakların bu sergiden özellikle ne almasını istersiniz?
Türk mitolojisinin çok daha anlamlı ve güzel hikayeler barındırdığını düşünüyorum. Köklerimizin çok güçlü, çok doğal, çok iyi ve çok insanca olduğunu düşünüyorum. Bu sergi belki ilgilerini çeker gençlerin. Umarım merak edip okurlar ve daha çok şey öğrenirler bu konuda.
Ropörtaj / Fotoğraflar
Meliha KALLİMCİ

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.