Başsavcı ''Düğümü sim kart çözdü''

Başsavcı ''Düğümü sim kart çözdü''

Başsavcı Cansu; soruşturmanın seyrini değiştiren Ankara'dan sinyal veren SIM kart detayını, hastaneden silinen tedavi kayıtlarını ve bizzat katıldığı 40 kilometrelik JASAT aramalarını anlattı.

A+A-

Türkiye'nin konuştuğu Gülistan Doku soruşturmasında sis perdesini aralayan Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, sessizliğini TRT Haber ekranlarında bozdu. Soruşturmayı devraldıktan sonra 7 klasörlük dosyayı baştan aşağı yeniden inceleyen ve 14 klasöre çıkaran Başsavcı Cansu, operasyonların perde arkasını ve elde edilen yeni bulguları detaylarıyla paylaştı.

"ANKARA'DAN SİNYAL VEREN SİM KARTIN PEŞİNE DÜŞTÜK"

Dosyadaki en büyük kırılmanın, dikkatlerden kaçan bir SIM kart detayıyla başladığını belirten Başsavcı Cansu, şu ifadeleri kullandı:

"Dosyada dikkatimi çeken ilk noktanın, Gülistan'ın SIM kartının Ankara'da baz vermesi olduğunu gördüm. Başka bir ilde baz verdiğini gördüğümde onun üzerine gidip zincirleme şekilde sorgulandığında birtakım verilere ulaştık. Sadece cihaza takıldığı bilgisi gelmişti ama öncesinde kimler kullanmış, kim takmış olabilir bunun araştırması yoktu. Ben o aşamadan sonra devamını araştırdığımda Gökhan'a (ihraç polis memuru şüpheli) götürdü beni."

HASTANE KAYITLARI SİLİNMİŞ: "EVRAKLAR HİÇ YOKTU"

Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir'in tutuklanmasına neden olan 'kayıtların silinmesi' iddiasına da açıklık getiren Cansu, Polnet (Polis Bilgi Sistemi) kayıtları ile hastane evraklarının uyuşmadığını tespit ettiklerini açıkladı:

"Hastanedeki tedavi evraklarını istediğimizdeki gelen belgedeki tarihlerde bir çelişki oldu. Polnet kaydında hastane girişi görünen bir tarihte, hastane tedavi evraklarında hiç yer almıyordu. Bu durum bize şüpheli geldi. Şu anda Sağlık Bakanlığı müfettişleri hastanede de gerekli incelemeleri yapmaktalar."

DİJİTAL MATERYALLER İNCELENİYOR, BAZ KAYITLARI YENİLENDİ

Gizli tanığın ifadeleri doğrultusunda Gençlik Merkezi ve Sarı Saltuk Viyadüğü bölgelerinde yeniden baz (HTS) çalışması yapıldığını belirten Cansu, tüm şüphelilerin dijital materyallerine el konulduğunu da duyurdu:

"Tüm şüphelilerin dijital materyallerine (cep telefonları, bilgisayarları, tabletleri) el konulmuş vaziyette, inceleme izni alındı. Siber suçlarda uzmanlarca incelemeleri devam ediyor."

"JASAT ARAMALARINA BİZZAT KATILDIM"

Gülistan Doku'nun naaşını bulmak için dağ taş, gece gündüz demeden yürütülen çalışmalara değinen Başsavcı Cansu, sahaya inerek çalışmalara bizzat katıldığını söyledi. Cansu, "Birçok bölgeye gittik. Tunceli'de olabilecek dağlık, ormanlık, sığınak, mağara nereler varsa biz bulabilir miyiz umuduyla elimizdeki cihazın imkanıyla her yere karkış demeden tüm aramalarda bizzat ben de jandarmayla birlikteydim" dedi.

Aramaların şu an 30 kişilik özel bir JASAT ekibiyle sahada devam ettiğini belirten Cansu, Ankara'dan da hem donanımlı teknik cihazların hem de uzman ekiplerin Tunceli'ye destek için gönderildiğini ifade etti.

BAKAN GÜRLEK'E TEŞEKKÜR

Başsavcı Ebru Cansu, açıklamalarının sonunda soruşturma boyunca arkalarında hissettikleri destekten ötürü Adalet Bakanlığı'na teşekkür ederek, "Desteğini sonuna kadar arkamızda hissettik. Huzurunuzda hem Sayın Bakanımız Akın Gürlek beyefendiye hem Bakan Yardımcımız Can Tuncay beyefendiye verdikleri destek için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Kaynak : Karar Gazetesi

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.