
Atatürk’ün Opera Sanatçısı Semiha Berksoy İstanbul Modern’de
Daha önce Berlin’de sanatseverlerle buluşan sergi, İstanbul’daki yeni durağında sanatçının üretimini daha geniş bir çerçevede ele alıyor.
İstanbul Modern, Türkiye’nin ilk opera sanatçılarından Semiha Berksoy’u merkeze alan “Tüm Renklerin Aryası: Semiha Berksoy” başlıklı sergisiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Daha önce Berlin’de sanatseverlerle buluşan sergi, İstanbul’daki yeni durağında sanatçının üretimini daha geniş bir çerçevede ele alıyor. Açıldığı günden bu yana ilgi gören sergi, yalnızca Berksoy’un sahne kariyerini değil, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki kültürel dönüşümü de görünür kılıyor.
Sergide, Semiha Berksoy’un opera kariyerine ait belgeler, sahne fotoğrafları, kostümler ve resimleri bir arada sunuluyor. Bununla birlikte sergi, yalnızca bireysel bir sanat pratiğine odaklanmıyor; Cumhuriyet döneminin sanat ortamını ve kültürel politikalarını da izleyiciye aktarıyor. Dönemin farklı sanatçılarına ve üretimlerine yer verilmesi, sergiyi aynı zamanda tarihsel bir panorama haline getiriyor.
Semiha Berksoy’un sanat hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, Özsoy Operası ile sahneye çıkmasıdır. 1934 yılında sahnelenen ve bestesi Ahmet Adnan Saygun’a ait olan bu eser, Türkiye’nin ilk ulusal operası olarak kabul edilir. İran ve Türk mitolojisinden esinlenen opera, iki halk arasındaki tarihsel ve kültürel bağları konu alır; kardeşlik, köken ve birlik temaları üzerinden ilerler. Eser, Cumhuriyet’in kültürel kimlik inşasının sahnedeki yansımalarından biri olarak değerlendirilir.
Bu süreçte Mustafa Kemal Atatürk’ün sanata ve özellikle operaya verdiği önem belirleyici olmuştur. Atatürk, Özsoy Operası’nın hazırlık ve sahnelenme sürecini yakından takip etmiş, provalara katılmış ve sanatçılarla birebir ilgilenmiştir. Sanatın modernleşme sürecindeki rolüne inanan Atatürk’ün desteği, yalnızca bu eserin ortaya çıkmasını değil, aynı zamanda yeni bir sanat anlayışının yerleşmesini de sağlamıştır. Semiha Berksoy’un sahnedeki başarısı bu süreçte dikkat çekmiş, sanatçının Avrupa’da eğitim almasına karar verilmiştir.
Nitekim Berksoy, bu süreç sonrasında Avrupa’ya gönderilmiş, özellikle Almanya’da aldığı eğitimle opera alanındaki yetkinliğini geliştirmiştir. Bu yönüyle o, yalnızca Türkiye’de operanın öncülerinden biri değil; aynı zamanda bireysel çabası, sanatsal disiplini ve karşılaştığı zorluklara rağmen üretimini sürdürmesiyle öne çıkan güçlü bir sanatçı kimliği ortaya koymuştur. Sahnedeki başarısının yanı sıra resim alanındaki üretimleri de onun çok yönlü sanat anlayışını ortaya koyar.
İstanbul Modern’deki bu sergi, Semiha Berksoy’un sanat hayatını merkeze alırken, Cumhuriyet’in kültürel vizyonunu da görünür kılıyor. Berksoy’un sahnedeki varlığı, hem bireysel başarının hem de bir dönemin sanat ve modernleşme anlayışının güçlü bir ifadesi olarak izleyiciyle buluşuyor. Sergi, 4 Eylül 2026 tarihine kadar ziyaret edilebiliyor.
Haber / Fotoğraf : Meliha KALLİMCİ

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.